<span></span><br /><br /><b></b>


Doğa korumacıların kendileri için mücadele ediyor olmalarına rağmen Hong Kong’un ikonik deniz memelileri ciddi tehditlerle karşı karşıya. […]

Pembe yunuslar o kadar uzun zamandır Hong Kong limanında ve adaların çevresindeki sularda yaşıyor ki kentin tarihinde ve kültüründe sembolik bir yer edinmiş durumdalar. Ancak bilim insanları korunmaları için daha fazla adım atılmazsa bu nadir yunusların Hong Kong’un sularından silinip gitmesinden endişe ediyor.

Geçtiğimiz on yılda git gide artan yaşam alanı kaybının, gürültü kirliliğinin ve diğer tehditlerin, Çin beyaz yunusu olarak da bilinen pembe yunusların sayısı üzerinde ciddi etkileri oldu.

Korumacılar, yunusların yaşam alanlarından geçen Hong Kong–Zhuhai–Macau Köprüsü’nün devam eden inşasının canlılar üzerinde fazladan bir baskı yaratabileceği konusunda uyarıyor.

Çin beyaz yunusları doğduklarında gri oluyorlar ancak büyüdükçe pembe bir renge kavuşuyorlar.

Son derece sosyal olan bu canlılar bilim çevrelerince İndo–Pasifik kambur yunusu (Sousa chinensis) olarak da anılıyor. Bu türün Hindistan’ın doğu kıyısından Malay takımadalarına ve Avustralya’ya kadar yayılan bir alanda yaşadığı düşünülüyor. Parçalı dağılımları nedeniyle sayıları hakkında tam bir bilgiye ulaşmak zor, ancak araştırmalar sayılarının azaldığını gösteriyor.

20 yılı aşkın bir süredir Hong Kong’un pembe yunuslarıyla çalışan ve Hong Kong Yunus Koruma Topluluğu’nun yöneticiliğini yürüten Samuel Hung Ka-yiu ile konuştuk.

Bölgedeki yunusların tarihiyle ilgili kayda değer olan şey nedir?

Yunusların Hong Kong’da ve Pearl Nehri ağzında çok uzun zamandır, hatta olasılıkla ilk atalarımız buralara yerleşmeden önce burada var olduklarını düşünüyoruz. Yunuslar hakkındaki farkındalık 1990’larda, hükümet Lantau’nun kuzeyinde, yunusların yaşam alanı üzerinde etkileri olacak yeni bir uluslararası havaalanı yapma kararı aldığında arttı. Yunuslar 1997’de kentin [İngiltere’den Çin’e] devir töreninin resmi maskotu seçildiğinde popülerlikleri oldukça arttı.


Hong Kong’un pembe yunusları limanın hızla gelişmesi nedeniyle tehdit altında.

Yunuslar ne durumda?

Yerel yunus popülasyonu oldukça istikrarsız… Geçtiğimiz on yılda yunus sayılarında belirgin bir düşüş yaşandı. 2003’te 158 yunus varken 2014’te bu sayı yalnızca 61 oldu. Bu rakam 2015 yılı için daha da düşük, ancak kesin rakamları henüz kamuya açıklayamıyoruz.

Hayvanların nüfusu neden böyle bir düşüş yaşıyor?

Aşırı balık avcılığı (yunusların av bulmasını zorlaştırıyor ve ağlara takılmalarına yol açabiliyor), kirlilik (bedenlerinde, hatta yavrularda bile yüksek yoğunlukta zararlı madde bulduk, bu da bağışıklık sistemlerine baskı uygulayabiliyor ve üreme yetilerine zarar verebiliyor) ve deniz trafiği (hayvanları rahatsız edebilecek gürültü yaratıyor ve çarpışmalarda ölmelerine neden oluyor) gibi birçok tehdit var yunuslara yönelik.

Ancak olasılıkla uzun vadedeki en büyük sorun kıyılardaki gelişme. Öneri ve inşa halinde birçok altyapı projesi var. Havaalanına eklenmesi planlanan ve yunuslar için önemli bir alan olduğu bilinen 650 hektarlık bir deniz alanına el koyacak olan üçüncü bir piste karşı kampanyalar yapıyoruz.

Yunusların davranışları nasıl ve ne gibi koşullara ihtiyaç duyuyorlar?

Oldukça meraklı ve akrobatik hayvanlar bunlar. Arada sırada bize yaklaşıp neye benzediğimize bir bakmak istiyorlar. Bazen bireysel, bazen toplu hareket eden bir toplulukta yaşadıkları için toplumsal yapıları oldukça değişken. Bazen yalnız olabiliyorlar, ancak genelde sayıları 20’ye ulaşan gruplar halinde görülüyorlar.

Yaşamayı tercih ettikleri alanlar, bol gıdaya ve az insan etkinliğine sahip doğal kıyılar. Derin su kanallarının kenarlarında yiyecek aramaya da bayılıyorlar.


Hayatta kalmalarına yönelik tahminler neler?

Üreme hızları oldukça düşük ve yavru ölüm oranları da yüksek; doğumdan hemen sonra yavruların en az yarısının öldüğünü düşünüyoruz. Ayrıca iki hamilelik arasında geçirdikleri süre de çoğu yunusa oranla uzun -yaklaşık 4 ila 6 yıl-, yani hayatları boyunca dünyaya oldukça az sayıda yavru getiriyorlar.

Durumlarını daha iyi anlayabilmek için uzun süreli bir izleme çalışması yürütüyoruz.


Hong Kong kenti yunusları korumak için elinden geleni yapıyor mu?

Hükümet bir izleme projesine destek veriyor ve yürürlükte olan bir koruma programları var, haklarını vereyim. Ancak daha çok deniz koruma alanına ve deniz trafiğini ve balık avcılığını düzenleyecek düzenlemelere ihtiyacımız var.

Hükümet ayrıca yunusların yaşam alanlarında, bu alanlara daha da fazla zarar verebilecek yeni yapı projeleri öneriyor; bu nedenle biz de korumaya yönelik daha fazla çaba talep ediyoruz sürekli.

Bu söyleşi düzenlenmiştir.