ARALIK SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Afrika Parklarını Kurtarmak

David Quammen

Brent Stirton

26.11.2019

 

Afrika Parklarını Kurtarmak

Ennedi platosunun haşin kumtaşı kuleleri; kuzeydoğu Sahra derinliklerindeki su birikintileri, vaha bitki örtüsü, dört bir yandan kuşatılmış yaban hayvanları ve kanyon duvarlarındaki mağara resimlerinin yegâne koruyucusu. Doğa koruma grubu Afrika Parkları (AP), Ennedi Doğal ve Kültürel Koruma Alanı’nın yönetimini Çad hükümeti işbirliği içinde devraldı (Ennedi Koruma Alanı, Çad).

Bir doğa koruma ekibi, kıtanın simgesel yaban hayvanlarını yasadışı av ve insan kaynaklı diğer tehditlerden kurtarabilmek adına, çoraklaşan parklara yeni bir yönetime gereksinim duyan, iflasın eşiğindeki işletmeler gibi yaklaşıyor. Ve bu yöntem işe yarıyor.

Zakouma Ulusal Parkı’nın Çad’ın güneydoğusunda bulunan genel merkezi, ona eski bir çöl kalesi görünümü kazandıran mazgallı siperlere sahip, kum rengi bir yapı. İkinci kattaki ana kontrol odasının kapısında, kırmızı bir çember içine alınmış ve üzerine yine kırmızı bir çizgi atılmış bir kalaşnikof görseli var: İçeriye silah sokmak yasak. Kalaşnikof Zakouma’da yaygın olarak kullanılıyor. Tüm korucular bu tüfeklerden taşıyor. Yaban hayvanlarını öldürmek için parka izinsiz giren insanlar da.

1963’ten bu yana ulusal park statüsünde olan Zakouma, filler açısından zaman zaman tam bir savaş alanına dönüşmesiyle hafızalarda yer eden toprakların ev sahibi. Elli yıl önce Çad genelindeki fil sayısı 300 bin civarındaydı. Ancak, 1980 ortalarından itibaren bu sayı silahlı yasadışı avcıların toplu kıyımı nedeniyle korkunç bir hızla düşmeye başladı ve bu kıyım, Zakouma’nın, sayıları yüz binlerden yaklaşık 4 bin bireye doğru hızla çakılan en büyük fil popülasyonu için endişeli bir sığınağa dönüşmesine kadar sürdü.

Sonra, içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk on yılında, Zakouma’daki fillerin yüzde 90’ından fazlası, çoğunlukla doğudan gelen atlı Sudanlıların fildişi elde etmek için yaptıkları yarı–askeri baskınlar sırasında katledildi (bkz. National Geographic Mart 2007, “Fildişi Savaşları – Son Kale: Zakouma”). Bu baskıncılar –aralarından bazıları develere biniyor olsa da– Arapçadaki karşılığı “atlı şeytanlar”a karşılık gelen, cancavid adıyla biliniyor. Kökenleri, Sudan hükümeti tarafından desteklenip silahlandırılmalarının ardından Darfur’daki çatışmalarda amansız vurucu kuvvetler olarak görev üstlenen ve daha sonraları ise fildişi peşindeki bağımsız haydutlara dönüşen, yetenekli binicilerin oluşturduğu göçebe Arap topluluklarına dayanıyor.


Zakouma Ulusal Parkı (Çad)
Güneydoğu Çad’da çimenlikler ve akasyalardan oluşan bu park, içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk on yılı boyunca fillerinin yüzde 90’ını, çoğunlukla da Sudan’dan gelen atlı haydutlar (cancavidler) nedeniyle kaybetti. AP, 2010 yılında yönetimi ele aldı ve artık filler kendilerini daha geniş bir alana yayılıp bolca yavrulayabilecek kadar güvende hissediyor.

Söz konusu kuvvetlerin Çad’da geriye tek bir sağ birey bırakmaksızın tüm filleri öldüreceği dahi düşünüldü. Ve sonrasında, Çad hükümetinin 2010 yılındaki daveti üzerine, Afrika Parkları (AP) adını alan bir özel kuruluş Zakouma’nın yönetimini ele aldı –ve kıyım birdenbire sona erdi.

2000 yılında, kıtadaki yaban hayatının hızla kan kaybetmesi karşısında endişelenen küçük bir çevreci grup tarafından kurulan ve kâr amacı gütmeyen AP organizasyonu, ulusal parkları restore edip işletmek üzere –park sınırları içinde tam kontrole sahip olmak koşuluyla– hükümetlerle sözleşmeler imzalıyor. AP hâli hazırda dokuz ülkede toplam 15 parkın yönetiminden sorumlu. Bu parklara fon sağlama ve etkin işletim uygulamaları kazandırmanın yanı sıra, Afrika’nın en zorlu yaban alanlarının bir bölümüne sıkı güvelik önlemleri de getiriyor.

Zakouma’daki güvenlik uygulamaları, sayıları yüzü aşan iyi eğitimli ve tam teçhizatlı korucu tarafından sağlanıyor. Aralarında kadın üyelere rastlansa da çoğunlukla erkeklerden oluşan bu korucular, görev yerlerine koordineli ve stratejik açıdan çok yönlü bir operasyon aracılığıyla yerleştiriliyor. AP’nin Zakouma park yöneticisi Güney Afrikalı Leon Lamprecht bu toprakların hiç de yabancısı değil. Babasının koruculuk yaptığı Kruger Ulusal Parkı’nda büyümüş Lamprecht.

Bana genel merkezin zemin katında kilitli bir barakada yer alan cephanelikteki silah ve mühimmatı gösterdiği sırada, “Biz askeri bir organizasyon değiliz,” diyor. “Korucularımızı paramiliterlik üzerine eğiten bir doğa koruma organizasyonuyuz.”

Afrika Parkları’nın eş kurucularından biri olan ve kurumun CEO’su olarak görev üstlenen Peter Fearnhead de, organizasyonun fazlasıyla askeri bir yapıya büründüğü görüşüne katılmadığını belirtiyor. Yaptığımız konuşmada, parklarda tam teçhizatlı güvenlik görevlilerine yönelik gereksinimin altını çiziyor –yalnızca yaban hayatının korunması için değil, ayrıca bir sonraki “atlı şeytan” dalgasında tecavüz, yağma ve talana maruz kalabilecek olan, civar topluluklardaki insanlar için de. Fearnhead, “Parkın onlara istikrar, emniyet ve güvence getirdiğini biliyorlar,” diyor.

AP’nin bakış açısıyla görev kademelerini bana anlatmak amacıyla bir piramit diyagramı kullanıyor Lamprecht. Piramidin tabanını emniyet güçleri, altyapı, temel çalışanlarla –yani “bölge bütünlüğü”yle– dolduruyorsunuz. Sonrasında ise yukarıya doğru ilerlediğinizde yerel halk için toplumsal kalkınma, turizm ve ekolojik araştırmalar geliyor sırasıyla.

Söz konusu çabaların kalbi, fillerin konumlarına dair edinilen yeni istihbaratın ve sorun yaratabilecek tüm insan faaliyetlerinin –yasadışı bir balıkçılık kampı da olabilir bu; tek bir silah atışı ya da parka doğru dörtnala gelen silahlı yüz atlı da– korucu görev noktalarının belirlenmesi için kullanıldığı ana kontrol odasında atıyor. Bilgi kaynakları arasında keşif uçuşları, yaya devriyeler, fillerdeki GPS vericili tasmalar ve park civarındaki köylerde bulunan güvenilir ihbarcılara verilmiş el telsizleri de var.

Günlük bilgilendirme toplantısı sabah saat 06.00’da başlıyor. Odada, üzerinde birkaç bilgisayar monitörü bulunan uzun bir masa ve duvarda da raptiyelerle bezeli bir harita yer alıyor. Merkezi ziyaret ettiğim sabah, parkın Çadlı güvenlik güçleri amiri Tadio Hadj–Baguila yönetiyor toplantıyı.

Lamprecht bana haritadaki siyah raptiyelerin filleri temsil ettiğini söylüyor. Yeşil raptiyeler ise Mamba ekipleri olarak bilinen ve beş günlük nöbetlerle park genelinde pusuya yatan düzenli korucu devriyelerini gösteriyor. Altışar kişilik gruplar oluşturan Mambaların hareketleri, koruyucu melekler misali göze çarpmaksızın ihtiyatla takip ettikleri filler tarafından belirleniyor.

Brent Stirton

Savaş mağduru bir bölgede yer alan Garamba, yasadışı olarak fil avlayan isyancıları kendine çekiyor –isyancılar, cephanelik alımında para yerine fildişi kullanıyor. Fotoğrafta, AP tarafından eğitilip silahlandırılan bir korucu geri alınan fildişlerinin yanında nöbette (Garamba Ulusal Parkı, KDC).

Brent Stirton

Garamba’nın engin ormanları ve savanları o kadar düz ki, Bagunda Dağı olarak anılan hafif yükselti dahi korucular için bir gözlem noktası görevi üstlenebiliyor. Burada bir iletişim kulesi altına kamp kuran ekip, yangınları denetliyor, yasadışı avcılar için devriye geziyor ve üsse bilgi aktarıyor (Garamba Ulusal Parkı, KDC).

Brent Stirton

Pendjari’nin bitişiğindeki çok amaçlı tampon bölgede bulunan bu sığ gölde, yerli halkın yılda bir ya da iki kez balık avlamasına izin veriliyor. Köylüler ayrıca tampon bölgede pamuk yetiştiriyor, odun toplayıp odun kömürü üretiyor. Park yönetimi, bölgenin uğrayacağı zararı sınırlandırma amacıyla –örneğin, organik pamuk teşvikleri dağıtarak– topluluk örgütleriyle çalışıyor (Pendjari Ulusal Parkı, Benin).

Brent Stirton

Batı Afrika’nın son aslanları yüksek tehlike altındaki bir alttür nüfusuna ait ve bu genç erkek, Pendjari’de bulunan yaklaşık yüz bireyden biri. Benin’in kuzey sınırı boyunca uzanan park, UNESCO’nun W–Arly–Pendjari Kompleksi adını verdiği üç ülkelik park sistemini bir arada tutuyor. Bu topraklar, Batı Afrika’nın yaban hayatı için büyükçe bir umut adası (Pendjari Ulusal Parkı, Benin).

Brent Stirton

Öğrenciler, AP’nin parkın keyfini çıkarması için yerli halkı teşvik etmek üzere yürüttüğü projenin bir parçası olarak Majete’ye yaptıkları bir gezi sırasında nehir kenarında mola veriyor. Yasadışı avlanma ve kanunsuzluk, AP’nin 2003 yılında yönetimi ele almasından önce Majete’yi harap etmiş. Bu tarihten itibaren dar dudaklı gergedan, filler, aslan, pars, impala ve diğer yaban hayatı sakinleri başarıyla alana yeniden kazandırıldı. Turizm hareketli ve ziyaretçilerin yarısı Malavililerden oluşuyor (Majete Yaban Hayatı Koruma Alanı, Malavi).

Brent Stirton

Majete yakınlarındaki Tsekera köyünden gelen dansçılar, yağmur getirmeleri ya da çatışmaları dindirmeleri için –kuşlar ve diğer yabanıl hayvanların içinde yaşadığına inanılan– atalarının ruhlarını çağırmak üzere bir Gule Wamkulu (Büyük Dans) performansı sergiliyor. Bu geleneksel dans parkın turistleri için yeniden sergilenerek topluluklara gelir kaynağı sağlıyor. Bir zamanlar yaban hayatı ve ekonomik yaşamdan yoksun durumdaki Majete, artık bolluğu deneyimliyor (Majete Yaban Hayatı Koruma Alanı, Malavi).

“Ve bu da,” diyor Lamprecht, haritadan ayrılmış olan kırmızı–beyaz raptiyeyi işaret ederek, “uzun menzilli keşifler yapan iki korucunun oluşturduğu Hayalet takımını temsil ediyor.” Öylesine gizli hareket ediyorlar ki, telsiz operatörü dahi konumlarını bilmiyor; bu bilgi yalnızca Lamprecht ve Hadj–Baguila’ya ait. Sabah ve öğle olmak üzere her gün iki kez veri toplanıyor. Lamprecht, “Günde iki satranç oynuyoruz,” diyor. Onların oynadığı satrancın oyuncuları cancavidler ve de Zakouma’nın sınırlarını ihlal edebilecek olan yasadışı diğer tüm avcılar.

Duvarda, haritaların üzerinde, sayıca az olsalar da AP’nin burada yönetimi ele almasından bu yana büyük bir üzüntü kaynağı olan kayıpları onurlandırmak üzere asılmış bir dizi plaket var. “Olay. 24 Ekim 2010. Zakouma UP. 7 fil,” yazıyor birinde. Ve bir diğeri: “19 Aralık 2010. Zakouma UP. 4 fil.” Plaketler çan gibi çınlıyor. Sıralı plaketlerin arasında, diğerlerinden farklı ama eşit derecede kısa ve öz bir başka plaket duruyor: “Olay. 3 Eylül 2012. Heban. 6 Korucu.”

Yasadışı avcılar tarafından yarım düzine korucuya Heban adıyla anılan tepede kurulan kanlı pusu, Zakouma kültüründe karanlık bir anı. Ama aynı zamanda da, ihtiyatlı davranılması için kalıcı bir teşvik nedeni.

Bu kayıplara rağmen AP, fillerin yaşadığı kan kaybını durdurmayı başarmış durumda. 2010 yılından bu yana öldürülen fillerin sayısı 24’le sınırlı. Ve yitirilen tek bir fildişi yok. Cancavidler, en azından geçici olarak, farklı yerlerdeki daha yumuşak hedeflere doğru savuşturulmuş.

Ve Zakouma’nın filleri, kargaşa ve terörle geçirilen onlarca yıl sonunda, yeniden yavrulamaya başlamış. Nüfusları artık yaklaşık 150 yavruyu da içeriyor –ki bu da bir sağlık ve umut göstergesi. Baskın tehdidi Zakouma için hâlâ ciddi ölçüde geçerli, ama Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) kuzeydoğu köşesinde bulunan Garamba Ulusal Parkı’nın durumu çok daha kötü. Garamba, dört bir yandan tehdit edilip hırpalanıyor.

Garamba da, KDC’de bulunan Institut Congolais pour la Conservation de la Nature (ICCN) ile yaptığı ortaklık üzerinden, 2005 yılından bu yana AP yönetiminde. Savan, kuru çalılıklar ve ormandan oluşan bir mozaik Garamba toprakları. Ve üzerinde, başta KDC’nin en büyük fil popülasyonu olmak üzere, Kordofan zürafası (yüksek tehlike altındaki bir alttür), hartebest, aslan, suaygırı, Uganda kobu ve daha pek çok tür barındırıyor.

Bu topraklar birbirine bitişik, av yasağı uygulanan, ama bir ölçüde yerli halkın kullanımına açık olan üç bölgenin de dahil olduğu bir ekosistemin çekirdeği. Geçmişi ise savaş ve askeri avcılıkla dolu. Sınırları içinde yaşayan Kuzey genişağızlı gergedanları (yüksek tehlike altındaki bir diğer alttür) yok oluşun eşiğine getirilene dek avlandı; şimdiyse yalnızca, kafeste yaşayan iki dişi birey hayatta kalmış durumda. Garamba, yüzyılın ilk yıllarında Sudan’a karşı bağımsızlık savaşı vermiş ve sonrasında da iktidar kavgaları ve içsavaşlardan yara almış olan kargaşa içindeki Güney Sudan ile 261 kilometrelik bir sınırı paylaşıyor. Uganda ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde bulunan diğer çatışmalı bölgeler de çok uzağında değil. Garamba’nın konumu, sık ormanları ve sahip olduğu fildişi onu yirmi yılı aşkın süredir bir kavşak, bir cazibe merkezi ve bazen de isyancı ordular ve diğer tehlikeli yağmacılar için bir savaş alanı hâline getirdi.


Garamba Ulusal Parkı (KDC)
ICCN korucuları, filleri tehdit eden yasadışı avcıları püskürtmek üzere AP helikopterinden inmiş. Bu bir tatbikat değil: İnişin ardından gerçekleşen silahlı çatışmada iki avcı yaşamını yitirdi ve bir korucu da yaralandı. Hiçbir fil kaybı yaşanmadı. AP, Garamba’yı korumak üzere ICCN ile birlikte çalışıyor.

Örneğin, 2009 başlarında, Tanrı’nın Direniş Ordusu (LRA) –Kuzey Uganda’da çocukları kaçırıp çocuk asker ve seks kölesi olarak kullanmalarıyla nam salmış olan ve fanatik Joseph Kony tarafından yönetilen tarikat benzeri bir isyancı grup– Batı Garamba ekosistemindeki sığınağından çıkarak parkın genel merkezi yakınlarındaki bir köye saldırdı; binaları ateşe verdi ve saklanan fildişinin büyük bölümünü çaldı.

Bazı LRA mensuplarını öldürürken kendi üyelerinden de kayıplar veren park korucuları saldırılara direndi. Yalnızca birkaç yıl sonra, Güney Sudan’dan çekilmekte olan yaklaşık bin isyancı sınıra akın etti. Yaşanan son büyük LRA saldırısı nedeniyle, ICCN’nin genel müdürü Cosma Wilungula Balongelwa fazlasıyla kaygılıydı.

“Saldırılara dayanma umudumuzu neredeyse kaybedecektim,” demişti parka yaptığı ziyaretlerden birinde. Balongelwa o zamanlar, parkın en düşük dönemlerinde, Peter Fearnhead’e AP’nin parkı bırakıp kaçmayı düşünüp düşünmediğini sormuş. “Peter bana güvence vermişti: ‘Hayır, Garamba’yı terk etmeyeceğiz,’ dedi.”

Orta Afrika’nın farklı yerlerinde yasadışı avcıların ele geçirilmesi konusunda yedi yıllık deneyim sahibi olan eski yaban hayatı suçları dedektifi (ve National Geographic fonu sahibi) Naftali Honig, şimdilerde Garamba’nın araştırma ve geliştirme bölümünün başında –istihbarat toplama, türler ve habitat yönetimi, teknoloji operasyonları da bu bölümün sorumluluk alanına dahil. Garamba, parkın derinliklerinde bir silah atışını, bir ağaç dalının kırılışından ayırmaya yarayan akustik algılama gibi yeni gözlem araçları geliştirme konusunda National Geographic ve diğer organizasyonlardan destek aldı. Honig, “AP, böylesine şiddetli dış tehditlerle karşı karşıya olan devasa bir park olduğu için, Garamba’nın deneysel bir tutum izlemesine izin verdi,” diyor.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Aralık sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Brent Stirton

Savaş mağduru bir bölgede yer alan Garamba, yasadışı olarak fil avlayan isyancıları kendine çekiyor –isyancılar, cephanelik alımında para yerine fildişi kullanıyor. Fotoğrafta, AP tarafından eğitilip silahlandırılan bir korucu geri alınan fildişlerinin yanında nöbette (Garamba Ulusal Parkı, KDC).

Brent Stirton

Garamba’nın engin ormanları ve savanları o kadar düz ki, Bagunda Dağı olarak anılan hafif yükselti dahi korucular için bir gözlem noktası görevi üstlenebiliyor. Burada bir iletişim kulesi altına kamp kuran ekip, yangınları denetliyor, yasadışı avcılar için devriye geziyor ve üsse bilgi aktarıyor (Garamba Ulusal Parkı, KDC).

Brent Stirton

Pendjari’nin bitişiğindeki çok amaçlı tampon bölgede bulunan bu sığ gölde, yerli halkın yılda bir ya da iki kez balık avlamasına izin veriliyor. Köylüler ayrıca tampon bölgede pamuk yetiştiriyor, odun toplayıp odun kömürü üretiyor. Park yönetimi, bölgenin uğrayacağı zararı sınırlandırma amacıyla –örneğin, organik pamuk teşvikleri dağıtarak– topluluk örgütleriyle çalışıyor (Pendjari Ulusal Parkı, Benin).

Brent Stirton

Batı Afrika’nın son aslanları yüksek tehlike altındaki bir alttür nüfusuna ait ve bu genç erkek, Pendjari’de bulunan yaklaşık yüz bireyden biri. Benin’in kuzey sınırı boyunca uzanan park, UNESCO’nun W–Arly–Pendjari Kompleksi adını verdiği üç ülkelik park sistemini bir arada tutuyor. Bu topraklar, Batı Afrika’nın yaban hayatı için büyükçe bir umut adası (Pendjari Ulusal Parkı, Benin).

Brent Stirton

Öğrenciler, AP’nin parkın keyfini çıkarması için yerli halkı teşvik etmek üzere yürüttüğü projenin bir parçası olarak Majete’ye yaptıkları bir gezi sırasında nehir kenarında mola veriyor. Yasadışı avlanma ve kanunsuzluk, AP’nin 2003 yılında yönetimi ele almasından önce Majete’yi harap etmiş. Bu tarihten itibaren dar dudaklı gergedan, filler, aslan, pars, impala ve diğer yaban hayatı sakinleri başarıyla alana yeniden kazandırıldı. Turizm hareketli ve ziyaretçilerin yarısı Malavililerden oluşuyor (Majete Yaban Hayatı Koruma Alanı, Malavi).

Brent Stirton

Majete yakınlarındaki Tsekera köyünden gelen dansçılar, yağmur getirmeleri ya da çatışmaları dindirmeleri için –kuşlar ve diğer yabanıl hayvanların içinde yaşadığına inanılan– atalarının ruhlarını çağırmak üzere bir Gule Wamkulu (Büyük Dans) performansı sergiliyor. Bu geleneksel dans parkın turistleri için yeniden sergilenerek topluluklara gelir kaynağı sağlıyor. Bir zamanlar yaban hayatı ve ekonomik yaşamdan yoksun durumdaki Majete, artık bolluğu deneyimliyor (Majete Yaban Hayatı Koruma Alanı, Malavi).

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA