EYLÜL SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Kuşlar Âleminin İnsanları

Christine Dell'Amore

Joel Sartore

31.5.2018

 

Kuşlar Âleminin İnsanları

Bu dişi eklektus papağanı kameraya muzip bir bakış atmış. Çoğu kuşun erkeği dişisine göre daha göz alıcı oluyor, oysa eklektus dişisi kiraz kırmızısı tüyleriyle caka satarken, erkeğin yeşili dişiye oranla sönük kalıyor.

Papağanlar şarkı söylüyor, dans ediyor, bizi taklit ediyor, gönüllerimizi fethediyorlar. Ama popülerlikleri artık onlar için tehlike oluşturuyor.

Umgeni Nehri Kuş Parkı’ndaki yemyeşil kuş evleri, ses tellerini açan bir şarkıcının nameleriyle yankılanıyor bazen. Kim mi bu assolist? Molly adında bir papağan. Bir mavi alınlı amazon olan Molly notaları sıralamayı eski sahibinden öğrenmiş. Durban’da (Güney Afrika Cumhuriyeti) yer alan bu hayvanat bahçesi ve üreme merkezindeki papağanların çoğu, büyük ve ilgi isteyen bir kuşa bakmanın zorluklarına kendini hazırlamamış insanlarca terk edilmiş. Papağanlar gürültücü ve yıpratıcı olmakla kalmıyor; bazıları üç yaşındaki bir çocuk kadar zeki olabiliyor, bazıları da 80 yıl yaşayabiliyor.

Yine de, papağan edinme isteğine –koruma ekolojisi uzmanı Stuart Marsden onlara “kuşlar âleminin insanları” diyor– kimi kez karşı koyamıyoruz. Oldukça sosyal ve zeki olan bu kuşlar sahipleriyle anlamlı ve güçlü bağlar kuruyor. Buna bir de insan sesini taklit etme yeteneklerini ekleyince papağanların belki de dünyanın en popüler evcil kuşları olması bir rastlantı değil.

Ancak bazı durumlarda bu popülerlikleri onlara zarar veriyor. Üreme konusunda dünya genelinde yürütülen kapsamlı üretme programlarına rağmen, birçok papağan hâlâ yasadışı yollarla doğadan koparılıyor. Bunun bir nedeni de, fil ve gergedan gibi hayvanların kaçakçılığını yaparak milyarlarca dolar kazanmış organize suç şebekelerinin şimdilerde papağanlara da dadanmış olmaları. Palmiye kakadularının karaborsada kuş başına 30 bin dolara kadar alıcı bulduğu biliniyor. Yasadışı papağan ticareti, yasaların yetersiz kaldığı ya da uygulamada aksaklıkların yaşandığı Latin Amerika ve Karayipler’de çığırından çıkmış durumda.


Çarpıcı renklerde fırça darbeleri, Edwards incir papağanının gözlerini çevreliyor. Tür, adından da anlaşıldığı üzere (çeşitli meyveler, nektar ve olasılıkla böceklerin yanı sıra) incirle besleniyor. Bu göz alıcı orman sakini, Endonezya ve Papua Yeni Gine’deki insan yerleşimlerinin yakınlarında da rahatlıkla yaşayabiliyor.

Peru’da ara türlerini inceleyen Teksas A&M Üniversitesi zooloğu Donald Brightsmith, “Amerika Birleşik Devletleri’nde bir papağan alacak olursanız, yüzde 99 olasılıkla esaret altında yetiştirilmiş bir kuş olacaktır bu,” diyor. “Ama eğer Peru, Kosta Rika ya da Meksika’daysanız, doğada yakalanmış olma olasılığı yüzde 99’dur.”

Evcil hayvan olarak beslemek isteyenlerin yol açtığı talep, orman tahribatı ve doğal yaşam alanlarının yok olması da eklendiğinde, bu kuşların karşı karşıya kaldıkları tehlikenin başlıca nedenini oluşturuyor. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine Dair Sözleşme (CITES) çerçevesinde, 350 civarı türün dördü hariç tümünün koruma altında olması gerekiyor. Aralarında en iyi konuşan kuş olan Afrika gri papağanı, evcil hayvan olarak açık arayla en çok arzulanan tür aynı zamanda. Son kırk yıl içinde, CITES’e göre en az 1,3 milyon gri papağan, yaşadıkları 18 farklı ülkeden yasadışı yollarla ihraç edilmiş. Buna ek olarak yüzbinlerce papağan da Batı ve Orta Afrika yağmur ormanlarında yakalanıp götürülmüş ya da yolda yaşamını yitirmiş.

Bu ticaretin merkezi ise diğer bütün ülkelerden daha fazla Afrika gri papağanı ihraç eden Güney Afrika. Geçmişte siparişlerin çoğu ABD’den ve Avrupa’dan geliyormuş, ancak kuş gribi korkusu ve kuş ticaretini kısıtlayan yasalar söz konusu yerlerde pazarı daraltmış. Şimdilerdeyse bu açığı Ortadoğu kapatıyor. Güney Afrika 2016’da bölgeye binlerce gri papağan ihraç etmişti.

Joel Sartore

Gül pembe yanakları ve melodik ötüşleriyle, gül başlı papağanlar yüzyıllardır en sevilen evcil kuşlardan biri –özellikle de Avrupa’da. Çoğunlukla Myanmar ve Tayland’da doğada yakalanan bu tür, artık tehdide açık (NT) olarak değerlendiriliyor.

Joel Sartore

Koyu renk tüylere sahip vasa papağanlarının aşk hayatı maceralı oluyor: Dişiler çok sayıda erkeğin peşinde koşup onlarla çiftleşiyor. Madagaskar’a özgü vasaların bu davranışı, yiyecek kıtlığına yanıt olarak ortaya çıkmış olabilir, çünkü erkekler kur yaparken dişileri besliyor.

Joel Sartore

Afrika gri papağanları konuşmayı bebeklere benzer biçimde öğreniyor: Duydukları sözcüklerle aynı sesleri çıkarmak için dillerini kullanıyorlar. Deneyler, esaret altındaki, zekâsıyla ünlü gri papağan Alex’in sıfır kavramını anlayabildiğini kanıtlamış.

Joel Sartore

Miğferli kakadu, çoğu Avustralya’da yaşayan 20 civarı kakadu türünden biri.

Joel Sartore

Biak lorisi, çoğu zaman gürültücü kuş sürüleri içinde diğer papağanların arasında görülüyor.

Joel Sartore

Avustralya’da yaşayan turkuaz papağanlar 20. yüzyıl başlarında neredeyse yok olup gitmiş, ama sonra geri dönmüş.

Joel Sartore

Kritik derecede tehlike altında olan mavi gerdanlı ara, Bolivya’nın kuzeydoğusunda varlık gösteren tek bir palmiye türüne önemli ölçüde bağımlı bir yaşam sürüyor.

Joel Sartore

Orman kıyısında yaşamayı tercih eden Finsch papağanı, aslında orman tahribatından yarar sağlıyor.

Joel Sartore

Geniş bir yayılım alanına sahip kırmızı lori, uluslararası evcil hayvan piyasası için sıkça yakalanmasına rağmen tükenmekten kurtulmayı başardı.

Joel Sartore

Avustralya, Endonezya ve Papua Yeni Gine’nin kırmızı kanatlı papağanlarının erkekleri zaten yeterince alımlı görünüyor olabilir, ama dişiler onlarda olasılıkla daha da canlı renkler algılıyor. Diğer birçok kuş gibi bu tür de morötesi ışıkları görebiliyor. Bazı papağan tüyleri morötesi ışınlar altında fosforlu şekilde parlıyor, bu da kuşların olası eşleriyle iletişim kurmak için ışık dalga boylarının karmaşık bir tayfından yararlandığı anlamına geliyor olabilir.

Aynı yıl, CITES tartışma yaratan bir kararla, gri papağanları Ek I’e, yani tükenme tehdidi altında olan türler arasına aldı. Yetiştiriciler, yurtdışına kuş satmayı sürdürmek için artık CITES denetçilerine ellerindeki Afrika gri papağanlarının doğada yakalanmış değil, esaret altında yetiştirilmiş olduğunu kanıtlamak zorunda. Esaret altında doğan yavruların çoğu bileklerinde kalıcı bir kimlik halkası taşıyor. Yasadışı tacirler, bu halkaları yabanıl kuşlara nasıl takabileceklerini bulmuş olabilir; bu nedenle esaret altında yetiştirilmiş olanlarla doğada yakalanmış kuşları ayırt etmek her zaman kolay olmuyor. Ama bunun bir yolu bulunabilir.

Güney Afrika’daki KwaZulu–Natal Üniversitesi’nden genetik bilimciler, belirgin genetik özellikleri çözerek bir kuşun doğada mı yakalandığını yoksa esaret altında mı yetiştirildiğini belirlemek üzere gen tabanlı bir yöntem geliştirmiş. Bu tür bir DNA çalışması bir yetiştirici, evcil hayvan alıcısı ya da havaalanı denetçisinin kuşlardan numune alıp nereden geldiğini hemen orada belirleyebilmesini sağlayacak bir testin önünü açabilir. Benzer bir yaklaşımla, papağan tüylerindeki kimyasal izotoplardan yararlanarak geldikleri yere işaret eden beslenme alışkanlıklarını belirlemek de olanaklı.

Son yıllarda papağanların önünü açan bazı gelişmeler de yaşandı: Önceden CITES sınırlamalarını uygulamayı reddeden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, artık doğada yakalanmış gri papağan ithalatı yapmayacağını duyurdu.

Korumacılara göre, uzun vadede buradaki güçlük, papağanların korsanların omzuna konan eğlenceli kader arkadaşları ya da kafeslerinde durmuş şarkı söyleyip, kaba saba sözleri taklit eden evcil hayvanlardan ibaret olmadığı konusunda toplumu ikna edebilmek. Papağanlar, hemen her kıtada, doğada özgürce yaşayan yüzlerce türden oluşuyor ve onları gözden kaçırmaya devam edersek bu gürültücü ve rengârenk kuş kumpanyasının tamamı, çok da uzak olmayan bir gelecekte elimizden uçup gidebilir.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Joel Sartore

Gül pembe yanakları ve melodik ötüşleriyle, gül başlı papağanlar yüzyıllardır en sevilen evcil kuşlardan biri –özellikle de Avrupa’da. Çoğunlukla Myanmar ve Tayland’da doğada yakalanan bu tür, artık tehdide açık (NT) olarak değerlendiriliyor.

Joel Sartore

Koyu renk tüylere sahip vasa papağanlarının aşk hayatı maceralı oluyor: Dişiler çok sayıda erkeğin peşinde koşup onlarla çiftleşiyor. Madagaskar’a özgü vasaların bu davranışı, yiyecek kıtlığına yanıt olarak ortaya çıkmış olabilir, çünkü erkekler kur yaparken dişileri besliyor.

Joel Sartore

Afrika gri papağanları konuşmayı bebeklere benzer biçimde öğreniyor: Duydukları sözcüklerle aynı sesleri çıkarmak için dillerini kullanıyorlar. Deneyler, esaret altındaki, zekâsıyla ünlü gri papağan Alex’in sıfır kavramını anlayabildiğini kanıtlamış.

Joel Sartore

Miğferli kakadu, çoğu Avustralya’da yaşayan 20 civarı kakadu türünden biri.

Joel Sartore

Biak lorisi, çoğu zaman gürültücü kuş sürüleri içinde diğer papağanların arasında görülüyor.

Joel Sartore

Avustralya’da yaşayan turkuaz papağanlar 20. yüzyıl başlarında neredeyse yok olup gitmiş, ama sonra geri dönmüş.

Joel Sartore

Kritik derecede tehlike altında olan mavi gerdanlı ara, Bolivya’nın kuzeydoğusunda varlık gösteren tek bir palmiye türüne önemli ölçüde bağımlı bir yaşam sürüyor.

Joel Sartore

Orman kıyısında yaşamayı tercih eden Finsch papağanı, aslında orman tahribatından yarar sağlıyor.

Joel Sartore

Geniş bir yayılım alanına sahip kırmızı lori, uluslararası evcil hayvan piyasası için sıkça yakalanmasına rağmen tükenmekten kurtulmayı başardı.

Joel Sartore

Avustralya, Endonezya ve Papua Yeni Gine’nin kırmızı kanatlı papağanlarının erkekleri zaten yeterince alımlı görünüyor olabilir, ama dişiler onlarda olasılıkla daha da canlı renkler algılıyor. Diğer birçok kuş gibi bu tür de morötesi ışıkları görebiliyor. Bazı papağan tüyleri morötesi ışınlar altında fosforlu şekilde parlıyor, bu da kuşların olası eşleriyle iletişim kurmak için ışık dalga boylarının karmaşık bir tayfından yararlandığı anlamına geliyor olabilir.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA