KASIM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Dış Dünyanın Tehdidi Altında

Scott Wallace ve Chris Fagan

Charlie Hamilton James

25.9.2018

 

Dış Dünyanın Tehdidi Altında

Brezilya hükümetinin Yerli İşleri Dairesi tarafından kurulan Posto Awá yerleşiminde yaşayan Awá asıllı beş aile ormanda geceleyecekleri bir yolculuğa çıkıyor. Yerleşik gruplar hâlinde yaşayan ve ormanı özleyen Awálar, özellikle de orada büyümüş olan yaşlılar, geleneksel yöntemleriyle yeniden bağ kurmak üzere bu gezilere çıkıyor. Brezilya, yalıtılmış Yerli grupları için yürüttüğü temas kurmama politikasını ancak 1987 yılında başlattı.

Brezilya ve Peru’nun Amazon ormanlarında dış dünyadan izole yaşamlar süren son kabilelerin toprakları; madenciler, çiftlik sahipleri ve yasadışı ağaç kesimi yapanların istilasına uğruyor.

Kan kırmızısı topraktaki tekerlek izleri taze ve derin. Tainaky Tenetehar, daha yakından bakmak için arazi motosikletinden iniyor. Bu kanunsuz sınır bölgesindeki her türlü insan deviniminin izlerini tanıyan deneyimli bir iz sürücünün özgüveniyle, “Bu sabahtan kalma,” diyor.

Dürbünüyle ilerideki ağaçlıklı kayaya doğru uzanan yanmış savananın inişli çıkışlı tepelerini tarıyor. Brezilya’nın, yok edilmiş çalılık arazinin balta girmemiş ormanlara dayandığı ve özel arazilerin Yerli topraklarının sınırlarını ihlal ettiği ve büyük tartışmalara konu olan bu sınır bölgesinde tekerlek izlerinin tek ve uğursuz bir anlamı var.

“Keresteciler,” diyor Tainaky. Yani: Düşman.

Portekizce adı Laércio Souza Silva Guajajara ile de tanınan Tainaky –bu yollarda eskittikleri motosikletlerinden inmekte olan– yine kendisi gibi Guajajara kabilesinden dört yoldaşına dönüyor. Yamalı kot ve kamuflaj desenli pantolonlar, pilot gözlükleri ve yüzlerini kurak mevsimin her yana yayılan tozundan koruyan bandanalar kuşanmışlar. Aynı derecede mütevazı silahlarıyla –tek atımlık av tüfeği, el yapımı tabanca, pantolonlarının sıkılmış bellerinden sarkan birkaç pala– tuhaf bir karma janr filmini çağrıştırıyorlar. Mad Max ile Son Mohikan’ın buluştuğunu düşünün.

“Peşlerine düşelim mi?” diye soruyor Tainaky.

Bu gibi devriye ekiplerinin en büyük özelliği, yasadışı kerestecilerin peşine düşmeleri. Kamyonlarını ateşe veriyor, silahlara ve zincir testerelere el koyuyor, öfkeli kerestecileri kovuyorlar. 33 yaşındaki Tainaky’nin de aralarında bulunduğu devriye ekibi şefleri ölüm tehditleri alıyor. Bazı devriye elemanları kimliklerini gizlemek için sahte isim kullanıyor. 2016’da bir ay içinde üçü öldürülmüş.


Posto Awá’daki köylüler sabah banyosu keyfi yapıyor. Ellerindeki kırmızı–sarı ayaklı kaplumbağalar olasılıkla daha sonra yemek olacak.

Kendilerine Orman Bekçileri adını vermiş olan Yerli gönüllülerden oluşan yüz kişilik bir birliğin üyesi onlar. Bu ve benzeri gruplar, son yıllarda giderek artmış. Varlık nedenleri de, Doğu Amazon eyaleti Maranhão’daki 4 bin 150 kilometrekarelik Arariboia Yerli Arazisi dahil, koruma altındaki ormanlık alanları yok eden yasadışı keresteciliğe karşı mücadele vermek. Bu arada, yalnızca ormanlar değil, kuşaklardır Guajajaraların av kültürünü besleyen hayvanlar da yok oluyor. Ağaç kesimleri nedeniyle, nehir ve derelerinin doğduğu kaynak göller kuruyor. Balıklar, kuşlar tükeniyor.

Guajajaraların yitireceği şey çok ama onların yüzlerce yıl önce dış dünyadan gelenlerle ilk kanlı temaslarından bu yana geliştirdikleri etkin hayatta kalma stratejileri de var. Çoğu, dış dünyanın kurallarını biliyor. Birçoğu da içinde yaşamış. Arariboia rezervasyonunu paylaştıkları diğer kabile olan Awáların durumu ise daha da kötü. Birkaç Awá göçer grubu –Amazonlar’ın en doğusundaki yalıtılmış ya da diğer bir deyişle “temas kurulmamış” halk– rezervasyon alanının merkezindeki ormanlık alanlarda göçer hâlde yaşıyor; vinçlerin ve zincir testerelerin seslerinden, kurak mevsimde ise orman yangınlarının dumanlarından neredeyse sürekli kaçmak zorunda kalıyor.

Küçülmekte olan ormanın ortasına sıkışıp kalmış Awálar özellikle korumasız durumda. Ancak Brezilya’nın batıdaki Peru ile olan sınır bölgesini kaplayan balta girmemiş büyük yağmur ormanlarında dahi, yalıtılmış gruplar yasadışı kerestecilik, altın madenciliği ve şimdi de uyuşturucu kaçakçılığının yarattığı tahribattan kaçmak için sürekli yer değiştirerek yaşamak zorunda. (Bkz: Peru makalesi, sayfa 82.) Amazon Havzası’nın her yanında, dış dünya ile temas kurmamış tahmini 50 ila 100 kadar kabilenin –toplamda olasılıkla 5 bin kişi– güvenliğine karşı tehditler artış gösteriyor. Ve bu gruplar, dünyada günümüze kadar yalıtılmış hâlde varlık gösteren tüm kabilelerin büyük bölümünü oluşturuyor. Amazon dışında temas kurulmamış olduğu söylenen kabilelerin varlık gösterdiği bilinen yegâne yerler, Paraguay’ın Chaco bodur ormanı, Hint Okyanusu’ndaki Andaman Adaları ve Endonezya’ya ait Batı Yeni Gine. Rakamlar düşük görünebilir ama Yerli hakları savunucularına göre çok daha önemli bir şey söz konusu: Bu sayılan yerler dışında yeryüzünden bütünüyle silinmiş, endüstriyel ekonomimiz dışında varlığını sürdürmüş bu yegâne yaşam biçiminden geriye kalanların korunması.

“Bir etnik köken ya da insan grubunun yok olması büyük bir kayıp,” diyor Yerli hakları aktivisti Sydney Possuelo. “İnsan daha homojen hâle geliyor ve insanlığın kendisi zayıflıyor.”

Charlie Hamilton James

Yerleşik Awáların başlattığı yangın, devletin kurduğu Juriti yerleşiminin dışındaki manyok tarlalarını temizliyor. Tarım, balıkçılık ve avcı–toplayıcılıktan oluşan karma bir faaliyette bulunmalarına karşılık, yalıtılmış yaşayan göçer Awálar yaşamlarını temelde avcı–toplayıcılıkla sürdürüyor.

Charlie Hamilton James

Aralarında fotoğraftaki Posto Awálı bu beş ailenin de olduğu yerleşik Awálar, ormanda kaldıkları süre içinde Batılı giysilerini çıkarıyorlar ki karşılaştıkları yalıtılmış Awálar onları yabancı zannedip saldırmasın. Kadınlar kamp kurup çocuklara bakıyor, erkekler ise ok ve yaylarıyla gece avına çıkıyor.

Charlie Hamilton James

Posto Awá köyündeki bir kadın, bir armadilloyu temizleyip kesiyor. Günümüzde Awáların çoğu, metal aletler, silah, ilaç ve hatta akıllı telefon gibi mamul ürünlere daha kolay erişim sağladıkları resmi üsler civarında yerleşik topluluklar olarak yaşıyor.

Charlie Hamilton James

Gönüllü Orman Bekçileri olarak görev yapan Guajajara kabilesi üyeleri. Yöreye özgü güvenlik güçleri, Arariboia Yerli Arazisi’ni yasadışı kerestecilerin bitmez tükenmez istilasından korumaya –ve rezervasyonda dolaşmaya devam eden birkaç yalıtılmış Awá aileye yardım etmeye– çalışıyor.

Charlie Hamilton James

Dünyanın en büyük açık ocak demir madeninden yola çıkan cevher yüklü üç kilometrelik trenler, Posto Awá ile Tiracambu Yerli yerleşimleri yakınlarından geçerek Atlas Okyanusu’ndaki São Luís limanına gidiyor. Cevherin çoğu gemilerle Çin’e gönderiliyor. Demiryolu 1970’ler ve 80’lerde inşa edildiğinde geleneksel Awá topraklarının ortasından geçmişti.

Charlie Hamilton James

Yurúa Nehri, Peru–Brezilya sınırı yakınlarından geçiyor. Bu bölgenin koruma altındaki ormanlarında yapılan kaçak kerestecilik, büyük yapraklı maun gibi ağaçlardan elde edilen kerestelerin küresel pazardaki talebini karşılıyor. Kerestecilik, ülkenin geriye kalan tahmini 15 yalıtılmış kabilesinin varlığına karşı da tehdit oluşturuyor.

Aynı zamanda Guajá ve Awá–Guajá olarak da bilinen Awáların dış dünyayla iletişimi, büyük oranda karşılaştıkları şiddetle tanımlanıyor. Günümüzdeki 600 kadar Awá’nın yüz kadarı ormanlarda göçer hâlde yaşıyor. Son on yıllar içinde dış dünyayla temas kuran diğerleri, Maranhão’nun batı sınırına bitişik koridor boyunca uzanan, koruma altındaki dört Yerli alanının üçünde oluşturulan köylerde yerleşik yaşam sürüyor. Awáların varlığı, batıdaki yağmur ormanları için önemli bir tampon bölge oluşturan 12 bin 300 kilometrekarelik mevsimlik kuru ormanların yasal koruma altına alınmasını sağlamış.

Her ne kadar dört rezervin üçünde yalıtılmış Awá grupları varlık gösterse de, yalnızca Arariboia’dakiler –60 ila 80 kişi kadar– özünde temas kurulmamış olarak, rezervasyonun merkezinde dışa kapalı yaşıyor. Ok ve mızrakla avlanmayı, yaban balı ve babassu yemişi toplamayı ve tarihöncesinden kalma ormanların bereketine ve su kaynaklarına bel bağlamayı sürdürüyorlar. Yakınlarında, dış dünyadan gelenlerle karşılaşmaları hâlinde aracı olarak görev yapabilecek yerleşik Awálar da yok.

5 bin 300 civarında Guajajara ise rezervasyonun merkezini kuşatan tepeler ve ovalarda kurulmuş onlarca kasaba ve köyde yaşıyor. Ve rezervasyon sınırları dışında, kerestenin birincil ekonomik faktör olduğu beş büyük belediye yer alıyor. Maranhão’nun orman örtüsünün yüzde 75’i yok olmuş durumda; bu nedenle de, en değerli kerestenin çoğu Arariboia’da, Awáların yaşadığı diğer üç Yerli toprağı (Alto Turiaçu, Caru, Awá) ve bitişikteki biyolojik koruma alanında bulunuyor. Söz konusu bölgelerden kereste çıkarmanın yasak olması da, eyaletin neredeyse tamamında kerestecilik sektörünü otomatik olarak bir suça dönüştürüyor.

Ancak bu gerçeklik, gözcüler ve sahte belgeler yoluyla yaptırım çabalarını baltalayan kaçakçıları engellemiyor. Çoğunluğu plakasız tomruk kamyonları, polisin denetim yapmadığı tali yolları kullanarak yüklerini Yerli topraklarının dışındaki gizli kereste fabrikalarına taşıyor. Ve bu ağ Awáların varlığını öyle büyük bir risk altına sokuyor ki, kabile halklarının haklarını savunan Survival International, 2012’de Awálar adına küresel bir kampanya başlattı ve onları “yeryüzünün en büyük tehlike altındaki kabilesi” olarak tanımladı.

Sonuçta, Maranhão’daki Guajajaralar da, varlıklarını sürdürmelerinin Awá komşularının varlıklarına kesinlikle bağlı olduğuna inandıkları için os isolados –“yalıtılmışlar”– ile birlikte aynı amaç uğruna hareket etmeye başladı. Ülkenin 300’ü aşkın Yerli grubunun sesini duyurmayı amaçlayan Brezilya Yerli Halklarının Sesi hareketinin eski genel müdürü olan ve bu yılki başkanlık seçiminin adayları arasında yer alan Sônia Guajajara, “Awáları korumak ile ormanı korumak aynı şey,” diyor.


Awá avcı, küçük bir kariyaku ile evine geri dönüyor. Avcılar bazen yalıtılmış yaşamlar süren akrabaları isoladoların izlerini görüyor. Yasadışı keresteciler ve yerleşimcilerin giderek artan baskılarına rağmen, yüz kadar Awá Amazon ormanlarında hâlâ göçer hâlde yaşıyor.

Tainaky’nin beraberindeki Orman Bekçileri ne yapmaları gerektiğine karar vermeye çalışırken, yakındaki çiftlik evinden kasklı bir tip çıkıyor, arazi motosikletine atlayıp, yüzü aynalı siperliğinin arkasında gizli hâlde son hız geçip gidiyor.

Olheiro!” diye bağırıyor adamlar. Casus!

Bekçiler, gözdağı veren kerestecilerin yanı sıra halk içindeki casuslarla da uğraşmak zorundalar. Devriye ekiplerini gözleyen ajanlar, kendilerine para ödeyen kişilere bilgi aktarıyor, onlar da telsizle arazideki kereste ekiplerini uyarıyor. Bir toz bulutu içinde uzaklaşan motosiklete bakan Tainaky, “Gidelim!” diye emir veriyor. “Bizi ihbar edecek!”

Gafil avlama unsuru misyonun başarısı için şart. Bekçiler kesim yapanları habersiz yakalamak zorunda ki kendileri pusuya düşmesinler. Federal emniyet güçleri dahi ücra köşelerdeki ormanlık alanlarda iyi silahlanmış kesimcilerin saldırısına uğruyor. Avcıyken kendileri av olabiliyor.

“Eğer biz yapmasak yalıtılmışları kim koruyacak?” diye soruyor Tainaky, devriyeye çıkmadan bir gece önce. Arariboia topraklarının haritasını açarak parmağıyla sınırları üzerinden geçiyor. “Ağaç kesenler Yerli topraklarının tüm dış çeperinden giriş yapıyor,” diyor. Sonra da haritanın ortasına parmağıyla vuruyor. “Amaçları, isoladoların bulunduğu merkeze ulaşmak. Keresteciler geldiğinde de kaçmaktan başka çareleri kalmıyor.”

Yerli işlerinden sorumlu bir de devlet kurumu var: Fundação Nacional do Índio (FUNAI). Bu kuruma bağlı çalışan Yalıtılmış Yaşayan Yerliler ve İlk Temas Müdürlüğü, kabilelerin temas kurma riskinin eli kulağında olduğu Amazon sıcak noktaları listesinin ilk sırasına Arariboia’yı koyuyor. Ancak FUNAI’nin bütçesinde yapılan ağır kesintiler, Awá gibi yalıtılmış kabilelerin, kaynağa aç küresel ekonominin acımasız baskısından korunmasını çok daha zorlu bir iş hâline getirmiş durumda. 2016’da, dönemin devlet başkanı Dilma Rousseff’in görevini kötüye kullanmakla suçlanmasından bu yana, ticari faaliyet yanlısı politikacılar Amazon’daki Yerli topraklarının korunmasını yürürlükten kaldıran yasalar çıkardılar. Bu süreçte deneyimli FUNAI görevlilerinin işten çıkarılması ve saha denetim noktalarının kapatılması, Brezilya’nın kabile halklarının ve yalıtılmış Yerli halkların yüz yüze olduğu tehlikeyi daha da artırdı.

Guajajaraların yaptığı yardım çağrıları nedeniyle, resmi makamlar civar kasabalardaki yasadışı kereste fabrikalarına arada bir baskın yapıyor ve kerestecileri çıkarmak için ormanda tek tük polis harekâtları düzenliyor. Ama genelde “Bekçiler” ya kaderlerine terk edilerek miraslarını taşıyan tomruk kamyonlarını izlemek zorunda kalıyor ya da kendileri kerestecileri ellerinden geldiğince engellemeye çalışıyor.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ekim 2018 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Charlie Hamilton James

Yerleşik Awáların başlattığı yangın, devletin kurduğu Juriti yerleşiminin dışındaki manyok tarlalarını temizliyor. Tarım, balıkçılık ve avcı–toplayıcılıktan oluşan karma bir faaliyette bulunmalarına karşılık, yalıtılmış yaşayan göçer Awálar yaşamlarını temelde avcı–toplayıcılıkla sürdürüyor.

Charlie Hamilton James

Aralarında fotoğraftaki Posto Awálı bu beş ailenin de olduğu yerleşik Awálar, ormanda kaldıkları süre içinde Batılı giysilerini çıkarıyorlar ki karşılaştıkları yalıtılmış Awálar onları yabancı zannedip saldırmasın. Kadınlar kamp kurup çocuklara bakıyor, erkekler ise ok ve yaylarıyla gece avına çıkıyor.

Charlie Hamilton James

Posto Awá köyündeki bir kadın, bir armadilloyu temizleyip kesiyor. Günümüzde Awáların çoğu, metal aletler, silah, ilaç ve hatta akıllı telefon gibi mamul ürünlere daha kolay erişim sağladıkları resmi üsler civarında yerleşik topluluklar olarak yaşıyor.

Charlie Hamilton James

Gönüllü Orman Bekçileri olarak görev yapan Guajajara kabilesi üyeleri. Yöreye özgü güvenlik güçleri, Arariboia Yerli Arazisi’ni yasadışı kerestecilerin bitmez tükenmez istilasından korumaya –ve rezervasyonda dolaşmaya devam eden birkaç yalıtılmış Awá aileye yardım etmeye– çalışıyor.

Charlie Hamilton James

Dünyanın en büyük açık ocak demir madeninden yola çıkan cevher yüklü üç kilometrelik trenler, Posto Awá ile Tiracambu Yerli yerleşimleri yakınlarından geçerek Atlas Okyanusu’ndaki São Luís limanına gidiyor. Cevherin çoğu gemilerle Çin’e gönderiliyor. Demiryolu 1970’ler ve 80’lerde inşa edildiğinde geleneksel Awá topraklarının ortasından geçmişti.

Charlie Hamilton James

Yurúa Nehri, Peru–Brezilya sınırı yakınlarından geçiyor. Bu bölgenin koruma altındaki ormanlarında yapılan kaçak kerestecilik, büyük yapraklı maun gibi ağaçlardan elde edilen kerestelerin küresel pazardaki talebini karşılıyor. Kerestecilik, ülkenin geriye kalan tahmini 15 yalıtılmış kabilesinin varlığına karşı da tehdit oluşturuyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA