EYLÜL SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

IŞİD'in Yok Ettiği Tarih

Andrew Curry

Reuters

20.3.2015

 

IŞİD'in Yok Ettiği Tarih

IŞİD kendi inancıyla örtüşmeyen Müslüman ibadet yerlerini bile yerle bir ediyor. Musul’daki Yunus Peygamber Camii de bunlardan biri.

Binlerce yıllık tarihi yok eden IŞİD'in yıkım güzergâhında birçok arkeolojik alan yer alıyor.

Irak ve Suriye’deki İslamcı militanlar arkeolojik alanlara buldozerler ve patlayıcılarla saldırarak bölgenin kültürel mirasına karşı açtıkları savaşı bir adım daha ileri götürdü.

Bugünlerde Irak’ın kuzeyinde ve batısında geniş bir alanı kontrolü altına almış durumda olan IŞİD'in, uygarlığın beşiği olarak bilinen bölgedeki tarihi alanları yağmalamasının ve yok etmesinin önüne geçilemiyor. Örgüt, Şubat ayı sonunda militanlarının kazmalar ve balyozlarla, içindeki binlerce yıllık heykelleri parçalayıp devirerek Musul Müzesi’ni yerle bir ederken çekilmiş video görüntülerini yayımladı. Geçen hafta da Irak Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı, IŞİD militanlarının geçmişi binlerce yıl önceye uzanan antik kentlerdeki harabeleri tahrip ettiğini duyurdu. Bunların arasında Asurlulardan kalma üç antik kent ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Roma dönemi metropollerinden Hatra da vardı.

 Suriye’de süren, 200 bine yakın insanın ölümüne neden olan, milyonlarca insanı da evlerinden eden iç savaş da muazzam bir yıkıma neden oluyor. IŞİD ülkenin kontrolü için savaşan çok sayıda gruptan sadece biri olsa da para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını teşvik ediyor. IŞİD’in kaleleri olarak bilinen Suriye’nin doğu bölgelerinde bulunan tarihi alanlar yağmacılar tarafından ciddi şekilde tahrip edildi.

Lynn Abercrombie

Iraklı yetkililere göre, Kuzey Irak’taki UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alan Hatra antik kenti bir süre önce IŞİD militanları tarafından hedef alındı.

-

Temmuz 2001’de Nimrud’daki arkeolojik SIT alanında bulunan kanatlı boğa heykelini temizleyen Iraklı işçiler.

DeAgostini, Getty Images

Suriye’de, Fırat Nehri üzerindeki Mari’de keşfedilen kil tabletler eski Mezopotamya’ya ışık tutan önemli birer kaynak.

Bölgeden raporlar gelse de arkeologlar, bölgedeki tahribata ilişkin verilerin ve kanıtların hâlâ çok az olduğu konusunda uyarıyor. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında antikçağın gelişmiş kentlerinden Hatra ve Nimrud’daki arkeolojik alanlarda ne kadar hasar meydana geldiğine dair çok az bilgi var.  

Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess, “Elimizde hasarın ne kadar büyük olabileceğini gösteren fotoğraflar yok,” diyor. “Nelerin yok edildiğini anlamamız gerekiyor.”

Anlamsız Yıkıma Anlam Aramak

25 Şubat'ta yayımlanan videoda IŞİD, Musul Müzesi’nin yerle bir edilmesinin motivasyonunun din olduğunu iddia ediyor. Bir IŞİD üyesi “Peygamberimizden bu putları devirip yok etme emri aldık,” diyor. “Arkamdaki bu kalıntılar, geçmişte insanların Allah yerine taptığı putlar ve heykeller.”

Van Ess, saldırıların ardındaki düşünceyi anlamak mümkün olmasa da bu durumun onun gerçekliğine gölge düşürmediğini söylüyor. “Çok dindar insanlar soru sormazlar,” diyor. “Eminim bazıları buna gerçekten inanıyor.”

Bunlar, savaşın Irak’taki arkeolojik alanlara zarar verdiği ilk vakalar değil. 2003’teki işgalin hemen ardından ABD kuvvetleri Irak’ın güneyindeki Babil kalıntıları üzerine üs inşa etmiş, buldozerlerle arkeolojik alanın bir bölümünü tahrip etmişti. İşgali izleyen süreçte ortaya çıkan kaos, yağmacılığın Irak’ın her yerinde önlenemez yükselişini getirdi. Örneğin Musul Müzesi 2003’te talan edildi. IŞİD kenti ele geçirmeden önce de burada kalan eserlerin çoğu korunmaları için Bağdat’a götürüldü. 

Van Ess, son yıkımın haksız doğası ve IŞİD’in bunu gururla paketleyip propaganda için online yayınlama yönteminin kabul edilmesinin çok zor olduğunu savunuyor. “Bu tahribat özel bir durum değil. Savaşlar her zaman bunu getirir, tarih boyunca böyle olmuştur” diyor. “Sarsıcı ve yeni olan bunu dünyaya duyurma biçimleri.”

IRAK

Hatra

İÖ 300’lü yıllarda kurulan Hatra, Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyet alanının dışındaki bağımsız bir krallığın başkentiydi. Yunan ve Roma etkisindeki mimarisiyle Doğu’ya özgü nitelikleri onun İpek Yolu’nın bir ticaret merkezi olarak önemine tanıklık ediyor. Hatra 1985’te UNESCO Dünya Mirası listesine alındı.  

Geçen yaz aylarında IŞİD tarafından ele geçirilen Hatra’nın cephanelik ve eğitim kampı olarak kullanıldığı söyleniyor. Şubat ayının sonlarındaysa buldozerlerle tahrip edildiği ya da yok edildiği belirtiliyor. UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova bu gelişmeler üzerine “Hatra’nın yıkımı Irak’ta yürütülen dehşet verici kültürel temizlik stratejisinde bir dönüm noktasına işaret ediyor,” demişti. 

Ninova

Asur, İÖ 900 ile 600 yılları arasında antik dünyanın geniş bir bölümünü kontrol eden ve saldırgan bir şekilde Ortadoğu’nun büyük bölümüne yayılan ilk gerçek imparatorluklardan biriydi. Asur kralları hükümdarlıklarını kuzey Irak’ta bulunan bir dizi başkentten yürüttü. Ninova bunlardan biriydi ve İÖ 700 yıllarında Asur imparatoru Sinahheriba'nın yönetimi altındayken gelişti. Ninova bir zamanlar dünyanın en büyük kentiydi.  

Musul’un dış bölgelerindeki konumu –modern kentin bir bölümü Ninova’nın kalıntıları üzerine kurulu– IŞİD 2014’te kentte kontrolü ele aldığında Ninova'yı ilgi odağı hâline getirdi. Musul Müzesi, burada bulunan heykellerin çoğuna ev sahipliği yapıyordu. Videoda görüldüğü gibi müzenin yağmalanması sırasında bazıları zarar gördü. Parçalanan heykeller arasında Ninova’nın antik Nirgal Kapısı’nda bulunan ve “lamassu” adı verilen yarı insan–yarı hayvan gövdeli gardiyan heykeller de vardı. 

Musul Müzesi ve Kütüphaneler

Musul’daki kütüphane ve üniversitelerin yağmalandığına dair haberler IŞİD geçen yaz şehri kontrolü altına alır almaz gelmeye başladı. Yüzlerce yıl önceden kalma el yazmaları çalındı, binlerce kitap uluslararası sanat piyasasında akıbeti belirsiz bir şekilde kayboldu. Musul Üniversitesi’nin kütüphanesi Aralık ayında yakıldı. Şubat sonundaysa IŞİD’in operasyonları şiddetlendi: Musul’un simgelerinden 1921’de inşa edilmiş merkez halk kütüphanesi patlayıcılarla yerle bir edildi. Onunla birlikte binlerce el yazması ve Arap bilim insanları tarafından kullanılmış araç–gereç de yok oldu.  

Kitap yakmalar, IŞİD savaşçılarının Musul Müzesi’ne saldırıya geçmelerini gösteren videoyu yayımlamalarıyla aynı zamana denk geliyordu. Militanlar heykelleri deviriyor, diğer parçaları da çekiçlerle parçalıyordu. Müze, Bağdat’taki Irak Müzesi’nin ardından ülkenin ikinci en büyük müzesiydi. Heykellerin arasında Hatra ve Ninova’dan başyapıtlar da bulunuyordu. Van Ess, eğitimli bir gözün videoda tahrip edildiği görülen tarihi eserlerin yarısına yakınının kopya olduğunu tespit edebileceğini söylüyor; orijinallerin çoğu Irak Müzesi’nde bulunuyor. 

Nimrud

3200 yıl önce kurulan Nimrud, Asurların ilk başkentiydi. Zengin dekorasyonu imparatorluğun gücü ve varlığını yansıtıyordu. 1840’larda İngiliz arkeologların kazı çalışmalarına başlamasının ardından devasa taş heykellerin onlarcası dünyanın çeşitli müzelerine gönderildi. Bunlar arasında New York’taki Metropolitan Museum of Art ve Londra’daki British Museum da var. Orijinallerin çoğuysa Irak’ta kaldı.  

Arkeolojik alanın kendisi de çok büyük: Toprak bir duvar 3,6 kilometrekarelik bir alanı çevreliyor. Irak Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı IŞİD’in arkeolojik alanın bazı bölümlerini buldozerlerle yok ettiğini söylüyor ancak zararın boyutu konusunda hâlâ net bir bilgi yok. Tarihi kentin bir bölümü hiçbir zaman yeryüzüne çıkmadı ve yer altında korunaklı kaldığı umuluyor. 

Horsâbad

Musul’a birkaç kilometre uzaklıktaki Horsâbad, Asurların bir diğer başkenti. Burada bulunan saray, Asur Kralı Sargon tarafından İÖ 717-706 yılları arasında yaptırılmış. Kabartmaları ve heykelleri çok iyi korunmuş, hatta Asur zaferlerini ve kraliyet tören alaylarını anlatan orijinal resimlerin izlerini görmek mümkün.  

Kabartmaların ve heykellerin çoğu 1800’lerin ortasında Fransızların kazı çalışmaları sırasında ve 1920-30’larda Chicago’daki Şark Enstitüsü ekipleri tarafından taşındı. Eserler Bağdat’taki Irak Müzesi’nin yanı sıra Chicago'da ve Paris’te Louvre Müzesi’nde korunmaya devam ediyor. IŞİD’in tarihi alanın hangi bölümünü hedef aldığıysa bilinmiyor. Van Ess “Zararın hangi boyutlarda olduğunu gösterecek fotoğraflar yok,” diyor. “Şu anda sahip olduğumuz tek bilgi yöre sakinleriyle Irak Tarihi Eserler Bakanlığı’ndan gelenler.” 

Yunus Peygamber Camii

Musul’daki Yunus Peygamber Camii İncil’de adı geçen ve birçok Müslüman tarafından bir peygamber kabul edilen Yunus Peygamber’e ithaf edilmişti. Ancak İslam’ın aşırı katı bir yorumunu benimseyen ve Yunus gibi peygamberlere saygı duymayı günah kabul eden IŞİD militanları, 24 Temmuz’da camiyi boşaltarak patlayıcılarla yerle bir etti. Asur kenti Ninova’yı oluşturan iki dağdan birinin üzerine yapılmış bir Hıristiyan kilisesinin tepesine kurulu bu cami, Irak’ın pek çok tarihi yeri gibi tarihin bir dönemine ışık tutuyordu.

İmam Dur Türbesi

Samarra kenti yakınlarındaki İmam Dur Türbesi Ortaçağ İslam mimarisi ve dekorasyonun muhteşem bir örneğiydi. Geçen Ekim ayında havaya uçuruldu.

 

SURİYE 

Apamea

Roma devrinin zengin ticaret kenti Apamea, IŞİD’in ortaya çıkmasından önce, yani Suriye’deki iç savaşın ilk günlerinden bu yana fena hâlde yağmalandı. Uydu görüntüleri, tarihi alanlarda açılmış çukurları gösteriyor. Burada bulunan ve daha önce varlığından haberdar olunmayan Roma devrine ait mozaiklerin çıkarılarak satılmak üzere söküldüğü bildiriliyor. IŞİD’in antik eserlerin satışından pay aldığı ve bu şekilde operasyonlarına finansman sağlayacak on milyonlarca dolar elde ettiği de söylenenler arasında. 

Dura-Europos

Fırat Nehri’nde bir Yunan yerleşimi olan ve Suriye’nin Irak sınırına yakın bir konumda bulunan Dura-Europos daha sonraları Roma İmparatorluğu’nun doğudaki ileri karakollarından biri hâline geldi. Dünyanın en eski Hıristiyan kilisesine, güzel dekorasyonuyla bir sinagoga, çok sayıda tapınağa ve Roma devri yapılarına ev sahipliği yaptı. Yağmacıların verdiği zararın büyüklüğünü, kentin kerpiç duvarlarının içindeki oyulmuş hâldeki arazinin uydu görüntüleri ortaya koyuyor.

 Mari

Mari İÖ 3000 ile 1600 yılları arasında, Tunç Çağı’nda gelişmeye başladı. Arkeologlar burada sarayları, tapınakları ve bölgedeki uygarlığın ilk dönemlerine ışık tutan kil tabletlere yazılmış geniş kapsamlı arşivleri keşfetti. Bölge sakinleri ve uydu görüntülerinden alınan raporlara göre tarihi alanlar özellikle de kraliyet sarayı sistemli bir şekilde yağmalanıyor. 

 

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Lynn Abercrombie

Iraklı yetkililere göre, Kuzey Irak’taki UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alan Hatra antik kenti bir süre önce IŞİD militanları tarafından hedef alındı.

-

Temmuz 2001’de Nimrud’daki arkeolojik SIT alanında bulunan kanatlı boğa heykelini temizleyen Iraklı işçiler.

DeAgostini, Getty Images

Suriye’de, Fırat Nehri üzerindeki Mari’de keşfedilen kil tabletler eski Mezopotamya’ya ışık tutan önemli birer kaynak.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA