KASIM SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Paris’in Yeraltı Dünyası

Stephen Alvarez

11.9.2014

 

Paris’in Yeraltı Dünyası

Nasıl gitmeli? Kanalizasyon kapaklarından geçip, uçsuz bucaksız merdivenlerden inerek. Ne giymeli? Madenci kaskı yerinde bir seçim. Ne yapmalı? Çalış, parti düzenle, resim yap ya da sadece karanlık tüneller ağında keşfe çık. Taksi cumartesi sabahının içinden sessizce ilerliyor. Büyük caddeler sessiz; mağazalar kapalı. Fırının birinden taze ekmek kokusu geliyor. Işıklarda durduğumuzda belli belirsiz bir hareket dikkatimi çekiyor. Kaldırımdaki delikten mavi tulumlar içinde bir adam çıkıyor. Rastalı saçları omuzlarına dökülüyor ve bir kafa lambası var. Ardından elinde fener taşıyan genç bir kadın beliriyor. Uzun, ince bacaklarına çok kısa bir şort geçirmiş. Her ikisi de lastik botlar giymiş ve kabile insanları gibi bej rengi bir çamurla kaplanmışlar. Erkek, demir kapağı deliğin üzerine kapatıyor, kadının elini tutuyor ve yüzlerinde bir gülümsemeyle caddeden aşağıya koşuyorlar.

Paris'in, yeraltının derinliklerindeki dünyası ile, bütün diğer şehirlerden daha güçlü ve farklı bir bağlantısı var. Bu dünya çok zengin. Paris'in atardamarları ve bağırsakları, yeryüzündeki en eski ve yoğun, metro ve kanalizasyon ağının bir parçası olan binlerce kilometrelik tüneller, bu zengin dünyanın yalnızca bir bölümü. Paris'in altında her türlü mekân var: Kanallar ve su depoları, kiliselerin altındaki mezarlıklar ve banka kasaları, gece kulübü ve sanat galerisi olarak kullanılan şarap mahzenleri... Bu mekânların en şaşırtıcısı ise carrières olarak adlandırılan, pek çok bölgenin, özellikle de şehrin güney kısımlarındaki semtlerin derinliklerinde dolambaçlı bir ağ halinde yayılan eski kireçtaşı ocakları. Bu mağara ve tüneller 19. yüzyılda, inşaatlarda kullanılacak taşları çıkarmak için kazıldı. Daha sonra çiftçiler burada mantar yetiştirdiler. Hatta bir dönem, yılda yüzlerce tona ulaştılar. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız direnişçiler yeraltında, bazı taşocaklarında saklandılar; Almanlar ise diğerlerinde sığınaklar inşa ettiler. Bugün tünellerde, bir başka gizli grup, üyeleri bazen şehrin altında günler ve geceler geçiren başıboş ve lidersiz bir topluluk dolanıyor. Bunlar cataphile'ler, Paris'in yeraltı âşıkları.

Madenlere girmek 1955 yılından beri yasak, bu yüzden cataphile'ler genellikle yerüstü dünyasından ve onun kurallarından kaçmak isteyen gençlerden oluşuyor. Eskiler bütün bunların, Paris başkaldırı geleneğinin punk kültürüyle beslendiği 70'ler ve 80'lerde başladığını söylüyor. O zamanlar aşağıya inmek daha kolaydı, çünkü çok daha fazla açık giriş yeri vardı. Bazı cataphile'ler taşocaklarına okullarının bodrumlarındaki unutulmuş kapılardan girebileceklerini, sonra da kemiklerle dolu tünellerde, ünlü katakomplarda emekleyerek ilerleyebileceklerini keşfetti. Cataphile'ler sadece kendilerinin bildiği bu mekânları parti düzenlemek, performanslarını sahnelemek, sanat yapmak ve uyuşturucu almak için kullanıyordu. Yeraltında özgürlük ve hatta anarşi hâkimdi.

Başlangıçta yerüstü dünyası pek bir şeyin farkında değildi. Ancak 80'lerin sonunda özel mülk sahipleri ve belediye, girişlerin büyük bölümünü kapattı. Özel bir polis birliği tünellerde devriye gezmeye başladı. Yine de cataphile'leri tamamen engellemeyi başaramadılar. O sabah bir rögardan çıkarken gördüğüm gençler cataphile'lerdendi. Belki orada bir randevu ayarlamışlardı. Taşocaklarını birlikte gezdiğim adamlardan bazıları müstakbel eşleri ile tünellerde tanışmışlar, birbirlerinin telefon numaralarını el feneri ışığında alıp vermişlerdi. Paris'in yeraltı dünyasının en iyi rehberlerinden bazıları cataphile'ler. Pek çok Parisli buranın varlığından neredeyse haberdar bile değil. Metroyla ilerlerken atalarının kemiklerinin üzerinden geçiyor olabileceklerini bilmiyorlar.

Yazının devamını National Geographic Türkiye'nin Şubat sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA