ARALIK SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

İhtiyaç Hasıl Olunca

Elizabeth Royte

Andrea Bruce

27.7.2017

İhtiyaç Hasıl Olunca

HİNDİSTAN. Peepli Khera’da bir çiftçi, taharetlenmekte kullanacağı su dolu kapla ihtiyaç gidermek için şekerkamışı tarlasına doğru yürüyor. Delhi’nin kuzeyindeki köyünde sadece bir ailenin tuvaleti var. Diğerleri tarlalara gidiyor. Erkekler köyün bir ucuna, kadınlar diğer ucuna.

Yarısından çoğu Hindistan’da olmak üzere her gün 1 milyar kişi büyük tuvalet ihtiyacını dışarıda gideriyor. Sonuç: Milyonlarca ölüm ve hastalıkların baltaladığı hayatlar. Sorun: Sadece tuvalet yetersizliği değil, insanların kullanmak istediği kalitede tuvalet sayısındaki yetersizlik.

Kır saçlı, çarpık bacaklı Molçand 65 yaşında ama şafak sökmeden ava çıkmak için erken kalkmakta hiç zorlanmıyor. Hatta bu işten büyük zevk alıyor. Hindistan’ın Madhya Pradeş eyaletindeki Gaji Khedi köyünün ortasından geçen anayolu gösterirken, “Yol boyunca el fenerimle pusuya yatıyorum,” diye fısıldıyor heyecanlı bir sesle. “Ve elinde lota ile yürüyenleri gözlüyorum.”

Lota, geleneksel olarak pirinçten ama günümüzde daha çok plastikten yapılan bir tür ibrik. Sabahın erken saatlerinde birinin elinde görüldüğünde, sahibinin bağırsaklarını boşaltmak için bir tarlaya ya da yol kenarına doğru yola koyulduğunu açığa vuruyor. İçindeki su, taharetlenmek için.

“Peşlerine düşüyorum,” diye devam ediyor Molçand. “Düdüğümü çalıyorum ve lotalarındaki suyu döküyorum.” Molçand, kendini büyük zorluklarla kazanılan bir davanın koruyucusu olarak görüyor: Bu köyde açıkta dışkılama yönetim tarafından yasaklanmış. “İnsanlar onları engellediğimde bana kızıyor ve bağırıyorlar,” diyor. “Ama devlet tuvalet inşa etmeleri için köylülere büyük yardım yaptı, hiçbir mazeretleri yok.”

Açık havada ihtiyaç giderme eylemi insanlık tarihi kadar eski. Nüfus yoğunluğu düşük olduğu ve dünya insan dışkılarını güvenli bir biçimde sindirebildiği sürece ciddi soruna yol açmayan bir yöntemdi bu. Ama kent ve kasabalarda insan sayısının giderek artmasıyla birlikte, hijyen ve sağlık arasındaki ilişkiyi, özellikle de dışkıyla temas hâlinde olmamamız gerektiğini öğrendik. Günümüzde açık havada dışkılama dünya genelinde azalıyor olsa da 950 milyon kişi hâlâ bu alışkanlığı sürdürüyor. Ve bu insanların 569 milyonu Hindistan’da yaşıyor.


HİNDİSTAN Yardım kuruluşlarının Safeda Basti’de 28 bin dolar harcayarak kanalizasyon hattı inşa etmelerinin ardından, 62 hane, bazıları çatıya olmak üzere (solda, altta), evlerine tuvalet yaptırdı ve kanalizasyona bağladı. Ama su bağlantısı olmadığı için ev halkı sifon çekmek yerine kovayla su dökmek ve ellerini sokaktaki muslukta yıkamak zorunda.

Birleşmiş Milletler 2015’te yaptığı bir açıklamayla açıkta dışkılamanın 2030 yılına kadar sonlandırılması çağrısı yaptı. Büyük atılımlar hiç de olanaksız değil: Örneğin Vietnam, son 20–30 yıl içinde bu alışkanlığı hemen hemen tümüyle ortadan kaldırdı. BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde altıncı sırada yer alan bu küresel dönüm noktasına ulaşılması, halk sağlığına ciddi anlamda olumlu katkı anlamına gelecek: Yetersiz sanitasyon ve kirli içme suyunun yol açtığı hastalıklardan bir yılda ölen çocuk sayısı –1,4 milyon– kızamık, sıtma ve AIDS’in neden olduğu ölümlerin toplamından daha yüksek. Bu hedefe ulaşılması aynı zamanda yoksulluk ve açlığı kısmen hafifletecek ve eğitim düzeyini de yükseltecek. Hastalanan çocukların yanı sıra, regl olan kızlar da temiz ve güvenli bir tuvaleti olmadığı için okula düzenli gidemiyor.

Son 20–30 yılda açık havada dışkılayan Hintlilerin oranı ciddi olarak düştü. Ancak nüfus sayımı verilerine göre, nüfusun hızla artmasına bağlı olarak, günümüzde çoğu Hintli diğerlerinin dışkısına daha az değil daha fazla maruz kalarak yaşıyor.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 2014 seçimleri sırasında “tapınaktan önce tuvalet” sloganıyla kampanya yaptı. Yine aynı yıl, Birleşmiş Milletler’in 2030 hedefini belirlemesinden önce bir açıklama yapan Modi, açıkta dışkılamaya son verme tarihi olarak Gandi’nin 150. doğum günü olan 2 Ekim 2019’u, yani BM’nin öngördüğü tarihin on yıl öncesini, belirlediğini duyurdu. Ve umumi tuvaletlerin inşası ile bu alışkanlığın değiştirilmesine yönelik Swachh Bharat Abhiyan (Temiz Hindistan Kampanyası) adı verilen bir girişim için 40 milyar dolarlık bütçe ayırdı. Dünya Bankası da 1,5 milyar dolarlık kredi ile bu kampanyaya katkıda bulundu.

Modi, 2019’a kadar sadece kırsal bölgelerde 100 milyondan fazla yeni tuvalet inşa etmeyi amaçlıyor. Başarıp başaramayacağı konusu sorunun sadece bir cephesini oluşturuyor. Diğer cephede ise, tuvaletlerin işe yarayıp yaramayacağı var. Hindistan hükümetleri en az 30 yıldır ucuz sahra tuvaletleri inşa ediyor. Bu bağımsız, sade yapıların milyonlarcası kırsal bölgelere kurulmuş hâlde –ama çoğu dökülüyor. Ve birçoğu da, sahipleri ellerinde lotalarıyla tarlada rahatlayacak yer ararken, kümes olarak kullanılıyor veya içlerine alet edevat, bisiklet ve tahıl depolanıyor. Hindistan’da kökleşmiş alışkanlıklar, sanitasyonu geliştirmenin karşısında çukur ve boru yetersizliğinden daha büyük bir engel teşkil ediyor.

Molçand’ın köyünün birkaç saat güney- batısında kalan Javda mezrasında, kerpiçle sıvanmış evlerin yan avlularında telefon kulübesi büyüklüğünde, gülkurusuna boyanmış yepyeni birer beton yapı göze çarpıyor. İçeride, beyaz seramikten alaturka bir tuvalet taşı dışkıyı –kova veya lotadan dökülen su aracılığıyla– boru üzerinden bir metre derinlikteki çukura gönderiyor. Duvarları tuğla döşeli çukurlar, dışkı içeride birikirken sıvı atıkların toprak tarafından emilmesini sağlayacak şekilde tasarlanmış. Borunun dirsek kısmı içinde biriken bir miktar su, dışarıya koku çıkmasını ve sineklerin çukura girmesini önlüyor. Dışkıyla beslenen ve dışkıda üreyen sinekler, bulaşıcı organizmaları insana taşıyan ana araçlardan biri. Bir gram dışkıda 10 milyon virüs, 1 milyon bakteri ve bin adet parazitik kist olabiliyor. Derideki küçük kesiklerden ya da içme suyunu ve gıdaları kirleterek insana bulaşıyorlar.

Hindistan’daki sağlık istatistikleri şaşırtıcı. İshal nedeniyle her yıl yaşamını yitiren beş yaş altı çocuk sayısı 117 bin. Milyonlarcası da besleyici maddelerin ve ilaçların iyi emilimini engelleyen, kronik iltihaplı bağırsaklarla yaşamaya çalışıyor. Sefalet kısır döngü hâlinde devam ediyor: Zayıf anneler enfeksiyonlara karşı daha hassas, olasılıkla büyüme geriliği gösteren ve aşıların faydasını yeterince göremeyen zayıf bebekler doğuruyor. 2016’da, Hindistan’daki beş yaş altı çocukların yüzde 39’unda büyüme geriliği vardı.

Swachh Bharat kampanyası, bir tuvalet çukuru üzerine inşa edilen tuvalet için her haneye 190 dolar yardım yapıyor, ki bu miktar gelişmekte olan diğer ülkelerin sunduğundan oldukça fazla. Ama Javda’da hiç kimse bu tuvaletleri kullanmıyor. Pembe–siyah sari içindeki bir kadın, “Bunlar çamaşır yıkamak ve yıkanmak için iyi,” diyor gölgeye koyulmuş dokuma yatağın üzerinde dinlenirken. “Burada açık alan bol. Oraları kullanmamızın ne sakıncası var?” Köyünün etrafını çiçeklerle bezeli çayırlıklar çevreliyor.

Açıkta dışkılamanın güneyden daha yaygın olduğu Kuzey Hindistan kırsalında gerçekleştirilen anketler, insanların kendilerini rahatlatmak için kesinlikle açık havayı tercih ettiklerini ortaya koyuyor. Böylesinin daha sağlıklı olduğunu söylüyorlar. Daha doğal ve hatta daha erdemli. Kırsalda yaşayan birçok Hintli için en donanımlı sahra tuvaleti dahi pislik anlamına geliyor; evin hemen yanı başındaki bir tuvalet 200 metre ötede hacet gidermekten daha kirli olarak değerlendiriliyor. Oysa ki, sinekler 1,5 kilometreden de uzaklara gidebiliyor.

Toplum sağlığı görevlilerinin yaptığı ziyaretlerin sonucu olarak, artık Javda’daki çocuklar tuvaletlerin sağlık açısından yararlı olduğunu biliyor. Açık kahverengi bir keçinin burnunu okşayan kız, sineklerin ve ellerin tarlalardaki dışkıları su ve gıdaya bulaştırarak köylüleri nasıl hasta ettiğini en ince ayrıntılarına kadar anlatıyor. Annesi, “Peki ya tuvalet çukuru çok küçükse,” diye araya giriyor, “O zaman bu pislik hep yakınımızda kalacak. Hastalanırsak ne yapacağız, tedavi olacak paramız yok.”

Andrea Bruce

HİNDİSTAN. Delhi’nin gecekondu mahallelerinden Safeda Basti’de yer alan umumi tuvalet tesisinde kullanılabilecek haldeki tek tuvalet için sıra bekleyen kadınlar, dayanamayan birinin bıraktığı dışkının yaydığı kokuya karşı burunlarını kapatıyor. Bir sürü insan, belediyenin işlettiği bu tesislerde kuyruk bekleme sıkıntısı yerine ihtiyaçlarını çöplük dolu arsalarda gideriyor.

Andrea Bruce

HİNDİSTAN. Toplum örgütlenmesi uzmanı Santoshi Tiwari, Bhopal’in kuzeyinde, köylüleri insan dışkısı öbekleriyle dolu bir tarladan geçiriyor. Sineklerin dışkıdaki mikropları yiyeceklere ve suya nasıl bulaştırdığını anlatıyor, tuvalet inşa etmeleri için yardım öneriyor ve bu pis alışkanlıklarından dolayı utanç duymalarını sağlamaya çalışıyor.

Andrea Bruce

HAİTİ. Dame–Marie kasabası civarındaki derelerde, halk hem banyo yapıp çamaşır yıkıyor, hem de içme suyunu dolduruyor. Ama hemen yakınına büyük tuvaletini de yapıyor ve fırtınalar dışkıyı eriterek akarsuya taşıyor. 2016’daki Matthew Kasırgası’ndan hemen sonra bölgede kolera salgını yaşanmıştı. Bu bakteriyel hastalık, mikroplu dışkının su ve gıda maddelerini kirletmesiyle bulaşıyor.

Andrea Bruce

HAİTİ. Fritznel Xavier’in anne ve babası, Jérémie’deki kolera mücadele merkezine getirmek için onu 6 saat kucakta taşımış. İlaçlarla kendine gelen Fritznel hastalığı atlattı ama tuvaletleri yetersiz köyüne geri dönmek zorunda kaldı. Kolera genellikle gençleri ve yaşlıları etkiliyor. 2016’da Haiti’de on binlerce kişi bu hastalığa yakalandı.

Andrea Bruce

VİETNAM. Ülkenin güneyindeki Vinh Xuyen köyünde yaşayan Phham Thi Lan, besleyici gübreleri balık çiftliğine giden aile tuvaletinin hemen yanındaki gölde oğlunu temizliyor. Dışkıyı bu şekilde yeniden kullanıma sokmak eskiden beri uygulanan bir yöntem. Açık havaya dışkılamaktan daha iyi bir yöntem olmasının yanı sıra güvenli bir şekilde de yapılabiliyor. Ama atıksuyla içme ve beden temizliği için kullanılan suyu birbirinden ayırmak çok önemli.

Andrea Bruce

VİETNAM. Yeni inşa edilen okullarda kurulan kanalizasyon sistemi, Vietnam’da 1990’da yüzde 39 olan açıkta dışkılama oranının, bugün neredeyse sıfıra düşmesini sağladı. Ben Tre kentindeki beş yaşındaki bu çocuk gibi küçük öğrenciler bile temizlik elçiliği yapıyor, tuvalet kullanımı ve el yıkama konusunda öğrendiklerini aileleriyle paylaşıyor.

Madhya Pradeş’in güneybatısında, Khargone vilayetindeki bir mezranın toprak yollarında, Şefkat Ekonomisi Araştırma Enstitüsü’ne (RICE) bağlı olarak çalışan siyaset araştırmacısı Nikhil Srivastav ile birlikte yürüyoruz. Amerikalı Diane Coffey ve Dean Spears tarafından yönetilen kâr amacı gütmeyen kurum, Hindistan’daki yoksulların refah düzeyini çocuklara ağırlık vererek araştırmaları için –Amerikalı ve Hintli– uzmanları görevlendiriyor. Peşimize takılan yalınayak çocuklarla birlikte, içinde sıçan kuyruklu kurtçukların kaynaştığı kötü kokulu ince bir dereyi aşıp iyice süpürülmüş bir avluya giriyoruz. Devletin önerdiği bir metrelik çukur yerine iki metrelik bir çukur kazarak yeni bir tuvalet inşa eden Jagdish’le tanışıyoruz burada. Emekli turist otobüsü şoförü, 50 bin rupi (yaklaşık 780 dolar) harcadığı yapının dış duvarlarını mavi yunuslu karolarla kaplamış.

Ama Jagdish bu güzel tesisi pek fazla kullanmıyor. “Eşim ve gelinim için yaptım,” diyor. Birçok komşusu gibi Jagdish de hacet gidermek için tepeye, çalıların arkasına gitmeyi tercih ediyor. Hindistan kırsalında bu bir erkeklik gösterisi olarak algılanıyor. Erkeklerin tüm ailenin sağlığı için değil de, karılarını ve kızlarını çalıların arkasında cinsel tacizden ve açık havada sarilerini sıyırma utancından korumak için tuvalet yapması gerektiği mesajı veren ataerkil reklamlar dolaylı olarak bu algıyı güçlendiriyor. Bir reklam kampanyası gelin adaylarını, evinde tuvaleti olmayan damat adaylarını reddetmeye teşvik ediyor.

Ama yine de, Javda’da gördüğüm kadarıyla köylü kadınların çoğu bu mesaja kulak asmıyor ve tuvalet için dışarı gitmeye devam ediyor. Bu kadınlar belki geleneklere karşı çıkacak gücü kendilerinde bulamıyor ya da temizlemek istemedikleri, temizleme malzemelerinin olmadığı bir tuvalette kendilerini tutsak hissediyor. Bazıları kız arkadaşlarıyla bir araya gelmek için bir fırsat olarak değerlendiriyor da olabilir. Açık havada hacet gidermek, Batılılara saçma gelse de, genç kadınlara evin sınırlarından dışarı çıkma, kocasının ve kocasının ailesinin gözetiminden kısa da olsa kurtulma olanağı veriyor.

Jagdish, Swachh Bharat’ın yardımı ve kendi parasıyla yaptığı sahra tuvaletiyle gurur duyuyor. “Keşke çukuru daha derin kazsaydım,” diyor. “4,5 metre daha iyi olurdu.” Bir çukurdan ibaret bu tuvaletlerin büyük bir dezavantajı var: Bir süre sonra doluyorlar. Özellikle Kuzey Hindistan’da yaşayan köylüler kürekle veya pompalı bir araç kiralayarak çukuru boşaltmak –veya daha da kolayı, diğer ülkelerde standart uygulama olan yeni bir çukur açmak– yerine, tuvalet inşa etmemeyi tercih ediyor.

Üç yıl önce, RICE araştırmacıları 22 bin Hint köylüsünden sahra tuvaleti kullanımı üzerine veri topladı. Ekibin bulgularına göre, tuvaletli evlerin yüzde 40’ında aile üyelerinden en az bir kişi büyük tuvaletini açıkta yapmayı sürdürüyor; tuvaleti devlet yardımıyla yaptıranlar, kendi tuvaletlerini inşa edenlere oranla açıkta dışkılamaya iki misli daha eğilimli; hiç tuvaleti olmayan aileler, kullanacakları kalitede bir tuvalet yaptırabilecek mali güce sahip olmadıklarını söylüyor. RICE’in rakamlarına göre, kişilerin kendi inşa ettiği tuvaletlerin hacmi, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği 1,4 metreküpten dört–beş kez daha büyük. “Dünya genelinde kullanılan ölçü bu,” diyor Srivastav, “Altı kişilik bir aile bunu beş yılda dolduramaz.” Hintliler için ideal tuvalet çukuru hacmi aslında daha da yüksek: 30 metreküp, ki bu birçok Hintli ailenin evinden bile daha büyük.

Hacimle ilgili bu takıntı neden? “Küçük ebatlı emici bir çukur beş ayda dolar,” diye açıklıyor Jagdish. “Sonra boşalttırmak için bir Dalit –alt kasttan bir kişi– çağırmak lazım.”

Srivastav, “Kendin boşaltamaz mısın?” diye soruyor. Jagdish kafasını sallıyor.

“Köyden buna itiraz edenler çıkar,” diyor. “Kendi evini temizlediğin için dışlanırsın.”

İşte bu açıklama büyük Hint sanitasyon bilmecesinin yanıtına işaret ediyor. Daha zengin bir ülke olmasına, okuryazar oranının yüksekliğine ve suya erişiminin kolaylığına rağmen, Hindistan’da açık havada büyük tuvalet yapma oranı gelişmekte olan diğer ülkelerden neden daha yüksek? Hindistan’ı farklı kılan, en azından RICE araştırma sonuçlarına göre, Hintli köylülerin temizlik, çevre kirliliği ve kastlar konusundaki inançları.

Dalitlerin –eskiden Dokunulmazlar olarak biliniyordu– diğerleriyle aynı kuyudan su içmeleri, aynı tapınakta dua etmeleri ve hatta yüksek kasttan kişilerin yanında ayakkabı giymeleri binlerce yıldır yasak. Bu ayrımcılığa karşı çıkarılan modern yasalar neredeyse hiç uygulanmıyor, yoksulluk ve şiddet Dalitleri hâlâ ülkenin en pis işlerini yapmak zorunda bırakıyor. Yollardaki hayvan leşlerini, doğumhanedeki plasentaları, tuvalet çukurlarındaki ve açık lağımlardaki insan pisliklerini onlar temizliyor. Bunlar olurken yüksek kast üyesi Hintliler de, bu tür aşağılayıcı işlerle uğraşmayarak konumlarını ve sözde üstünlüklerini koruyor.

Ama son yıllarda Dalitler, eşitlik mücadelesinin etkisiyle, tarihsel olarak onları boyunduruk altında tutan işlerden uzaklaşmaya başladılar. Ve tuvalet çukurlarını boşaltma fiyatı, hizmete olan talebin çalışmaya istekli işçi sayısından daha yüksek olması sonucu arttı. Bu gerilimli toplumsal ve ekonomik manzara karşısında, bazı Hint köylülerinin ömür boyu boşaltmaya gereksinim duymayacak büyüklükte tuvalet çukuru inşa etmek için para biriktirmelerine şaşmamak gerek. Ya da çoğu basit bir sahra tuvaletini yaptırabilecek güçte olan yüz milyonlarca köylünün ihtiyaçlarını açık havada giderme çözümünü seçmelerine...

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ağustos 2017 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Andrea Bruce

HİNDİSTAN. Delhi’nin gecekondu mahallelerinden Safeda Basti’de yer alan umumi tuvalet tesisinde kullanılabilecek haldeki tek tuvalet için sıra bekleyen kadınlar, dayanamayan birinin bıraktığı dışkının yaydığı kokuya karşı burunlarını kapatıyor. Bir sürü insan, belediyenin işlettiği bu tesislerde kuyruk bekleme sıkıntısı yerine ihtiyaçlarını çöplük dolu arsalarda gideriyor.

Andrea Bruce

HİNDİSTAN. Toplum örgütlenmesi uzmanı Santoshi Tiwari, Bhopal’in kuzeyinde, köylüleri insan dışkısı öbekleriyle dolu bir tarladan geçiriyor. Sineklerin dışkıdaki mikropları yiyeceklere ve suya nasıl bulaştırdığını anlatıyor, tuvalet inşa etmeleri için yardım öneriyor ve bu pis alışkanlıklarından dolayı utanç duymalarını sağlamaya çalışıyor.

Andrea Bruce

HAİTİ. Dame–Marie kasabası civarındaki derelerde, halk hem banyo yapıp çamaşır yıkıyor, hem de içme suyunu dolduruyor. Ama hemen yakınına büyük tuvaletini de yapıyor ve fırtınalar dışkıyı eriterek akarsuya taşıyor. 2016’daki Matthew Kasırgası’ndan hemen sonra bölgede kolera salgını yaşanmıştı. Bu bakteriyel hastalık, mikroplu dışkının su ve gıda maddelerini kirletmesiyle bulaşıyor.

Andrea Bruce

HAİTİ. Fritznel Xavier’in anne ve babası, Jérémie’deki kolera mücadele merkezine getirmek için onu 6 saat kucakta taşımış. İlaçlarla kendine gelen Fritznel hastalığı atlattı ama tuvaletleri yetersiz köyüne geri dönmek zorunda kaldı. Kolera genellikle gençleri ve yaşlıları etkiliyor. 2016’da Haiti’de on binlerce kişi bu hastalığa yakalandı.

Andrea Bruce

VİETNAM. Ülkenin güneyindeki Vinh Xuyen köyünde yaşayan Phham Thi Lan, besleyici gübreleri balık çiftliğine giden aile tuvaletinin hemen yanındaki gölde oğlunu temizliyor. Dışkıyı bu şekilde yeniden kullanıma sokmak eskiden beri uygulanan bir yöntem. Açık havaya dışkılamaktan daha iyi bir yöntem olmasının yanı sıra güvenli bir şekilde de yapılabiliyor. Ama atıksuyla içme ve beden temizliği için kullanılan suyu birbirinden ayırmak çok önemli.

Andrea Bruce

VİETNAM. Yeni inşa edilen okullarda kurulan kanalizasyon sistemi, Vietnam’da 1990’da yüzde 39 olan açıkta dışkılama oranının, bugün neredeyse sıfıra düşmesini sağladı. Ben Tre kentindeki beş yaşındaki bu çocuk gibi küçük öğrenciler bile temizlik elçiliği yapıyor, tuvalet kullanımı ve el yıkama konusunda öğrendiklerini aileleriyle paylaşıyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA