AĞUSTOS SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Kız Çocukları ve Tehlikeli Yaşamları

Alexis Okeowo

Stephanie Sinclair

30.12.2016

Kız Çocukları ve Tehlikeli Yaşamları

Hindistan’ın Delhi kentindeki 30 hektarlık Ghazipur çöplüğü, satacak bir şeyler toplayan yedi yaşındaki Zarina’ya kaynak sağlıyor. Dünyanın farklı yerlerindeki birçok kız çocuğu gibi, eğitime fazla erişimi olmadan yoksulluk içinde yaşıyor.

Yoksulluk, şiddet ve gelenekler nedeniyle dünyanın her yanında milyonlarca kız çocuğu baskı altında yaşıyor. Ve aralarından bazıları umudu eğitimde buluyor.

Sierra Leone dünyaya kız olarak gelmek için en kötü yerlerden biri.

On yıldan uzun süren korkunç bir içsavaşla parçalanan ve daha yakın dönemlerde de Ebola nedeniyle altüst olan 6 milyonluk bu Batı Afrika ülkesinde kız olarak doğmak, ömür boyu sürecek engellerle ve bedenlerine beyinlerinden daha çok değer veren geleneklerle yaşamak anlamına geliyor. Buradaki kadınların çoğu –UNICEF’e göre yüzde 90’ı– kadın sünneti uygulamasına maruz kalıyor. Kız çocuklarının yetişkinliğe geçişini ifade eden ve evliliğe hazır olduklarına işaret sayılan bu uygulama, aynı zamanda cinselliklerini kültürel anlamda kontrol altında tutmanın da bir yolu. Kızların neredeyse yarısı 18 yaşından önce evleniyor; birçoğu da çok daha küçük yaşta, genelde ilk regllerinden birkaç ay sonra hamile kalıyor. Çoğu, cinsel şiddet mağduru; tecavüzler genelde cezasız kalıyor. 2013’te, Sierra Leone’de yaşları 15–19 arasında değişen kızların dörtte birden fazlası ya hamileydi ya da çocuk doğurmuştu. Bu rakam, belirtilen yaş grubu için dünyanın en yüksek hamilelik oranları arasında yer alıyor. Ülkede, doğum yaparken ölenlerin sayısı da yüksek. Hatta Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası kurumlara göre dünyanın en yüksek oranına sahip. Kadın sünneti doğumda komplikasyon riskini de artırabiliyor.

Başkent Freetown’da cinsel şiddet kurbanlarına destek veren Rainbo Merkezi’nde ebe olarak çalışan Annie Mafinda, “Taşraya gittiğinizde 13 yaşındakilerin, 15 yaşındakilerin evlendiğini, bebek beklediğini görüyorsunuz,” diyor. Merkeze gelenlerin çoğunun, 12–15 yaşındakiler olduğunu söylüyor.

Engebeli bir yarımadaya kurulmuş liman kenti Freetown’da buluşuyoruz Sarah ile. Henüz 14 yaşında ve altı aylık hamile –yine de yaşından küçük duruyor. Sesi fısıltı gibi çıkan ufak tefek yapılı narin bir çocuk. Ayak tırnakları kırmızı boyalı, saçları açık şeftali bir eşarpla sıkıca toplanmış. Evleri civarında yaşayan bir erkeğin kendisine tecavüz ettiğini ve saldırıdan sonra da kentten ayrıldığını öne sürüyor. Annesi, hamile olduğunu öğrenince Sarah’yı evden kovmuş. Sarah şimdi o çocuğun annesiyle birlikte yaşıyor. Kendisine tecavüz ettiğini iddia ettiği oğlanın annesi kendisine kucak açan tek kişi olmuş. (Sierra Leoneli kadınlar normalde kocalarının ailesiyle birlikte yaşıyor.) Sarah yemek pişirmek, evi temizlemek ve çamaşır yıkamak zorunda. İşleri yapamayacak kadar yorgun olursa kadının kendisini dövdüğünü söylüyor.


Mange Bureh’te süs eşyaları satan genç kız mola vermiş. Kızların çamaşır yıkadığı, erkeklerin balık avladığı bir nehrin kenarında üç erkek çocuğuyla birlikte oturuyor. Okula gitmeyip ailelerine destek olmak için Sierra Leone sokaklarında çalışan kızlar, kendilerine karşı işlenen suçların çoğunlukla cezasız kaldığı bu ülkede özellikle tehlike altında.

Bu kadar çok engelle dolu Sierra Leone’de Sarah gibi bir kız nasıl yaşamını sürdürüp gelişebilir?

Kızları korumaya pek de istekli olmayan bir hükümet tarafından yönetilen bu yoksul ülkede yapacakları en akıllıca şey, doğdukları anda dahil oldukları bu durumdan kurtulmaya çalışmak. Tüm tehditler karşısında, okul onlar için yegâne sığınak olabilir.

Eğitim, masraflı olması nedeniyle zor ama aynı zamanda da umut kaynağı. Lise diploması, kızlara ekonomik özgürlük sağlıyor ve belki de üniversiteye ya da beceri gerektiren herhangi bir işe girme yoluyla yaşamlarını biçimlendirme şansı veriyor.

Ancak tahmini rakamlar, 2008–2012 arasında her üç kızdan sadece birinin ortaokula gittiğini ve hamileliğin bu konudaki en büyük engeller arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Sierra Leone Eğitim Bakanlığı, hamile kızların okula gitmesini yasaklıyor. Hükümet tarafından 2015 yılında yasalaştırılan bu politikanın amacı, yaşıtlarını etkilemelerini engellemek ve kızları alay konusu olmaktan korumak.

Stephanie Sinclair

Elizabeth (19) ve Rebecca (13), Kabala’da düzenlenen bir Bondo töreni sırasında dans ediyor. Yaşlılar, geleneksel olarak dış genital bölgenin kesildiği ya da alındığı Bondo’nun, kızları topluma bağladığını ve evliliğe hazırladığını söylüyor. Bu uygulama aynı zamanda kadınların cinselliğini sınırlamayı da amaçlıyor; fiziksel ve duygusal olarak zarar veriyor. Sierra Leone’deki kadınların çoğu kadın sünnetine maruz kalmış.

Stephanie Sinclair

Sierra Leone’nin Masanga köyünde kendilerini kadınlığa hazırlayacak alternatif Bondo törenine katılan kızlar (bu törende kadın sünneti uygulaması yapılmıyor). 2010’dan bu yana söz konusu törene katılan kız çocuğu sayısı 600’ün üzerinde.

Stephanie Sinclair

Masanga yerleşiminde, kadın sünnetinin uygulanmadığı alternatif Bondo törenine katılan kızlar, kâr amacı gütmeyen İsveç kurumu Masanga Eğitim Desteği tarafından sağlanan ücretsiz eğitime hak kazanıyor. Bu gizli topluluğun otoriteleri arasında yer alan ve Bando şeytanı olarak bilinen kadın da seremoniye katılanlar arasında.

Sierra Leone’nin hamile kızlara okul yasağı getirmesi için, “düşünmeden yapılan demode bir ahlakçılık ve yanlış bir karar,” diyor 2003’te burada küçük bir köy okulu kuran yazar Aminatta Forna. “Bunlar savunmasız genç kızlar ve Sierra Leone’de genç kızlara karşı çok fazla saldırganlık var.”

Elizabeth Dainkeh, okul çağındaki hamile kızlara ve annelere eğitim vermek üzere Freetown’da kurulan ve Sierra Leone Eğitim Bakanlığı ile UNICEF dahil çeşitli kuruluşlar tarafından desteklenen bir eğitim merkezinin koordinatörlüğünü yapmış. “Hamile kaldığınızda sizi bir kenara ayırıyorlar,” diyor.

Bazıları kucaklarında çocuklarını taşıyan saçları örgülü, parlak renk başörtülü kızların, ders kitaplarını yelpaze yerine kullanarak öğretmeni dikkatle dinledikleri sıcak bir sınıfın en arkasında dikiliyor. “Okula dönmekten utanacaklarını düşünüyordum ama burada olmaktan mutlular,” diyor belirgin bir gururla. Dainkeh de 17 yaşında hamile kalmış ve babası tarafından evden kovulmuş. Kızı bir yaşını doldurmadan yetersiz beslenmeden dolayı ölmüş. 35 yaşında. Öğrencilere azimli olmalarını söylüyor: “Okulsuz geçen kayıp yılları unutun ve ilerleyin.”


Sierra Leone’de görücü usulü evlilik yaygın. Freetown’da yaşayan Baby Seibureh (17) ve Claude Seibureh (48) Ebola salgını sırasında evlenmiş. Baby’nin, oğlu Joseph’i güvenli bir şekilde doğurması için sezaryen gerekmiş.

Yine bu merkezlerden birinde yöneticilik yapmış olan Mary Kposowa da, mezunların bazılarının çocuk doğurduktan sonra normal okullara yeniden başvurmakta zorluklar yaşadığını anlatıyor. Daha da kötüsü, hamile kızlara yönelik merkezlerin Ağustos 2016’da kapatılmış olması. UNICEF, söz konusu merkezlerin, Ebola krizi nedeniyle ülkedeki tüm okulların dokuz ay boyunca kapatılmasından sonra “köprü” olarak kurulduğunu söylüyor. Bir okula kayıtlı hamile ya da henüz doğum yapmış 14 bin kız var. Dainkeh şimdilerde, ülkede “okuldan terk çok sayıda kız” olacağı endişesi içinde.

Sierra Leoneliler, ülkedeki travmanın kökeninin ayaklanmacı gruplarla hükümet arasındaki içsavaşa dayandığını söylüyor. 1991’de başlayıp on yılı aşkın bir süre boyunca süren bu kargaşa döneminde binlerce kız çocuğu ve kadına tecavüz edildi. On binlerce insan öldürüldü ve iki milyondan fazla insan yerinden edildi. Kısa bir süre önce ülkeyi altüst eden Ebola da, iki yıldan daha kısa sürede yaklaşık 4 bin kişinin ölümüne yol açtı. Hastalık birçok aileyi etkiledi; kız çocuklarının öksüz kalmasına ve hiç deneyimleri olmadığı halde kardeşlerine bakma yükümlülüğünü üstlenmelerine neden oldu. Ülke titrek adımlarla demokrasiye dönüşürken kız çocukları ve kadınlara uygulanan baskı sürüyor.

Freetown’daki kadın hakları aktivisti Fatou Wurie, “Sierra Leone’de genç kadınların bedeni, yaşamı, ruhu dikkate alınmıyor,” diyor. Yurtdışında büyümüş ve daha sonra anavatanına geri dönmüş. “Yaşama geçirdiğimiz politikaların hepsi Sierra Leoneli genç kadınların sesini dışarıda bırakıyor.”


Rinki Kumari (ön planda) ile Arti Kumari, Hindistan’ın Forbesganj kentinde, Kasturba Gandhi Balika Vidyalaya adlı devlet okulunda ders arasında odalarında dinleniyor. Amacı seks ticaretini önlemek olan yardım kurumu Apne Aap tarafından yönetilen okulda civar köylerden imkânları yetersiz yüz kadar kız eğitim görüyor.

Batı Afrika’nın büyük kesiminde uzun süre geçirmiş bir kadın olarak Sierra Leone’ye ilk gidişimde tepkim çok güçlü oldu. Nijerya, Gana, Senegal ve Fildişi Sahili’nde bulunmuştum ama Sierra Leone farklıydı: O kadar davetkâr değildi, o kadar canlı değildi, daha temkinli ve huzursuzdu. Ama bu sorunlu ülkede dahi, kimi kızların her şeyin üstesinden gelmenin yollarını bulduğunu fark ediyorum.

Regina Mosetay, Freetown’daki okulunun kütüphanesinde; bu sırada sınıf arkadaşları bahçede gülüşerek öğle yemeği yiyor. Final sınavlarına olabildiğince hazırlanmış. O, 17 yaşında bir anne. Eskisi gibi ders çalışamıyor, çünkü kızı Aminata’ya bakmak zorunda. Çocuğu doyurma ve altını değiştirme işleri arasında kitaplara zaman yaratmaya çalışıyor.

Badem gözlü Regina’nın oval yüzü bir şey düşünürken hafif yukarı kalkıyor. İşçi sınıfının yaşadığı; elektronik eşya ve kumaş satan dükkânlar ve yiyecek satıcılarıyla dolu dar sokakları insan kaynayan Low Cost’ta geçmiş çocukluğu. Büyükannesi, kuzenleri, amcası ve diğer akrabalarıyla toplam 11 kişinin yaşadığı bir evde, erkek ve kız kardeşiyle birlikte annesi tarafından büyütülmüş.

Hamile olduğu için okuldan atılmış olmanın “çok acı verici” olduğunu anlatıyor. Her şeyini seviyormuş okulun. En iyi dersi İngilizceymiş (konuşmayı seviyor), bando ekibindeymiş. Kendisinin de Sierra Leone’nin hamile genç kızlarından biri olabileceği aklının ucundan bile geçmemiş. 2014’te Freetown’da Ebola salgını başladığında hükümet –yayılmasına engel olmak için– okulları kapatmış. Erkek arkadaşı Alhassan’dan hamile kaldığı 2015 yılı da o döneme denk geliyor. O sıralarda Alhassan üniversitenin son sınıfındaymış. “Ebola sırasında hamile kalan çok kız oldu,” diyor. “Okul olmadığı için boş vaktimiz çoktu.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ocak 2017 sayısında veya iPad/iPhone edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Stephanie Sinclair

Elizabeth (19) ve Rebecca (13), Kabala’da düzenlenen bir Bondo töreni sırasında dans ediyor. Yaşlılar, geleneksel olarak dış genital bölgenin kesildiği ya da alındığı Bondo’nun, kızları topluma bağladığını ve evliliğe hazırladığını söylüyor. Bu uygulama aynı zamanda kadınların cinselliğini sınırlamayı da amaçlıyor; fiziksel ve duygusal olarak zarar veriyor. Sierra Leone’deki kadınların çoğu kadın sünnetine maruz kalmış.

Stephanie Sinclair

Sierra Leone’nin Masanga köyünde kendilerini kadınlığa hazırlayacak alternatif Bondo törenine katılan kızlar (bu törende kadın sünneti uygulaması yapılmıyor). 2010’dan bu yana söz konusu törene katılan kız çocuğu sayısı 600’ün üzerinde.

Stephanie Sinclair

Masanga yerleşiminde, kadın sünnetinin uygulanmadığı alternatif Bondo törenine katılan kızlar, kâr amacı gütmeyen İsveç kurumu Masanga Eğitim Desteği tarafından sağlanan ücretsiz eğitime hak kazanıyor. Bu gizli topluluğun otoriteleri arasında yer alan ve Bando şeytanı olarak bilinen kadın da seremoniye katılanlar arasında.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA