MART SAYISI BAYİDE!

ABONE OL SATIN AL

Cinsiyet ve Ötesi

Robin Marantz Henig

Lynn Johnson

30.12.2016

Cinsiyet ve Ötesi

Massachusetts’li ikizler Caleb (soldaki) ile Emmie (sağdaki) Smith, 1998 yılında doğduklarında onları birbirinden ayırmak neredeyse imkânsızmış. “12 yaşımda kendimi erkek gibi hissetmiyordum ama kız haline gelmenin mümkün olduğunu da bilmiyordum,” diyor Emmie. 17 yaşındayken trans olduğunu açıklamış ve kısa bir süre önce cinsiyet değiştirme ameliyatı olmuş. Çok da üzerinde durmuyor bu olayın: “Ne öncesinde daha az kadındım, ne de şimdi daha fazla kadınım.”

Kız ve erkek çocuk ikiliğinden sıyrılan cinsiyet kimliği, değişken bir coğrafyaya dönüşüyor gibi. Peki bilim bu coğrafyayı anlamakta bize yardım edebilecek mi?

Her zaman kız değil erkek gibi hissetmiş kendini.

Küçük yaştan beri elbise giymekten nefret ediyor E (bu yazıda sadece tek harfle anılmayı tercih ediyor). Basketbolu, kaykay yapmayı, video oyunlarını seviyor. Onunla lise münazara ekibinin yıl sonu gösterisinin yapıldığı Mayıs sonunda New York’ta buluştuğumuzda, üzerinde geniş koleksiyonundan özel dikim bir Brooks Brother marka takım elbise, boynunda papyon var. Oldukça kısa kızıl saçları, beyaz teni ve narin yapısıyla 14 yaşındaki E, ciddi giysilere bürünmüş uçamayan bir Peter Pan gibi görünüyor.

Aynı günün akşamı, cinsiyet kimliği için doğru tanımı bulmaya çalışıyor. “Transgender” tanımının tam uymadığını söylüyor. Her şeyden önce hâlâ asıl adını kullanıyor ve kendisinden “dişil adılıyla” (İngilizcede she) söz edilmesini tercih ediyor. Diğer trans gençlerin “yanlış” bir bedende doğduklarını en baştan beri bildiklerini söylemelerine karşın E, “Bedenimde bazı değişiklikler yapmanın, ihtiyaç duyduğum beden haline gelmesini sağlamanın bana yeteceğini düşünüyorum,” diyor. Bununla kastettiği şey, regl olmayan, göğüsleri çıkmayan, daha belirgin yüz hatları ve “kızıl sakalı” olan bir beden. E, trans erkek mi? Kendi değişiyle “inanılmaz androjen” bir kız mı? Yoksa sadece geleneksel cinsiyet rollerinin kısıtlamalarına karşı koyan bir birey mi?


Sekizinci sınıf balosuna takım elbiseyle gitmek, Ray Craig’in “trans erkek” olma yolunda attığı ilk adım olmuş. Ama durumu herkese açıklamak için New York eyaletindeki ortaokuldan mezun olana kadar beklemiş. Şimdi çevresi ondan söz ederken eril adılı ("he") kullanıyor. Babası, Ray’in kendisini erkek olarak tanımlamasına şaşırmamış ama “Bunun dört haftalık ya da dört yıllık bir dönem mi, yoksa sürekli mi olduğundan emin değilim,” diye konuşuyor. Bir sonraki adım ergenliği baskılayan hormon durdurucuları devreye sokmak.

E’ninkine benzer öyküler son zamanlarda daha çok duyuluyor. İşin aslı mı? E de, hobilerini ve giysi seçimlerini, erkek Fatma özellikleri gibi kabul etmek yerine cinsiyet kimliğini sorguluyor, çünkü şu sıralarda transgender kişilerin sorunları, ülkesi ABD’de çok tartışılıyor. Bu tartışmalar, son on yıl içinde ulusal sayımlara transgender olarak geçenlerin sayısının ikiye katlanması sayesinde Amerikalı transgender bireylerin sayılarının daha net anlaşılmasına; bir kuşak önce adı dahi olmayan geniş kapsamlı “cinsiyeti ile uyumsuz” kategorisinde yer alan kişilerin sayısında artışa; cinsiyetlerini sorgulayan ilkokul çağındaki çocuk sayısında yükselişe ve tüm bu insanların sindirilme, cinsel saldırıya uğrama ve intihar riskinin olağanüstü yüksekliği konusunda giderek artan bir farkındalık oluşmasına yol açtı.

Tartışmaların sürmesi sayesinde, kadın ya da erkek olmanın ne anlama geldiği ve transgender, natrans, cinsiyeti ile uyumsuz, genderqueer, agender ya da Facebook’un kullanıcılarına profillerinde kullanmak üzere sunduğu 50’yi aşkın terimin anlamları konusundaki algı evrim geçiriyor. Bu arada biliminsanları da biyolojik cinsiyet anlayışında yeni karmaşık durumların varlığını ortaya çıkarıyor.

Lisedeki biyoloji derslerinde bebek cinsiyetini belirleyen şeyin cinsiyet kromozomları olduğu öğretildi bize: XX kız demek, XY de erkek. Ama bazen XX ve XY her şeyi açıklamaya yetmiyor. Bugün biliyoruz ki “erkek” ve “dişi” olarak kabul ettiğimiz ögeler her zaman düzenli sıralanmıyor. XX’ler –yumurtalıklar, vajina, östrojen, dişil kimlik ve kadınsı davranışlar– bir tarafta, XY’ler –testisler, penis, testosteron, eril cinsiyet kimliği ve erkeksi davranışlar– diğer tarafta toplanmıyor. Hem XX hem de anatomik, fizyolojik ve psikolojik açıdan erkek olmak ya da hem XY hem de kadın olmak mümkün.

Lynn Johnson

İnterseks kromozomuyla dünyaya gelen 17 yaşındaki Emma’da tam gelişmemiş erkek ve kadın anatomisi varmış. Kız olarak yetiştirilmiş ama her zaman özel durumunun farkında olmuş. “Farklılığımdan rahatsız değilim,” diyor. Utangaç ve hünerli bir kişiliği olan Emma, My Little Pony bebekleriyle karmaşık maceralar ve videolar yaratarak Florida’daki yatak odasının bulutları arasında saatler geçiriyor.

Lynn Johnson

Sekiz yaşındaki Jonathan iki buçuk yaşından beri hem erkek hem de kız olarak tanımlanıyor. Çocukların cinsel kimliklerini çekinmeden ifade ettikleri Kaliforniya’daki Bay Area Rainbow Kampı’nda, tek boynuzlu at olarak yaşamı deniyor.

Lynn Johnson

Samoa’da yaşayan 12 yaşındaki Sandy (soldaki) ve 10 yaşındaki Mandy (beyaz tişörtlü) adlı iki arkadaş, kuzenleri ve diğer arkadaşlarıyla birlikte dans ediyor. Kız ya da erkekten farklı bir cinsiyet olan fa’afafine olarak tanımlanıyorlar. Fa’afafine çocuklar, oyunlarda ve ailede genelde kız rolünü üstleniyor. Yetişkinliklerinde anatomik olarak erkek, görünüş ve davranışlarda feminen oluyorlar. Ev işlerine ve çocukların bakımına yardım ediyor, cinsel eş olarak erkekleri seçiyorlar.

Lynn Johnson

English (kızıl saçlı) ve Sasha (her ikisi de sokak adları), Jamaika, Kingston’daki fırtına suyu ayrıştırma kanalında Trina ve başkalarıyla birlikte yaşıyor. Bu fotoğrafların çekilmesinden birkaç gün sonra, iki çete burada yaşayanların ve eşyalarının üzerine gaz dökerek ateşe verdi. English ile Sasha yaralandı.

Lynn Johnson

Trina (sokak ismi) gün boyunca saklanıp, kadın giysileri içinde kendini güvende hissettiği geceleri çalışıyor. Buna rağmen asit, bıçak, pala ve silahla saldırıya maruz kalmış.

Lynn Johnson

Trinity Xavier Skeye dört yaşına gelince konuşmayı neredeyse tamamen bırakmış, erkek giysilerini kemirmeye ve penisini kesmek istediğini söylemeye başlamış. Telaşa kapılan anne–babasının götürdüğü terapist şu soruyu sormuş onlara: “Mutlu bir kızınız mı olsun istersiniz yoksa ölü bir oğlunuz mu?” Trinity’nin annesi DeShanna Neal, ergenlik durdurucu kullanan 12 yaşındaki çocuğunun güçlü bir savunucusu. Delaware’de, tedavisi ABD’de dar gelirli ailelerin yararlandığı ulusal sağlık sigortası Medicaid tarafından karşılanan ilk çocuk Trinity olmuş.

Lynn Johnson

Doğumla gelen cinsiyeti kız olan Hunter Keith (17) beşinci sınıftan beri kendisini erkek gibi hissediyor. Yedinci sınıfta arkadaşlarına, sekizinci sınıfta ailesine durumu açıklamış. Bu fotoğrafın çekilmesinden iki hafta önce göğüsleri alınmış. Şimdi Michigan’da oturdukları semtte üstü çıplak olarak kaykay yapabiliyor.

Tüm embriyolarda ilk önce farklılaşmamış eşey bezi denilen bir çift ilkel organ oluşuyor ve altı–sekiz hafta arasında erkek ya da dişi eşey bezine dönüşüyor. Cinsiyet farklılaşması, Y kromozomundaki bir genle etkin hale geliyor. SRY adı verilen bu gen, farklılaşmamış eşey bezinin testise dönüşmesini sağlıyor. Ardından testisler testosteron ve diğer (topluca androjen olarak adlandırılan) erkek hormonlarını salgılamaya başlıyor. Fötusta prostat, testis torbası ve penis gelişiyor. SRY geni olmadığında ise farklılaşmamış eşey bezi östrojen salgılayan yumurtalıklara dönüşüyor ve fötus dişi anatomisini (rahim, vajina ve klitoris) geliştiriyor.

Ancak SRY geni her zaman bu kadar düzenli işlemiyor. Genin hiç olmadığı ya da işlevini yerine getiremediği durumlarda, eril anatomisi geliştiremediği için doğumda kız olarak atanan bir XY cenin ortaya çıkıyor. Ya da gen, X kromozomunda ortaya çıkarak, eril anatomi geliştiren ve doğumda erkek olarak atanan XX embriyosu oluşmasına neden oluyor.

Genetik çeşitlemeler SRY geninden bağımsız olarak da meydana gelebiliyor. XY embriyonun hücrelerinin, erkek hormonu sinyallerine yok denecek kadar az yanıt verdiği tam androjen duyarsızlığı sendromu (CAIS) durumu buna bir örnek. Farklılaşmamış eşey bezi testis haline gelse ve fötus androjen üretse dahi erkek üreme organları gelişemiyor. Bebek, klitoris ve vajinasıyla bir kız görünümünde oluyor ve çoğu durumda da kendini kız hissederek büyüyor.

Peki bu bebek ne? İnandığı gibi kız mı, yoksa XY kromozomları yüzünden –batın içindeki testisleri de hesaba katarsak– “gerçekte” erkek mi?


Carlos (12) elinde kız halini gösteren fotoğrafıyla görülüyor. Dominik Cumhuriyeti’nde bir tür enzim eksikliğiyle doğan az sayıda çocuktan biri. Doğumda dişi üreme organlarına sahip olan bu çocuklar, ergenlikte testosteron artışıyla birlikte erkek üreme organları geliştirip yetişkinliğe erkek olarak ulaşıyor. Dayısı durumu, “Carlos kendi ritmini buldu,” diye açıklıyor.

Georgiann Davis (35), CAIS ile doğmuş ama 20 yaş civarında tıbbi kayıtlarında bu bilgiyi tesadüfen görünceye kadar durumdan haberdar değilmiş. Doktorlar 13 yaşına geldiğinde durumunu fark etmiş, 17 yaşındayken inmemiş testislerini almak için ameliyat kararı almışlar ama buna rağmen hiç kimse kendisine XY durumundan söz etmemiş.

Anne–babası ameliyatın gerçek nedenini söylemek yerine, kansere yol açabileceği için yumurtalığının doktorlar tarafından alınması gerektiği açıklamasında karar kılmışlar. Bir başka deyişle, kızlarına, kadın ve erkek tanımına uymayan üreme anatomisi ve genetiğiyle bir interseks olduğu gerçeğini söylemektense, kanser riski taşıdığına dair bir yalan uydurmayı tercih etmişler.

Günümüzde Nevada Üniversitesi’nde (Las Vegas) sosyolog olarak görev yapan Davis, Contesting Intersex: The Dubious Diagnosis (İnterseksin İnkârı: Şüpheli Teşhis) adlı kitabında, “İnterseks özelliğine sahip olmak bu kadar korkunç bir şey mi?” diye yazıyor. “‘Anne–babam bile bana gerçeği söyleyemediğine göre bir ucube olmalıyım,’ diye düşünmeye başladığımı hatırlıyorum.”

Bir diğer interseks örneği de Dominik Cumhuriyeti’nin ücra bir bölgesinde ortaya çıkıyor ve kimi kez küçümseyici bir şekilde guevedoce, yani “12 yaşında penis” olarak adlandırılıyor. Weill Cornell Tıp Fakültesi’nden (New York) Julianne Imperato–McGinley, Las Salinas köyünde bu gruba giren bazı çocukların varlığını öğrenmiş ve ilk araştırmasını 1970’lerde yapmış. Imperato–McGinley, testosteronun normalde gebeliğin sekizinci haftası civarında erkek embriyolardaki bir enzim tarafından, güçlü bir hormon olan DHT’ye dönüştürüldüğünü biliyor. DHT olması durumunda, tüberkül (tümsekçik) adı verilen embriyonik yapı penise; olmadığı durumlarda ise klitorise dönüşüyor. Imperato–McGinley, bu özelliğe sahip embriyoların, testosteronu DHT’ye dönüştüren enzimden yoksun olduklarını ve bu yüzden dişi görünümlü üreme organlarıyla doğduklarını ortaya çıkarıyor. Bu çocuklar kız olarak büyütülüyorlar. Bazıları kendilerini tipik bir kız olarak görüyor, bazıları ise bir şeylerin farklı olduğunu hissetse de tam olarak ne olduğundan emin olamıyor.


Dokuz yaşındaki Oti’nin doğumla gelen cinsiyeti erkek ama kendini hiç öyle hissetmemiş. Konuşmaya başladığında, “Kendimi kız olarak hissediyorum,” değil de “Ben bir kızım” diyormuş. Oti anne–babasının ve yaşça büyük üç kardeşinin transgender aktivistler arasına katılmasına yol açmış. “Muhteşem,” diyor babası David. “Olağanüstü şeyler yaşamış olağanüstü insanlarla tanıştık. Kızım beni geliştirdi. Ben onun babası olabilirim ama o benim için bir lider.”

Ancak erkekleşmenin ergenlikte yaşanan ikinci evresinde DHT’ye ihtiyaç duyulmuyor, çocukların normal düzeyde ürettiği testosteronun yüksek seviyeye ulaşması yetiyor. 12 yaş civarında testosteron akınına uğruyorlar ve çoğu erkek çocuk gibi kendilerini erkeğe dönüştüren değişiklikler yaşıyorlar (buna rağmen genelde kısır oluyorlar): Sesleri kalınlaşıyor, kasları gelişiyor, yüz ve beden kıllanıyor. Ve bu çocuklarda klitoris gibi duran kısım büyüyerek penise dönüşüyor.

Imperato–McGinley, Dominik Cumhuriyeti’ne ilk gidişinde erkekliği yeni belirginleşenlere kuşkuyla bakıldığını, erkek olarak kabul edilmek için doğaçlama bıçaklı ritüellerle kendilerini diğer erkek çocuklarından daha güçlü bir şekilde kanıtlamak zorunda kaldıklarını söylüyor. Günümüzdeyse, anne–babalar yeni doğan bebeğin cinsel organına dikkatli bakmaları gerektiğini öğrendiği için bu çocuklar genelde doğumda anlaşılıyor. Ama yine de çoğu kez kız olarak büyütülüyorlar.

Cinsiyet birden fazla ögenin bileşiminden oluşuyor: Kromozomlar ( X’ler ve Y’ler), anatomi (içteki cinsiyet organları ve dıştaki üreme organları), hormonlar (göreli testosteron ve östrojen düzeyleri), psikoloji (kişisel cinsiyet kimliği tanımı) ve kültür (toplum tarafından belirlenen cinsiyet davranışları). Ve bazen de, bir cinsiyetin kromozomları ve üreme organlarıyla doğan kişiler, transgender olduklarını fark ediyorlar. Yani cinsiyet kimliklerinin karşı cinsle uyuştuğunu, hatta kimi zaman her iki cinsiyetle de uyuştuğunu ya da hiçbir cinsiyetle uyuşmadığını keşfediyorlar.

Transgender konusunun günlük haberlerde yer almaya başlamasıyla birlikte –Caitlyn Jenner’ın trans kadın olduğunu açıklaması, ABD genelinde yasa koyucuların kimin hangi tuvaleti kullanacağı konusundaki tartışmaları– biliminsanları da gelişme kaydediyor, transgender olmanın ne olduğunu farklı perspektiflerden araştırıyor.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ocak 2017 sayısında veya iPad/iPhone edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Lynn Johnson

İnterseks kromozomuyla dünyaya gelen 17 yaşındaki Emma’da tam gelişmemiş erkek ve kadın anatomisi varmış. Kız olarak yetiştirilmiş ama her zaman özel durumunun farkında olmuş. “Farklılığımdan rahatsız değilim,” diyor. Utangaç ve hünerli bir kişiliği olan Emma, My Little Pony bebekleriyle karmaşık maceralar ve videolar yaratarak Florida’daki yatak odasının bulutları arasında saatler geçiriyor.

Lynn Johnson

Sekiz yaşındaki Jonathan iki buçuk yaşından beri hem erkek hem de kız olarak tanımlanıyor. Çocukların cinsel kimliklerini çekinmeden ifade ettikleri Kaliforniya’daki Bay Area Rainbow Kampı’nda, tek boynuzlu at olarak yaşamı deniyor.

Lynn Johnson

Samoa’da yaşayan 12 yaşındaki Sandy (soldaki) ve 10 yaşındaki Mandy (beyaz tişörtlü) adlı iki arkadaş, kuzenleri ve diğer arkadaşlarıyla birlikte dans ediyor. Kız ya da erkekten farklı bir cinsiyet olan fa’afafine olarak tanımlanıyorlar. Fa’afafine çocuklar, oyunlarda ve ailede genelde kız rolünü üstleniyor. Yetişkinliklerinde anatomik olarak erkek, görünüş ve davranışlarda feminen oluyorlar. Ev işlerine ve çocukların bakımına yardım ediyor, cinsel eş olarak erkekleri seçiyorlar.

Lynn Johnson

English (kızıl saçlı) ve Sasha (her ikisi de sokak adları), Jamaika, Kingston’daki fırtına suyu ayrıştırma kanalında Trina ve başkalarıyla birlikte yaşıyor. Bu fotoğrafların çekilmesinden birkaç gün sonra, iki çete burada yaşayanların ve eşyalarının üzerine gaz dökerek ateşe verdi. English ile Sasha yaralandı.

Lynn Johnson

Trina (sokak ismi) gün boyunca saklanıp, kadın giysileri içinde kendini güvende hissettiği geceleri çalışıyor. Buna rağmen asit, bıçak, pala ve silahla saldırıya maruz kalmış.

Lynn Johnson

Trinity Xavier Skeye dört yaşına gelince konuşmayı neredeyse tamamen bırakmış, erkek giysilerini kemirmeye ve penisini kesmek istediğini söylemeye başlamış. Telaşa kapılan anne–babasının götürdüğü terapist şu soruyu sormuş onlara: “Mutlu bir kızınız mı olsun istersiniz yoksa ölü bir oğlunuz mu?” Trinity’nin annesi DeShanna Neal, ergenlik durdurucu kullanan 12 yaşındaki çocuğunun güçlü bir savunucusu. Delaware’de, tedavisi ABD’de dar gelirli ailelerin yararlandığı ulusal sağlık sigortası Medicaid tarafından karşılanan ilk çocuk Trinity olmuş.

Lynn Johnson

Doğumla gelen cinsiyeti kız olan Hunter Keith (17) beşinci sınıftan beri kendisini erkek gibi hissediyor. Yedinci sınıfta arkadaşlarına, sekizinci sınıfta ailesine durumu açıklamış. Bu fotoğrafın çekilmesinden iki hafta önce göğüsleri alınmış. Şimdi Michigan’da oturdukları semtte üstü çıplak olarak kaykay yapabiliyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA