Evlenmek İçin Çok Küçük

BENZER MAKALELER

Çocuk gelinlerin gizli dünyası

Düğün yasadışıydı ve davetliler hariç herkesten gizliydi. Ayrıca Racastan’da nikâh törenleri genelde gece geç saatte yapılırdı. İşte bu nedenlerle, Hindistan’ın kuzeyindeki bu kurak kırsal yerleşimde üç çocuk gelin, kutsal yeminlerini etme hazırlıklarına ancak akşamüstü saatlerinde başladı. Toprak zeminde yan yana çömeldiler. Köylü kadınlardan bir güruh, iğreti bir perde gibi etraflarını sari kumaşıyla sararken, bakır bir tastan kızların başına sabunlu su döktü. Gelinlerden ikisi, Radha (15) ve Gora (13) adlı iki kız kardeş, olan biteni anlayacak yaştaydı. Üçüncü gelin, yani yeğenleri Recani ise beş yaşındaydı. Omzunda kelebek deseni olan pembe bir tişört giymişti. Erişkinlerden biri yıkanmadan önce onu çıkarmasına yardım etti.

Damatlar yoldaydı. Kilometrelerce uzaktaki köylerinden geliyorlardı. Herkes, onların buraya neşe içinde ?ve sarhoş? geleceğini düşünüyordu. Köyde damatlarla tanışmış olan tek kişi, yaşları daha büyük olan iki kızın babasıydı. İnce yapılı, kır saçlı, uzun bıyıklı, dimdik duran bir çiftçi. Yazıda Bay M olarak söz edeceğim bu çiftçi, taşlı patikadan gölge yapsın diye sopaların üstüne gerilmiş renkli ipek kumaşlara doğru yürüyen misafirleri izlerken hem gururlu, hem de temkinliydi. Rüşvet kabul etmeyen bir polis memuru burada neler olup bittiğini duysa, düğünün yarıda kesilebileceğini, gözaltına alınıp, ailesini sonsuz bir utançla yaşamaya mecbur bırakacağını biliyordu.

Recani, Bay M’nin torunuydu. Daha önce evlendirdiği en büyük kızının çocuğu. Yusyuvarlak kahverengi gözleri, geniş, küçük bir burnu ve sütlü çikolata renginde bir teni vardı. Anneannesi ve dedesiyle yaşıyordu. Köy halkı, Recani’yi en çok seven kişinin dedesi Bay M olduğunu söylüyordu. Recani’ye teyzesi Radha’nın da gelin gideceği saygın bir aileden bir damat ayarlamış olması bunu açıkça gösteriyordu. Böylece Recani, gauna’sından, yani gelinin bedenen kendi ailesinden kocasının ailesine geçmesinin kutlandığı Hint töreninden sonra kendini yalnız hissetmeyecekti.

Hintli kızlar çocuk yaşta evlendirilirlerse, gauna töreninin ergenlikten sonra yapılması gerekirdi; yani Recani birkaç yıl daha anneannesi ve dedesiyle yaşayacaktı. Köy halkına göre Bay M bu zaman zarfında çocuğu korumak adına herkesin önünde evli olduğunu belirterek iyi yapmıştı.

Üzerinde tişörtü, elinde birilerinin ona verdiği pembe plastik güneş gözlüğüyle yalın ayak ortalıkta dolanan küçük kızın, o akşamki törende evlendirilecek gelinlerden biri olduğu netleştiğinde, 5 yaşındaki Recani’ye çaresizce bakakaldık. Bizi köye kadar getiren adam Bay M’nin kuzeniydi ve bize sadece ergenlik çağındaki iki kız kardeş için bir düğün planlandığını söylemişti. Hindistan’da kızlar yasal olarak 18 yaşından önce evlenemediği için, bunu söylemesi bile riskliydi.

Ama yasadışı evliliklere göz yumulması için kullanılan, komşuların topluca olayı gizlemesi, aile namusunu ileri sürmek gibi bazı yöntemler, sözlenmiş kızlar hiç değilse ergenlik çağında olduklarında daha kolay uygulanabiliyor. Daha küçük kızlarsa genelde sessiz sedasız ekleniyorlar düğün planlarına. Adları davetiyelere yazılmıyor. Kendi düğünlerinin adı anılmayan ikinci veya üçüncü gelini oluyorlar.

Nikâh töreni başlamadan Recani uyuyakalmıştı. Dayılarından biri onu usulca yatağından kaldırdı, kucaklayıp omzuna yatırdı. Sonra da ayışığı altında, Hindu rahibin, kutsal ateşten yükselen dumanların, plastik sandalyelerde oturan misafirlerin ve başında altın renkli sarığıyla on yaşında bir çocuk olan müstakbel damadın olduğu yere doğru götürdü.

Bu kültüre yabancı biri, içinde uyanan dayanılmaz istekle kendini çocuk gelinleri kurtarma senaryolarına kaptırabilir: Kızı kap, yakınındaki erişkinleri bir yumrukla yere ser ve kaç. Ne yaparsan yap, ama bunu durdur! Çalışma masamın üstündeki duvara, Recani’nin düğün gecesinde çekilmiş bir fotoğrafını yapıştırdım. Nikâh töreninden altı saat önce, akşamüstü saatlerinde çekilmiş. Recani’nin fotoğraf makinesine bakan tasasız gözleri koskocaman açılmış. Yüzünde hafiften bir tebessüm belirmek üzere.

Devamını National Geographic Türkiye Haziran 2011 sayısında okuyabilirsiniz.

Popüler Makaleler

Perseid Göktaşı Yağmurunu Kaçırmayın!

Yılda bir gerçekleşen gökyüzü şöleninde, dev gezegen Jüpiter’in çekimi sayesinde saatte 200 göktaşı oluşabilecek. Dünyanın dört bir yanındaki gökyüzü severler, bu yıl 11–13 Ağustos tarihleri...

Slovenya’da Tekboynuz Bulundu

Slovenya’da vurulan tek boynuzlu bir karaca, efsanevi yaratık “tekboynuz”a tıpatıp benziyor. Peri masallarından fırlamış gibi görünse de tıpkı mitolojik yaratık “tekboynuz”...

Mart 2019

Renkli Başkaldırı Ağaçzıpzıpları Borneo'nun Dev Yeraltı Dünyası Çıkış Yok Kim...