ARALIK SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Kıyılarımızdaki Kirlilik

Yaprak Arda

Sergi Escribano/GettyImages

27.11.2019

 

Kıyılarımızdaki Kirlilik

Kıyılarımıza ve denizlerimize ulaşan plastik atıklar bu ekosistemlerdeki canlı yaşamı için önemli bir tehlike oluşturuyor.

Dünyada her yıl 8 milyon ton plastik atık denizlere karışıyor. Türkiye, OECD ülkeleri arasında başarılı atık yönetimi konusunda son sıralarda yer alıyor; söz konusu denizlere karışan plastik olduğunda da dünyadaki en büyük altıncı kaynak ülke. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) Haziran 2018’de yayımladığı rapora göre, dünyada en fazla plastik atık üreten dördüncü bölge olan Akdeniz’deki atıkların %95’ini plastik maddeler oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 0,57 milyon ton plastik atığa maruz kalan Akdeniz’in her kilometrekaresinde, boyutları 5 milimetreden küçük 1,25 milyon plastik parça bulunuyor. Bu, her dakika denize 33 bin 800 plastik şişenin atılmasına eşdeğer. Bu hızla devam etmesi hâlinde, plastik atık miktarının 2050 yılında dört katına çıkacağı öngörülüyor.

Mısır, Türkiye ve İtalya, Akdeniz’e karışan plastiklerin üçte ikisinden sorumlu. Her yıl yaklaşık 7,8 milyon ton plastik üretilen Türkiye’de 3,7 milyon ton plastik atık oluşuyor ve bunun 1,1 milyon tonu doğaya karışıyor. Geridönüşüm oranı ise yaklaşık %6.

Bu bozuk sistemin neden olduğu sızıntı, yalnız insanı değil, doğayı da etkiliyor. Bugüne kadar, Akdeniz’de yaşayan 134 tür deniz canlısının plastik atıkları yediği, 270’ten fazla hayvan türünün plastik atıklara takıldığı, 240’tan fazla türün ise plastik yuttuğu kaydedildi. Ayrıca, her yıl tükettiğimiz gıda ve suyla birlikte biz de plastik yutuyoruz ve bunun sağlığımız üzerindeki etkilerini henüz tam olarak bilmiyoruz.

Gezegenimiz, hâli hazırda, bir plastik krizinin tam ortasında. Kıyılarımıza ve denizlerimize ulaşan plastik atıklar bu ekosistemlerdeki canlı yaşamı için önemli bir tehlike oluşturuyor. WWF–Türkiye, kıyılarımızdaki ve denizlerimizdeki atık sorununun niteliklerini daha iyi anlamak amacıyla pilot alanlarda araştırma çalışmaları yürütüyor.

Yapılan çalışmalarda ortaya çıkan durum şöyle: Kıyılarımızda sıklıkla rastlanan atıkların çoğu, sırasıyla polimer (pet şişeler, pet şişe halkaları, plastik alışveriş torbaları vb.), kauçuk (araba lastiği vb.), tekstil (elbise atıkları, çuval vb.), kağıt (karton kutu, sigara paketi vb.), ahşap (dondurma sapı vb.), metal (alüminyum içecek kutusu vb.), cam (cam şişe, seramik atık vb.) ve diğer malzemelerden oluşuyor.

Kış mevsiminde yapılan ölçümlerde plastik alışveriş torbaları, pet ve plastik şişe, kapak ve halkalarının ağırlıklı olduğu polimer atıklar daha fazla iken, bahar aylarında yapılan ölçümlerde ise izmarit ve plastik alışveriş torbaları öne çıkıyor.

Bu küresel krizi durdurmak için denizlerimizdeki plastik kirliliğine karşı bir uluslararası sözleşmeye acil ihtiyaç var. Bu nedenle, 2030 yılına kadar denizlerimizdeki plastik kirliliğini durduracak, küresel ölçekte ve bağlayıcı yeni bir Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin düzenlenmesi şart. Hatta, bu sürece öncülük edecek ülkeler arasında Türkiye’nin de yer alması çözüm yolunda önemli bir ivme yaratabilir. Bununla birlikte, denizlerimizde en fazla bulunan tek kullanımlık 10 plastik ürünün çöpe dönüşmeden kaynağında durdurulmasını amaçlayan Avrupa Birliği Tek Kullanımlık Plastik Direktifi de bir an önce ülkemizde uygulamaya alınmalı.

Hepimizin ortak meselesi olan plastik atık sorunu ancak güçlü ve uyumlu küresel çabalarla çözülebilir. Ve denizlerimizin plastikten arındırılmasında ülkemizin üstleneceği liderlik rolü de son derece anlamlı.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA