MART SAYISI BAYİDE!

ABONE OL SATIN AL

Denizleri Kurtarmak

Cyntia Barnett

Brian Skerry

31.1.2017

Denizleri Kurtarmak

San Diego açıklarındaki deniz altı dağı Cortes Sahanlığı’nda bir Kaliforniya denizaslanı, yüzer kelp adacığında balık avlıyor. Korumacılar, deniz canlılarından bir hazine barındıran bölgenin korunmayı hak ettiğini savunuyor.

Bir önceki ABD Başkanı Obama, Amerika’nın koruma altındaki sularına 2,2 milyon kilometrekare okyanus alanı eklenmesini sağladı. Ama daha yapacak çok şey var.

Boston Limanı’nın yüz altmış kilometre kuzeydoğusunda, soyu tükenme tehlikesi altındaki altı kuzey balinası ileri doğru atılıp dönerken, pürüzsüz beyaz karınları Kuzey Atlas Okyanusu sularının gri fonunda parlıyor. Her hamlede gaga benzeri muhteşem ağızlarını açıp küçük kopepod yığınlarını kepçeliyorlar. Keşif gemisi Plan b’nin iskele tarafı açıklarındaki bir ringa sürüsü de aynı deniz kabuklularının peşinde koşarken su yüzeyini hareketlendiriyor. Bu arada, gemide görevli biliminsanları, 15 metre derinlikteki kayalık sırtta Atlantik mezgitleri ve morinalarının ve de bergallerin altın kelpler arasında beslenmesini gözlemliyor.

Cashes Sırtı, Maine Körfezi’nin suları altındaki en yüksek dağ ve aynı zamanda da olağanüstü bir seyyar beslenme kaynağı. Granit kayalarına ve tepesi düz yamaçlarına vuran gelgit akıntıları, deniz yüzeyindeki ılık suların plankton dolu dalgalarını derin alanlara doğru taşıyor. Dibe doğru hareket eden dalgalar sayesinde, dip balıkları da orta kesimde yaşayan balıklar ve yüzeyde beslenen balina, ringa ve deniz kuşu gibi canlılar kadar çok besin tüketebiliyor. Bir zamanlar tüm Maine Körfezi’nin özünü oluşturan ama artık balıkçılık yüzünden tükenen zenginliğin kalıntılarını korumak üzere, gelgitler ve topografya burada işbirliği yapıyor. Otuz yılı aşkın süredir bu hassas bölge üzerinde çalışan deniz ekoloğu Jon Witman, “Cashes, özünde 400 yıl öncesinin New England kıyılarına yapılan bir zaman yolculuğu,” diyor. National Geographic konuk araştırmacılarından okyanusbilimci Sylvia Earle ise Cashes için, “Yellowstone Parkı’nın Kuzey Atlas Okyanusu’ndaki benzeri,” şeklinde konuşuyor.

Okyanusların aşırı avlanma, çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin etkisinden zarar görmesi üzerine, ABD denizlerindeki el değmemiş son bölgeleri kurtarmak üzere harekete geçen bir grup denizbilimci ve çevreciden oluşan girişime Earle de dahil. Hedefleri, New England’daki Cashes’ten, Alaska’nın Batı Aleut Adaları’ndaki soğuk deniz mercanlarına ve San Diego’nun Cortes ve Tanner sahanlıklarına kadar ABD’deki bir dizi deniz koruma alanının, okyanusları korumaya ve eski durumuna döndürmeye yetecek büyüklükte küresel bir ağ bünyesinde yer almasını sağlamak.


Cortes Sahanlığı, dünyadaki en yoğun deniz memelisi toplanma alanları arasında yer alıyor. Otuz beş civarında memeli türü yılın en az bir bölümünü burada geçiriyor. Genelde yüz ya da daha fazla bireylik sürüler halinde dolaşan kuzey gerçek balina yunusu da bu türler arasında yer alıyor.

Theodore Roosevelt döneminden bu yana ABD’de bin 200 deniz koruma alanı yaratıldı; bu alanlar tüm ABD denizlerinin dörtte birini oluşturuyor. Ancak, Utah Üniversitesi hukuk profesörü ve okyanus uzmanı Robin Kundis Craig’e göre, söz konusu alanlar deniz yaşamının hızla azalmasının önüne geçmekte yetersiz kalıyor. Koruma altındaki suların büyük bölümünde en azından balıkçılık ve benzeri kaynak kullanımlarına izin veriliyor. “Derdimiz deniz kaynaklarını korumak mı yoksa sömürmek mi?” diye soruyor Craig. “Bu konuyu henüz karara bağlamış değiliz.”

Geçtiğimiz yaz sonlarında, ABD başkanlarının tarihi ve bilimsel öneme sahip kamusal alanları koruma altına almasını sağlayan yasa çerçevesinde yetkisini kullanan Başkan Barack Obama iki bölgede bu konuyu karara bağlamaya çalıştı. İlk olarak Hawaii’nin kuzeydoğusunda yer alan Papahānaumokuākea Ulusal Deniz Anıtı’nın alanını dört katına çıkarıp 1,5 milyon kilometrekareye ulaşmasını sağladı. Koruma alanında sadece hobi ve bireysel beslenme amacıyla balık tutulmasına izin veriliyor. Soyu tükenme tehlikesi altındaki mavi balinalar ve Hawaii keşiş foklarının; ton ve köpekbalığı gibi büyük yırtıcıların ve küresel ısınmadan zarar görmeden çıkma olasılığı yüksek olarak kabul edilen, dünyanın en kuzeyindeki, en sağlıklı mercan resiflerinin korunduğu bir yer burası aynı zamanda.


Kaliforniya fulya balığı, Cortes Sahanlığı sırtlarındaki dalgaotu ve altın kelpten oluşan muhteşem bir bahçede ilerliyor. Burnuyla yosunları ve kumu yoklayarak, yumuşakça, solucan ve temel besin kaynağı olan diğer canlıları arıyor.

Obama, bu girişimin üç hafta ardından ABD’nin Doğu Kıyısı’ndaki ilk deniz anıtının kuruluşunu da karara bağladı. Cape Cod’un 210 kilometre güneydoğusunda yer alan Kuzeydoğu Kanyonları ve Deniz Dağları’nın yüzölçümü 12 bin 725 kilometrekareyi buluyor. Korumacılar çok daha büyük bir koruma alanı tasarısı sunmuştu. Ayrıca Cashes Sırtı’nın korunması gerektiğini de ısrarlı bir şekilde vurgulamışlardı. Ancak balıkçılık endüstrisi her ikisine de karşıydı. Endüstrinin temsilcilerinden bazıları, Donald Trump’ın seçilmesiyle beraber Obama’nın koruma altına aldığı yerlerin tekrar avlanmaya açılabileceğini ima ediyor. Bugüne dek ülkede hiçbir başkan ulusal anıt statüsünü kaldırma uygulamasına gitmedi; ancak okyanuslardaki özel alanların –ve bütün olarak denizlerin– korunması mücadelesinde acil bir döneme girildiğine şüphe yok.

“1870’lerde, Amerikalıların Yellowstone’un ilginç ve güzel coğrafyasının korunmaya alınmasını benimsemesi de çok kolay olmamıştı,” diyor, geçmişte koruculuk da yapmış olan yazar Jordan Fisher Smith. İnsanlar, altın rengi kanyonlar, gökkuşağını çağrıştıran su kaynakları ve patlayan sıcak su gayzerleri gibi fantastik öykülere inanmıyordu. William Henry Jackson’ın çektiği fotoğraflar ve Thomas Moran’ın tabloları ikna etmişti onları. Kongre, 1872’de bölgeyi park alanı olarak saptamış ve ABD’nin, bir gün inşa ettiği altyapı kadar, kurtardığı topraklarla da anılmasını sağlamıştı.

Ancak halkı ve politikacıları önemli deniz alanlarını korumaya ikna etmenin özellikle zor bir yanı var: Büyük Kanyon’da yürüyüş yapmak kolay ama kıta sahanlığının kıyısından açıklara doğru uzanan Kuzeydoğu Kanyonları ve Deniz Dağları’nı görebilmek için bir denizaltına gereksinim var. Geçtiğimiz yıl Yellowstone Parkı’nı dört milyonu aşkın kişi ziyaret etti. Ama Amerikalıların çoğunun, biliminsanları ve National Geographic fotoğrafçılarının çektiği fotoğraflar aracılığıyla yaşadığı dolaylı deneyimin dışında kuzey balinalarıyla birlikte Cashes’te yüzmek gibi bir şansı yok.

Brian Skerry

Kaliforniya davarbaş balığı ve diğer balıklar, Cortes Sahanlığı’ndaki kelp ormanı ve kalkerli algler arasında geziniyor. Deniz tabanından 1,5 kilometreye yükselen bu deniz altı dağı, besin açısından zengin derin suları yüzeye yönlendirerek verimli bir vaha oluşmasını sağlıyor.

Brian Skerry

Bir kuzey balinası ağzını suyla doldurduğunda, baleni sudaki kopepodları ve diğer planktonları süzüyor. Cashes Sırtı’nda gelgit kaynaklı iç dalgalar, ringalarla deniz kuşlarının balinalarla yan yana beslendiği su yüzeyinden besin kaynaklarını alıp morina ve dip balıklarının yaşadığı derinliklere taşıyor.

Brian Skerry

Başkan John F. Kennedy tarafından 1961 yılında kurulan Buck Adası Anıt Alanı’nda korunan geyik boynuzu mercanlar, ağarma ve hastalıktan inanılmaz bir şekilde kurtulmuş. Fotoğrafta, beyin mercanları ve mor yelpaze mercanların arkasında görülüyorlar.

Brian Skerry

Deri sırtlı kaplumbağa, St. Croix’da, Buck Adası’na 35 kilometre uzaklıkta yumurtalarını bıraktığı Sandy Point Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı sahilinden ayrılıyor. Koruma altındaki alanlar deri sırtlılar dahil bazı kaplumbağaların yumurtlama oranını artırmış olsa da, türlerin bazıları halen tehlike altında.

Brian Skerry

Derinsu anemonu.

Brian Skerry

Yelpaze mercanına tutunmuş bir yılanyıldızı.

Buna ek olarak, denizlerdeki stratejik alanların korunmasını gerektiren en acil nedenlerden biri de gözle görülür bir şey değil. İklim değişikliği, çevre kirliliğinin ve 1970’lerden bu yana ticari amaçla avlanan balık popülasyonunun yarısını yok eden aşırı avlanmanın olumsuz etkilerini daha da artırıyor. Okyanuslar, neden olduğumuz karbon salımından kaynaklanan ısının çoğunu ve karbondioksidin yüzde 30’unu emiyor. Deniz yüzeyi sıcaklığı rekor seviyelere ulaştı. Denizlerin asit düzeyi, sanayi devriminden bu yana yüzde 30 oranında artış gösterdi.

Bu değişiklikler gözle görülür olmayabilir ama etkileri hiç de öyle değil. Maine Körfezi, dünya genelindeki diğer tüm okyanus bölgelerine oranla daha hızlı ısınıyor. Machias Seal Adası’ndaki yüzlerce deniz papağanı yavrusu, doğal besin kaynakları olan ringalar ılık sığ sulara gelmediği için açlıktan ölüyor. Geçtiğimiz yaz Florida’nın güneydoğusunda okyanus sıcaklığındaki artış sonucu yaşanan zehirli yosun patlaması, sahillerin ve otellerin boşalmasına yol açtı. Dünya genelinde en büyük ve en renkli mercan bahçelerinin çoğu ölümün renksizliğine büründü. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) mercan resifleri gözlem koordinatörü C. Mark Eakin, kayda geçen en kötü mercan ağarması olayının 2014’te, sera gazı etkisi sonucu okyanus sıcaklığının artmasıyla tetiklendiğini ve 2015’te yaşanan El Niño nedeniyle şiddetlendiğini söylüyor.

Yine de okyanuslar, biyolojik çeşitlilik hazinelerini barındırmayı sürdürüyor. Kanıtlar gösteriyor ki, böylesi önemli yerel alanların korunması iklim değişikliğine karşı direnç sağlıyor. Ve hatta kaybedilenlerin geri kazanılması konusunda dahi yararı olabiliyor. Bu yöndeki en sağlam kanıtlar, ABD’de yarım yüzyıl önce Başkan John F. Kennedy tarafından koruma altına alınan ulusal doğa anıtlarından birinde görülüyor.


Bir Atlantik morinası, Maine Körfezi’ndeki en yüksek deniz altı sıradağının yeşillik doruklarında yüzüyor. Biliminsanları, bin 425 kilometrekarelik Cashes Sırtı’nın New England’ı şekillendiren okyanus zenginliğinin nadir bir kalıntısı olduğunu ve korunması gerektiğini söylüyor.


ABD Virgin Adaları’ndan St. Croix’nın hemen açıklarındaki Buck Adası, Karayipler’in ortasında, etekleri mercan pembesi kumla kaplı ikiz yeşil tepeler halinde yükseliyor. 71 hektarlık adadaki yüksek bir gözlem noktası, mavinin çeşitli tonlarında göz alabildiğine uzanan bir manzarayı ve 1961 yılında Başkan Kennedy’nin Buck Adası Resifi Ulusal Koruma Alanı’nı kurmasına neden olan sular altındaki bir şaheseri gözler önüne seriyor. Adanın etrafını bir gerdanlık gibi saran resifin gölgesi, turkuvaz rengi sığ sularla ilerideki kobalt derinlikler arasında rahatlıkla seçiliyor.

Kennedy’nin ana hedefi, dünyanın sualtındaki ilk gezinti sahasını oluşturmak, “Karayip Denizi’nin en güzel bahçelerinden biri,” şeklinde tanımladığı bu bölgenin keyfini isteyen herkesin sürebilmesini sağlamaktı. 356 hektarlık koruma alanının içinde, o zamanlar bir ilk olarak avlanmanın tamamen yasak olduğu 105 hektarlık bir bölge de bulunuyordu. Söz konusu dönemde Buck Adası, Karayipler’in en zengin balık yatakları arasında yer alıyordu ve sağlam bir Nassau orfozu popülasyonuna ev sahipliği yapıyordu. Ancak av yasağı alanının yetersiz olduğu anlaşılmıştı. 1990’larda, yüzlerce kapan ve ağ yüzünden ada civarındaki balık stokları büyük kayıp yaşadı. Sonunda Başkan Clinton duruma el koydu ve koruma alanını 7 bin 695 hektara çıkardı.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Şubat 2017 sayısında veya iPad/iPhone edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Brian Skerry

Kaliforniya davarbaş balığı ve diğer balıklar, Cortes Sahanlığı’ndaki kelp ormanı ve kalkerli algler arasında geziniyor. Deniz tabanından 1,5 kilometreye yükselen bu deniz altı dağı, besin açısından zengin derin suları yüzeye yönlendirerek verimli bir vaha oluşmasını sağlıyor.

Brian Skerry

Bir kuzey balinası ağzını suyla doldurduğunda, baleni sudaki kopepodları ve diğer planktonları süzüyor. Cashes Sırtı’nda gelgit kaynaklı iç dalgalar, ringalarla deniz kuşlarının balinalarla yan yana beslendiği su yüzeyinden besin kaynaklarını alıp morina ve dip balıklarının yaşadığı derinliklere taşıyor.

Brian Skerry

Başkan John F. Kennedy tarafından 1961 yılında kurulan Buck Adası Anıt Alanı’nda korunan geyik boynuzu mercanlar, ağarma ve hastalıktan inanılmaz bir şekilde kurtulmuş. Fotoğrafta, beyin mercanları ve mor yelpaze mercanların arkasında görülüyorlar.

Brian Skerry

Deri sırtlı kaplumbağa, St. Croix’da, Buck Adası’na 35 kilometre uzaklıkta yumurtalarını bıraktığı Sandy Point Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı sahilinden ayrılıyor. Koruma altındaki alanlar deri sırtlılar dahil bazı kaplumbağaların yumurtlama oranını artırmış olsa da, türlerin bazıları halen tehlike altında.

Brian Skerry

Derinsu anemonu.

Brian Skerry

Yelpaze mercanına tutunmuş bir yılanyıldızı.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA