<span></span><br /><br /><b></b>


Yeni bir video, karşılaşması oldukça zor olan tehdit altıdaki bu muhteşem türe yeni bir bakış açısı sunuyor. […]

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hayvanına yakından bakma şansı kolay kolay ele geçmiyor. Ancak geçtiğimiz günlerde bir anne mavi balina ile yavrusunun Antarktika açıklarındaki sularda usulca süzülüşünü gösteren bir video ortaya çıktı ve internette bir hayli ilgi gördü.

Söz konusu video, Steve Irwin adlı gemiyle kaçak avcıları caydırmak için bölgede devriye gezen aktivist topluluk Sea Shepherd Society’nin üyeleri tarafından Ocak ayının son günlerinde çekilmiş.

Washington eyaletindeki Cascadia Research’te mavi balinalar üzerine çalışan araştırmacı biyolog ve National Geographic kâşifi John Calambokidis, “Bu oldukça değerli bir görüntü. Antarktika’daki mavi balinalarının görüntülenme ve incelenmesinin oldukça zor olması bu görüntüleri daha da değerli kılıyor,” diyor.

Nesli büyük bir tehdit altında olan mavi balinanın boyu 30 metreyi, ağırlığı da 180 tonu bulabiliyor. Videoda bir anne ve Calambokidis’e göre altı aylık olan yavrusu görülüyor. Yavrular hayatlarının ilk altı ila sekiz ayı boyunca anneleriyle birlikte kalıyor ve onlardan süt emiyor. Sonrasında annelerinden ayrılıyorlar ve katil balina veya ispermeçet balinası gibi daha sosyal türlerin aksine temel olarak yalnız bir yaşam sürüyorlar.

Mavi balinaların soyu, aşırı avlanma nedeniyle 20. yüzyılın başlarında neredeyse tamamen tükeniyordu. Devasa boyutu hayvanı avcılar için cazip bir hedef yapıyordu. Aşırı avlanma döneminden önceki nüfuslarınınsa 300 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Çoğunluğu Antarktika çevresinde yaşayan mavi balinaların sayısı, tarihi rakamlarının yüzde 0,15’ine düştü ve aşırı avlanma furyasından hemen sonra dünyada yalnızca 450 mavi balina kaldı.

Mavi balinaların avlanması 1960’larda uluslararası anlaşmalar sonucu tamamen yasadışı hale getirilse de kaçak avcılık 1970’lerin sonuna kadar sürdü. Günümüzde farklı balina türleri hâlâ tartışmalı av vakalarına konu oluyor – Sea Shepherd’ın kampanyalarında karşı çıktığı konulardan biri de bu (bu konu hakkında daha fazla bilgiyi buradan edinebilirsiniz).

“1970’lerde pek çok bilim insanı mavi balinaların sayısının tekrar çoğalamayacak kadar azaldığını ve nesillerinin tükenmekten kurtulamayacağına inanıyordu,” diyor Calambokidis. Ancak o dönemden beri yavaş da olsa bir toparlanmaya dair umut verici işaretler görmek mümkün.

Günümüzde bilim insanları kaç tane mavi balina kaldığı konusunda emin değil, ancak rakamın 10 bin ile 20 bin arasında olduğuna ve yavaş da olsa arttığına inanılıyor. Balinalara yönelik en büyük tehdidi kazayla hayvanlara çarpan gemiler oluşturuyor. Özellikle gemi trafiğinin yoğun olduğu rotalarda meydana gelen bu kazaları önlemek üzere bazı gemi rotaları değiştirildi ve kaptanlar çevrelerini balinalara karşı gözlemlemeleri konusunda eğitildi. Elde edilen sonuçlar çok net değil. Calambokidis mavi balinaların devasa cüsseleri ve tehlike altında olma kavramına sahip olmamaları nedeniyle üzerlerine gelen gemilerden kaçınamadıklarını söylüyor. Hayvanlara yönelik bir diğer tehdit ise suda kullanılan sonar nedeniyle beslenme alışkanlıklarının rahatsız edilmesi.

Her şeye karşın bu video, hayvanların sanayi ölçeğinde avlandığı günlerin ardından nasıl toparlandığını kanıtlayan güzel görüntüler sunuyor.