Cilalı Taş Devri’nde Sevişme

BENZER MAKALELER

Latmos Dağları’ndaki kaya çizimlerinde Anadolu’nun bilinen ilk düğünü, ilk sevişmesi ve yağmur duası var.

Sırtını antikçağda Latmos olarak isimlendirilmiş Beşparmak Dağları’na dayamış, yüzü ise bir zamanlar Ege Denizi’nin bir parçası olan Bafa Gölü’ne dönük şirin bir köy Kapıkırı. Söke-Milas karayolundan 9 km içeride olan köy, Herakleia adıyla anılan antik liman kentinin kalıntıları üzerinde yükseliyor. Bugün köyde tatlı haziran uyuşukluğunu dağıtan bir hareketlilik var. Bir minibüs dolusu Avrupalı turist antik kentin agorasının hemen üzerinde yer alan Agora Pansiyon’un karşısında araçlarından iniyor. Onların gelişi yolun kıyısında, yere çömelmiş bir halde saatlerdir müşteri bekleyen köylü kadınları hareketlendiriyor. Bir örtünün üzerine sergi açmış köylüler el emeği, göz nuru ürünlerini bölgeyi gezmeye gelen bu yabancı gezginlerin dikkatine sunma telaşına düşüyorlar. Turistlerin bazıları bu ürünlere göz ucuyla da olsa bakış atarken, çoğunluk bu yerel zanaatkârların çağrılarına aldırış etmeden yollarına devam ediyor. Herkes biliyor ki, Kapıkırılı kadınların bohçalarındaki “modern” elişi ürünler bu tarihi bölgenin en çok rağbet gören sanat eserleri değil. Yerli ve yabancı gezginlerin neredeyse tamamı Latmos Dağları’nın eteklerindeki bu huzurlu beldeye aslında günümüzden 8-9 bin yıl önce yapılmış “sanat eserleri”ni görmeye geliyor. Prehistorik (tarihöncesi) dönem sanatçıları tarafından Latmos Dağları’ndaki mağara ve kaya kovuklarına yapılmış bu eserler çoğunlukla “çöp adam” tarzı insan çizimlerini temel alıyor. Bu şematize kaya resimleri bölge halkının Paleolitik Dönem’i geride bırakıp yerleşik hayata geçtiği, tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başladıkları Neolitik Dönem’e, yani Cilalı Taş Devri’ne ait.

Söz konusu 170 grup kaya çizimi Alman arkeolog Anneliese Peschlow-Bindokat’ın bölgede 1994 yılından başlayarak sürdürdüğü yüzey araştırmaları sonucunda bilim dünyasına kazandırıldı. Yöre insanının (özellikle de çobanların) desteğiyle, Bafa Gölü ile Çine Çayı Vadisi arasında kalan dağlık bölgede bulunan bu çizimlerde, yarıdan fazlası kadın olmak üzere 500’ün üzerinde insan figürü yer alıyor.

Peschlow titiz araştırmalarının sonucunda yayımladığı “Herakleia am Latmos. Eine Karische Gebirgslandschaft”(Latmos’ta Bir Karia Kenti. Herakleia Şehir ve Çevresi) adlı kitabında bu esrarengiz kaya resimlerine de geniş yer verince, arkeoloji dünyası bir anda bu önemli keşfin heyecanına kapıldı. Çünkü ana motifi insan olan bu kaya çizimleri Anadolu’nun tarihöncesi kültürüne ilişkin çok önemli ipuçları barındırıyordu. Bu nedenle kitabın yayımlanmasının ardından bölge bir anda arkeologların, tarihçilerin ve çoğunluğu Alman ya da İngiliz gezginlerin akınına uğradı.

Dünya heyecanlanmakta haklıydı. Çünkü Avrupa’da ele geçen Buzul Çağı kaya resimlerinin ana teması çoğunlukla tarihöncesi insanın av sahneleri ve av hayvanlarıydı. Oysa Latmos Dağları’nda bulunan çizimlerin merkezinde dönemin toplumsal hayatı ve kadın-erkek ilişkileri yer alıyordu. Daha açık söylemek gerekirse, bu bölgedeki kaya çizimlerinin başrolünde “aile” vardı. Belki de Anadolu’da “aile”nin en eski resimli romanıydı bulunmuş olan. Bir bakıma tarihöncesi arkeoloji alanında yakın dönemde yapılan en büyük keşifle karşı karşıyaydık. Peschlow, bu nedenle zaman kaybetmeden Beşparmak Dağları’nın UNESCO tarafından belirlenen Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuruda bulundu.

Anadolu’nun bu “en eski resimli romanına” dair çizimler bölgede bulunan hematit (demir oksit) minerali içeren toprağın sulandırılmasıyla elde edilen doğal bir boya kullanılarak, elle yapılmıştı. Çizimlerin teknik yönü araştırmacılar tarafından deşifre edilebilmişti. Ancak içeriğine yönelik gizem bugün bile tam anlamıyla aydınlatılmış sayılmaz. Yine de kimi bilim insanları bu çizimlerde tarihin bilinen ilk düğün töreninin, ilk sevişmenin, ilk yağmur duasının ve ilk horon tepmesinin betimlendiği konusunda hemfikir.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ağustos 2011 sayısında okuyabilirsiniz.

Popüler Makaleler

2100 Yılında Dünyada 11 Milyar Kişi mi Olacak?

Tekrar gözden geçirilen tahminler, 2100'e gelindiğinde düşündüğümüzden daha kalabalık bir dünyada yaşayabileceğimizi söylüyor. Geçtiğimiz Perşembe Science dergisinde yayımlanan bir makale, dünya nüfusunun 2050’de...

Buza Hücum

Kuzey Kutbu hızla erise de çalışmak için hâlâ acımasız bir yer. Kaynaklarına erişmek için verilen yarışta kolay kazanç mı? Söz konusu bile değil. ...

En İyisini Babalar Bilir

Hayvanlar aleminde bazı babalar diğerlerinden daha şefkatli. Denizatı çiftlerinde doğum yapan erkektir, dişi onun kesesine yumurtladıktan sonra minicik balıklar doğurur. Bunun olağandışı bir durum olduğu...