OCAK SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Hayat Vermek Hâlâ Ölümcül Olabilir

Rachel Jones

Lynsey Addario

28.12.2018

 

Hayat Vermek Hâlâ Ölümcül Olabilir

Geçtiğimiz haziran ayında Teksas Çocuk Hastanesi (Houston) Kadın Evi’nde sezaryen ile doğan Casey Otto Haubelt dünyaya merhaba diyor. Casey’i dünyaya getirdikten sonra, 30 yaşındaki Loren Denise Haubelt’e, plasentanın rahim kasının içinde büyümesi biçimindeki bir sorun olan placenta increta nedeniyle acil histerektomi yapılması gerekmiş.

ABD, gebeliğe bağlı nedenlerle yaşamını yitiren kadın oranının 1990’dan bu yana arttığı iki gelişmiş ülkeden biri. Ülkede siyahi anneler özellikle risk altında. ABD’de de, gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, temel bakım hizmetlerinin iyileştirilmesiyle durum düzelebilir.

Terlik ve eşofman altıyla dolaşmak bazı durumlarda normal karşılanabilir. Örneğin bir hafta sonu pikniğinde. Ya da ikinci bebeğinizi kucağınıza almaya hazırlanan bir çiftseniz eğer. Rahatlık önemli.

Ama 11 Nisan 2016 akşamı, 39 yaşındaki Kira Johnson bir şekilde fikrini değiştirmiş.

Kocası Charles Johnson IV’e, “Langston’a güzel görünmek istiyorum,” demiş, yatak odasındaki aynanın önüne oturup saçlarını taramaya koyulduğu sırada. Ertesi gün öğleden sonra ikinci oğullarının doğumu için Cedars–Sinai Tıp Merkezi’ne (Los Angeles) doğru yola çıkmışlar.

“Dünyada bir iz bırakacak ve kendilerinin çok ötesinde bir amaç ve sorumluluk duygusu taşıyan çocuklar” yetiştirmeye kararlı olduklarını anlatıyor Charles.

2014’te acil sezaryenle dünyaya gelen ilk bebeklerine, ünlü sosyolog ve Fisk Üniversitesi’nin (Nashville, Tennessee) ilk siyahi başkanı olan büyük büyük dedesinin anısına Charles Spurgeon Johnson V adını vermişler. Küçük kardeşi de Harlem Rönesansı’nın efsanevi şairi Langston Hughes’un adını alacakmış. Kira, bebeği eve getirirken tarzından ödün vermemek için yanına birkaç takı ve bir de elbise almış. Charles da ona ayak uydurması gerektiğini düşünmüş. Basketbol şortuyla tişörtünü çıkarıp, üzerine gömlek, kumaş pantolon ve ayağına da bir çift makosen geçirirken, “Biraz görgüsü, biraz da parası olan biri gibi görünmenin ne zaman gerekeceği hiç belli olmuyor,” diye düşündüğünü anımsıyor.

Kıyafetlerine nasıl özen göstermişlerse, her zaman ABD’nin en iyi hastaneleri arasında sayılan Cedars–Sinai’yi de aynı özenle seçmişler. Elinizde sağlıklı bir anne, sağlıklı bir bebek ve olabilecek en iyi doğum öncesi bakım var; o hâlde neden doğumu da dünyanın en iyi hastanelerinden birinde yapmayasınız ki?


Kira Johnson, oğlu Langston’a hamileyken. [Charles Johnson IV izniyle.]

Langston Emile Johnson, 12 Nisan 2016 günü 14.30’da dünyaya gelmiş. Belirlenen tarihte yapılan sezaryen olağan biçimde gerçekleşmiş ve Kira doğumdan hemen sonra emzirebilmiş. Langston’ı 18 aylık abisiyle tanıştırmış, sonra da uykuya dalmış.

Charles, kateterdeki kanı fark ettiğinde karısının yanı başında oturuyormuş. Charles’ın Cedars–Sinai’ye açtığı dava kapsamında, 2017’de sunduğu iddiaya göre, bunu bir hemşireye ilk söylediğinde saat 16.00’yı geçiyormuş. Aynı iddiada Kira’ya verilen bakımla ilgili ayrıntılar da yer alıyor: Kateter 17.30 sıralarında değiştirilmiş ve ardından Kira ultrasona alınıp, kan tahlili yapılmış. Ultrasonda iç kanama belirtilerine rastlanmış.

Ağrı kesici ilaç ve damar içi sıvı verilmiş. Saat 18.44’te tomografi istenmiş. Yeniden ultrasonla bakılıp, kan tahlili yapılmış. Kan verilmiş.

Dört saat daha geçmesine rağmen tomografi çekilmemiş. İddiaya göre bir kez daha kan verilmiş. Charles, Kira’nın “renginin solduğunu ve sersemleştiğini” söylüyor ve “durmaksızın titrediğini” ekliyor. Karnına dokunulduğunda acı duyuyormuş. Charles, hastane personeline kanamanın kaynağını belirlemek için ne yapıldığını defalarca sorduğunu söylüyor.

“Bir baba ve eş olarak, karınızın hakkını savunmaya çalışmakla sınırı aşmak arasında ince bir çizgi var, hele de siyahi bir adamsanız,” diyor. Karısına verilen bakımı tehlikeye atacak bir şey yapmamaya çalıştığının altını çiziyor. Özellikle de, kaygı içinde sorduğu sorular bir hastane personeli tarafından şöyle yanıtlandığında: “Beyefendi, şu anda öncelik sizin karınızda değil.”

İddiaya göre tomografi hiç çekilmemiş. Kira sezaryenden 10 saat sonra, gece 00.30’da ameliyata alınmış. Batın bölgesi kanla doluymuş. Kocasına söylediği son şey, “Korkuyorum,” olmuş.


37 yaşındaki Charles Johnson IV, Atlanta’daki evlerinde çocukları üç yaşındaki Charles V (kucağında) ve iki yaşındaki Langston’la, merhum karısı Kira Johnson’un fotoğraflarıyla dolu bir odada oynuyor. Kira, sorunsuz geçen bir hamileliğin ardından Langston’ı sezaryenle dünyaya getirdikten 12 saat sonra iç kanamadan öldü.

Çok cesur bir kadın olan Kira’nın korkusu Charles’ı da ürkütmüş: Çin’de yaşamış, beş dil bilen, uçuş brövesi sahibi ve yarış arabası kullanan biriymiş Kira. Charles eşine her şeyin yolunda gideceğini söylemiş. Ve Kira, 13 Nisan saat 02.22’de yaşamını yitirmiş.

Charles doktorun kendisine, “Karınızı kurtarmak için elimizden gelen her şeyi yaptık ama onu kurtaramadık,” dediğini hatırlıyor. “Dünyanın etrafımda paramparça oluşunu izliyor gibiydim. Sanki bir bomba patlamıştı; annesinin yere yığıldığını, teyzesinin çığlıklarını, kardeşinin hıçkırıklara boğulduğunu görüyordum.”

“O kadar iyi hazırlanmıştık ki. Bu iş tamamdı. Her şeyin en iyisine sahiptik. Her şeyin en doğrusunu yapmıştık. Şimdi orada durmuş bana onu kaybettiklerini mi söylüyorlardı?”

İddianamede yazdığına göre, otopside Kira’nın sezaryen sonrası iç kanamadan öldüğü belirlenmişti. Irk ayrımcılığı iddiaya konu edilmemişti. Dava ocak ayında görülecekti. Kaliforniya Tıp Kurulu, ekim ayında, Kira’ya verilen bakımdan sorumlu uzman doktor Arjang Naim’in ciddi ihmali bulunduğuna hükmetti. Naim, Kira Johnson’ın talihsiz biçimde öldüğünü ve operasyon sırasında ameliyat masasında hayatını kaybetmesini beklemediğini söylüyor. “Hastaya en iyi bakımı vermek için yapılabilecek her şeyi yaptım,” diyor. Naim, dört yıl süreyle denetimli serbestlik altında olacak.

Hastaneden bir sözcü vakanın ayrıntıları hakkında konuşmayacağını belirtse de yaptığı açıklamada şöyle demişti: “Kira Johnson’ın ölümü bir trajediydi. Bir hastaya verilen tıbbi bakım konusunda endişelerin bulunduğu her durumu ayrıntılı olarak inceliyoruz. Bulgularımız çerçevesinde hastalarımıza en yüksek kalitede bakım vermeye devam etmek için gereken tüm değişiklikleri yapıyoruz. Buna, hastane prosedürlerinin yanı sıra sağlık personelinin mesleki yeterliliğini gözden geçirmek de dahil.”

Lynsey Addario

28 yaşındaki Brittany Capers ve 25 yaşındaki DeAndre Price hamileliğin 34’üncü haftasında Washington’da, baby shower partilerinin keyfini çıkarıyor. Brittany, gebelik süresince ve doğumu izleyen ilk altı ay boyunca ailelere destek veren bir merkez olan Mamatoto Village’da görevli bir perinatal toplum sağlığı çalışanı. Geçtiğimiz haziranda Brittany sorunsuz geçen bir doğumla bir erkek çocuk dünyaya getirdi.

Lynsey Addario

Hargeisa’da (Somaliland), Edna Adan Üniversitesi Hastanesi’ndeki ebe eğitim programını tamamlayanlar, mezun olduklarını gösteren kırmızı örtülerini kuşanmış. Programdan bugüne dek 938 ebe mezun olmuş. Kendi yaşadıkları bölgelerde ebe olarak çalışacak olan 18 yaşındaki Hoodo Muhamed Mahmud (soldaki), 20 yaşındaki Hoodo Muhamed Cama (ortadaki) ve 28 yaşındaki Hodon Abdi Şire de (sağdaki) bu mezunlar arasında yerlerini almış.

Lynsey Addario

Doğum yaptıktan altı ay sonra baş dönmesi ve hâlsizlik yaşayan 35 yaşındaki Zamzam Yusuf, Habasveyn köyünde Edna Adan Üniversite Hastanesi tarafından yönetilen kliniğe başvurmuştu. Tansiyonu çok yüksekti. Yusuf, hastanenin kurucusu olan 81 yaşındaki Edna Adan İsmail’in dikkatli gözetimi altında, ebelik öğrencisi Fardus Mubarek (22) tarafından tedavi edildi.

Lynsey Addario

Mamatoto Village’dan perinatal toplum sağlığı çalışanı Dionne McDonald (33), geçtiğimiz mayıs, George Washington Üniversite Hastanesi’nde (Washington) 26 yaşındaki Megan Strawn’un doğum sancıları sırasında kuyruk sokum kemiğine karşı yönde baskı uygulayarak ona yardımcı oluyor. Megan, acil sezaryen olasılığını bertaraf etmesine yardım ettiği için Dionne’dan övgüyle söz ediyor.

Lynsey Addario

28 yaşındaki Cindy Lopez’in üçüncü kızını prematüre olarak doğurmasının ardından duyduğu ağrılar yüzünden okunuyor. Gebeliği sırasında gelişen, plasentanın rahim duvarına doğru büyüdüğü ve diğer organlara tutunabildiği bir durum olan placenta percreta gibi komplikasyonlar nedeniyle, sezaryenle yaptığı doğumun ardından, hayatını kurtaran bir ameliyata alınması gerekmiş.

Lynsey Addario

Nicole Black, torunu Jacob Flowers’ı kucağına almış. Jacob’ın sezaryenle gerçekleşen doğumundan bir hafta sonra annesi Crystle Galloway’de komplikasyon oluşmuştu. Nicole 911’i aramış ama kızı hastaneye ambulansla sevk edilmediği için onu hastaneye kendisi ulaştırmıştı. Crystle beş gün sonra yaşamını yitirdi. Nicole elini kızının küllerinin bulunduğu küpün üzerine koymuş. Çağrıya yanıt veren ilkyardımcılar standart işleyiş prosedürlerine uymadıkları için disiplin cezası almış, biri de işten atılmıştı.

Kira’nın ölümü şoke edici. Ayrıca çok acı bir gerçeğin de altını çiziyor: Tıptaki ilerlemelerin nefes kesici olduğu bir çağda, ABD’de anne ölüm hızı düşmek bilmiyor: her 100 bin doğumda yaklaşık 14 anne ölümü. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 46 gelişmiş ülke içinde 1990–2015 arasında anne ölüm hızının kötüye gittiği ülkeler yalnızca Sırbistan ve ABD. Bu oran, gebeliğin sonlanmasını izleyen altı hafta içinde gerçekleşen komplikasyonlar nedeniyle ölen anneleri de kapsıyor.

ABD’de bu sorun özellikle alarm veren iki istatistikle vurgulanıyor: ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre, Afrika kökenli Amerikalı kadınların gebeliğe bağlı nedenlerle ölme olasılığı beyaz kadınlara oranla yaklaşık üç kat daha fazla ve anne ölümlerinin yüzde 60’ından fazlası da önlenebilir ölümler.

ABD’de anne ölüm oranı, 20 ülkede her 100 bin canlı doğumda en az 500 anne ölümünün gerçekleştiği Afrika’nın gelişmekte olan ülkelerindekinin yine de çok altında. Ama sağlık kuruluşlarına ve temel bakım hizmetlerine çoğu zaman erişilemeyen o ülkelerde dahi anne ölüm oranı 1990’dan bu yana ortalama olarak neredeyse yüzde 40 azalmış durumda. Bu, biraz da ebeler gibi yüksek teknoloji gerektirmeyen çözümler ve doğum öncesi ve doğum sonrası bakım hizmetlerinin iyileştirilmesi sayesinde olmuş.

Ölüme yol açabilecek gebeliğe bağlı sağlık sorunları tüm kadınlar için aynı ve hepsi bu risklere açık: postpartum hemoraji (doğum sonrası aşırı kanama), preeklampsi (tehlikeli derecede yüksek tansiyon) ve enfeksiyondan kaynaklanan sepsis. Öyleyse ABD’de anne ölüm oranları neden Afrika kökenli Amerikalı kadınlarda bu denli yüksek?

Araştırmacılar, Afrika kökenli Amerikalılar, Latin Amerika kökenliler ve Amerika Yerlileri gibi ırksal ve etnik azınlıkların –ekonomik ya da sosyal seviyeleri ne olursa olsun– yaşadığı yıpratıcı stresin, fiziksel anlamda sağlıklarını bozabildiğini söylüyor.

Buna “aşınma” deniyor. Michigan Üniversitesi’nden halk sağlığı profesörü Arline Geronimus tarafından geliştirilen bu kavram, ırkçılık ve ayrımcılığın kümülatif etkileri nedeniyle ülkede Afrika kökenli Amerikalıların sağlığının beyazlara göre daha erken bozulduğuna işaret ediyor. En yüksek eğitim seviyesindeki siyahi kadınların dahi, en düşük eğitim seviyesindeki beyaz kadınlardan daha yüksek bir ölüm oranına sahip olmasının nedeninin açıklanması konusunda yararlı olabilecek bir kavram bu.

Morehouse Tıp Okulu’nun (Atlanta) başkanı ve dekanı olan Valerie Montgomery Rice, ayrımcılığın ve ırkçılığın zamanla birikerek siyahi kadınların sağlığını etkilemekle kalmadığı, ırkçılığın ve yoksulluğun yol açtığı baskının henüz ana rahminde ya da yeni doğmuş bir bebekte dahi olumsuz etkileri olabildiği görüşünde.


Yedi çocuk annesi 33 yaşındaki Ayeşa Cisa, ikiz bebeklerinden birini evde doğurduktan sonra, neredeyse ölmek üzereyken Borama Bölge Hastanesi’ne (Somaliland) gelmiş. İkinci bebek köyde doğurtulamayınca üç tekerli bir araçla hastaneye getirilmiş. Ayeşa’nın ağır kanamasına rağmen doktorlar kan nakliyle onu kurtarmayı başardı. İkinci bebek ölü doğdu.

 Gelişmekte olan ülkelerde, anne ölümleri büyük ölçüde daha yaygın ve yaşamın bir gerçeği olarak görülüyor. Sağlık hizmetleri altyapısı çoğu zaman kısıtlı ya da hiç yok. Doğum öncesinde kaliteli bir bakım ve gebelik bilgilendirmeleri sınırlı kalabiliyor.

Los Angeles’tan 14 bin kilometreyi aşkın bir uzaklıkta, Somaliland’da, başkent Hargeisa ve en büyük üçüncü kent Borama arasındaki otoyol, ufuk çizgisini ok gibi yarıyor. Dikenli akasya ağaçları manzarada seyrek benekler oluşturuyor ve güneş ortalığı kavuruyor.

Asfalttan ayrıldığınız andan itibaren girdiğiniz bütün yollar taşlık ve tehlikeli. Olabilecek en sağlam arazi aracına sahip değilseniz şasinin hasar görmesi işten bile değil. Doğum sancısı başlamış bir kadının ücra bir köyden bir sağlık kuruluşuna kadar ister araçla, ister yaya, bu yolculuktan sağ çıkabileceğine inanmak zor. Afrika Boynuzu’nda yer alan ve tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş olan Somaliland, dünya genelinde yaygın olarak Somali’nin içindeki özerk bir bölge olarak görülüyor.

Somaliland’da gerçekleşen anne ölümlerinin nedenleri arasında ilk sıralarda eklampsi (yüksek tansiyondan kaynaklanan nöbet ve kasılmalar), kanama, enfeksiyon ve rahim yırtılması yer alıyor. Diğer nedenler arasında ise erken yaşta ya da çok sayıda gebelik ve yardım almadan doğum yapmanın yanı sıra, kadınları ve kızları “temiz” kılmak ve “evlenmeye uygun hâle getirmek” adına yapılan, kadın sünneti olarak da bilinen kadın genital mutilasyonunun (KGM) yol açtığı komplikasyonlar da var.

KGM’den sonra yaralı doku, doğum kanalının daralmasına neden oluyor ve bunun sonucunda da doğum zorlaşıyor.

Somaliland’da, sezaryen ya da kan nakli veya ameliyat dahil hayat kurtarabilecek her türlü işlem için gereken onay, kadının sağlık giderlerinden sorumlu olan bir erkek akrabadan, örneğin kocasından ya da koca tarafından akrabası olan bir erkekten alınmak zorunda.

Devamını National Geographic Türkiye Ocak 2019 Özel Tıp Sayısı’nda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Lynsey Addario

28 yaşındaki Brittany Capers ve 25 yaşındaki DeAndre Price hamileliğin 34’üncü haftasında Washington’da, baby shower partilerinin keyfini çıkarıyor. Brittany, gebelik süresince ve doğumu izleyen ilk altı ay boyunca ailelere destek veren bir merkez olan Mamatoto Village’da görevli bir perinatal toplum sağlığı çalışanı. Geçtiğimiz haziranda Brittany sorunsuz geçen bir doğumla bir erkek çocuk dünyaya getirdi.

Lynsey Addario

Hargeisa’da (Somaliland), Edna Adan Üniversitesi Hastanesi’ndeki ebe eğitim programını tamamlayanlar, mezun olduklarını gösteren kırmızı örtülerini kuşanmış. Programdan bugüne dek 938 ebe mezun olmuş. Kendi yaşadıkları bölgelerde ebe olarak çalışacak olan 18 yaşındaki Hoodo Muhamed Mahmud (soldaki), 20 yaşındaki Hoodo Muhamed Cama (ortadaki) ve 28 yaşındaki Hodon Abdi Şire de (sağdaki) bu mezunlar arasında yerlerini almış.

Lynsey Addario

Doğum yaptıktan altı ay sonra baş dönmesi ve hâlsizlik yaşayan 35 yaşındaki Zamzam Yusuf, Habasveyn köyünde Edna Adan Üniversite Hastanesi tarafından yönetilen kliniğe başvurmuştu. Tansiyonu çok yüksekti. Yusuf, hastanenin kurucusu olan 81 yaşındaki Edna Adan İsmail’in dikkatli gözetimi altında, ebelik öğrencisi Fardus Mubarek (22) tarafından tedavi edildi.

Lynsey Addario

Mamatoto Village’dan perinatal toplum sağlığı çalışanı Dionne McDonald (33), geçtiğimiz mayıs, George Washington Üniversite Hastanesi’nde (Washington) 26 yaşındaki Megan Strawn’un doğum sancıları sırasında kuyruk sokum kemiğine karşı yönde baskı uygulayarak ona yardımcı oluyor. Megan, acil sezaryen olasılığını bertaraf etmesine yardım ettiği için Dionne’dan övgüyle söz ediyor.

Lynsey Addario

28 yaşındaki Cindy Lopez’in üçüncü kızını prematüre olarak doğurmasının ardından duyduğu ağrılar yüzünden okunuyor. Gebeliği sırasında gelişen, plasentanın rahim duvarına doğru büyüdüğü ve diğer organlara tutunabildiği bir durum olan placenta percreta gibi komplikasyonlar nedeniyle, sezaryenle yaptığı doğumun ardından, hayatını kurtaran bir ameliyata alınması gerekmiş.

Lynsey Addario

Nicole Black, torunu Jacob Flowers’ı kucağına almış. Jacob’ın sezaryenle gerçekleşen doğumundan bir hafta sonra annesi Crystle Galloway’de komplikasyon oluşmuştu. Nicole 911’i aramış ama kızı hastaneye ambulansla sevk edilmediği için onu hastaneye kendisi ulaştırmıştı. Crystle beş gün sonra yaşamını yitirdi. Nicole elini kızının küllerinin bulunduğu küpün üzerine koymuş. Çağrıya yanıt veren ilkyardımcılar standart işleyiş prosedürlerine uymadıkları için disiplin cezası almış, biri de işten atılmıştı.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA