Flamingo Bob

BENZER MAKALELER

Bir otelin camına çarpıp yaralandı.Doğaya geri dönemedi ama doğa korumacılıkta değerli bir sembol hâline geldi. Bu, onun hikâyesi.

Yazı: Christine Dell’Amore
Fotoğraflar: Jasper Doest

Bob, havyardan oluşan kahvaltılarının, kendisine özel tuzlusu havuzunun ve iki haftada bir sahilde gerçekleşen ayak masajlarının tadını çıkarıyor. Fazla cazip bir yaşam gibi mi göründü gözünüze? Ama bunu fazlasıyla hak ediyor Bob; zamanının büyük çoğunluğunu dünyaya gözlerini açtığı yerde, Curaçao adasında, okul çağındaki çocuklarla etkileşime geçip, bir çevre koruma elçisi olarak hizmet vermekle geçiriyor.

Gördüğünüz üzere Bob bir flamingo.

2016 yılında, bir otel penceresine çarpıp beyin sarsıntısı geçirdiğinde, veteriner Odette Doest kurtarmış onu. Kâr amacı gütmeyen Fundashon Dier en Onderwijs Cariben (Karayipler Hayvan ve Eğitim Derneği) adlı yaban hayatı sığınağının sahibi Doest. Bob’ın tedavisini de orada gerçekleştirmiş ve tedavi sürecinde onun daha önce evcilleştirilmiş olduğunu keşfetmiş. İnsanların yanındayken oldukça rahat davranan Bob, kafeste tutulan kuşlarda çok yaygın görülen –doğada yiyecek bulmasını zorlaştırmış olabilecek– kronik bir ayak rahatsızlığından da (pododermatit) muzdaripmiş.

Dolayısıyla Doest onu eğitim amacıyla sığınakta tutmaya karar vermiş. Ve Bob, sayıları 90’ı bulan diğer hayvanlarla birlikte Doest’ın arazisinde yaşamaya başlamış. Tropik bir doğan türü olan bir kuzey karakarası, bir eşek, bir kedi ve köpek sürüsü ve öldükleri güne dek sürekli oradan kaçmaya çalışan iki yaramaz pelikanla aynı ortamı paylaşmış.

2016 yılında, Curaçao’nun başkenti Willemstad’da bulunan CBA Televizyonu stüdyolarına asılmış Noel süsleri, konuk olarak sabah programına katılmadan önce etrafta oynayıp zıplayan Bob için güzel bir arka plan oluşturmuş. Bob, bu ve benzeri görüntülerle insanların karşısına çıkarken, yaban hayatının korunması bilincinin gelişmesine de yardımcı oluyor.

Doest, derneğinin çeşitli okullara yaptığı haftalık ziyaretlere onu da beraberinde götürmeye başlayınca da birdenbire ünlü bir flamingo oluvermiş. Ardından medya ona yer vermeye başlamış. O zamanlar henüz bir adı yokmuş. Ve Doest bir radyoya verdiği röportajda “Bob,” deyiverince adı da öylece şekillenmiş. 

“Bob çok revaçta –herkes onu istiyor,” diyor Doest. Bunun nedeni, çoğu kişinin böyle zarif, rengârenk ve üstüne üstlük bu kadar dost canlısı bir kuşu daha önce hiç yakından görmemiş olması. “Bob kanatlarını çırpmaya başladığında,” diyor, “çocuklar da kendi kollarını çırpmaya başlıyor, hatta yetişkinler de onlara katılıyor. Güzelliği karşısında büyüleniyorlar.”

Ancak, yine de, #Bobselfie’si çekmeye kalkışmayın lütfen. Doest, kesin bir şekilde, “Bob’ın olayı bu değil,” diyor. “Bob’ı insanların günlük alışkanlıklarındaki en küçük değişikliklerin dahi doğa üzerinde ne denli büyük etkileri olabileceği konusunda düşünmeleri için tutuyorum.”

Tek kullanımlık plastik şişeler yerine tekrar kullanılabilen su şişelerine geçmek. Ya da bir doğum günü partisinde balon seçeneğinin üzerini silmek. Veya sahildeki çöpleri toplamak… Çocuklar Bob karşısında büyülendikleri için Doest’ın her dediğini bir kural olarak kabul ediyor.

Flamingo Bob’ın maceralarını üç yıldır belgeleyen Hollandalı fotoğrafçı (Odette’in kuzeni) Jasper Doest, “Onu daha kapsamlı bir hikâyeyi anlatabilmek için kullanıyor,” diyor. “Bob, Odette’siz yalnızca bir flamingo olurdu ve Bob olmasaydı, Odette eğitim çalışmalarını yürütebilmek için yeterince dikkat çekecek simgesel bir hayvana sahip olmazdı.”

Jasper, ilk olarak Bob’ın sabahın köründe Odette’in evindeki yatak odasına girmesiyle onu fotoğraflama fikrine kapılmış. “Etrafta bir kral gibi geziniyor,” diyor Jasper. “Birçok iç karartıcı haber görüyoruz. Bob olumlu bir şeyler göstermek için büyük bir fırsattı.”

Bob evdeyken farklı bir eğitim rolü daha üstleniyor: Tedavi gören diğer flamingoları kanatlarının altına alıp onlara, örneğin, bir kovadan nasıl yemek yeneceğini gösteriyor. Odette, onun varlığının yeni gelen flamingoların sakin kalmalarına yardımcı olduğunu söylüyor. Bob, Odette’in evinde, yine kurtarılmış ve daimi konuk diğer iki flamingo ile (George ve Thomas) paylaştığı “kuş odası”nda yaşıyor.

Odette’in kurtarılmış kuşlarından birçoğu misinalara takılmış. Konuşmalarında plastik kirliliği, mercan resiflerinin bozulması ve gelişen turizm nedeniyle mangrov ormanlarının kaybı ile birlikte vurguladığı üzere, misinalar da ciddi çevresel tehditler arasında. Curaçao’nun resmi dili Papiamento’yu konuşabilen bir yerli olarak Odette çocuklarla başkalarının belki de yapamayacağı bir düzeyde iletişim kurabiliyor.

Herhangi bir eğitim programının etkisini ölçmek zor olabilir, ama Odette öğrencilerinin dersleri kafalarına yazdıkları ve konuşulanları, sonrasında da hatırlamaya devam ettiklerini söylüyor. Kısa bir süre önce, yine bir misina nedeniyle bir dişi flamingo öldüğünde, Odette misinayı ziyaret ettiği okullardan birine götürüp öğrencilere göstermiş. “O da Bob kadar güzeldi; onun kadar büyük, güçlü ve sağlıklıydı. Ama birileri olta ipini dışarıda bıraktığı için öldü,” demiş öğrencilere. Okuldaki öğretmenler, haftalar sonra çocukların bu konuyu hâlâ konuştuğunu söylemiş Odette’e.

Odette, çocukları adanın sahip olduğu yaban hayatıyla gurur duymaya yönlendiriyor ve aralarında, Curaçao’daki sayıları 400–600’ü bulan ve genellikle adanın tuz düzlüklerinde perdeli ayaklarını kullanarak onlara karakteristik pembe renklerini veren deniz kabukluları ve algleri yüzeye çıkararak yiyecek ararken görülen geçici bir Karayip flamingosu popülasyonu da var.

Doest havuzda, kurtardığı bazı hayvanların yanında uzanmış. Kurtarma merkezini işletmenin ve veterinerlik yapmanın yanı sıra Doest bir anne, Carmabi adlı yerel çevre koruma grubunun heyet başkanı ve hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklar (zoonoz) üzerine doktora eğitimi alıyor. İyimser bir kişiliğe sahip Doest; çocuklara doğum günlerinde balon kullanmamak gibi küçücük önlemlerin dahi hayvanlara zarar veren atıkların ortadan kaldırılabilmesi konusunda büyük önem taşıdığını anlatıyor.

Karayip flamingoları 1800’lerin sonlarında –et ve tüyleri için– neredeyse soyları tükenene dek avlandı ve nüfusları tek bir Bahama adasında yaklaşık 10 bin bireye kadar indi. Ancak o dönemden bu yana Karayipler, Venezuela ve ABD’nin güney bölgelerinde yeniden toparlanmış durumdalar. Audubon Florida’da araştırma yöneticisi olan flamingo uzmanı Jerry Lorenz’e göre günümüzde tek bir bölgede yuvalanan 50 bini aşkın çift var.

Lorenz, Karayip flamingolarının genellikle insanlara yakın davrandığını ve bu nedenle de doğaya döndürülemeyecek durumdaki kuşların, yaban hayatı koruma çabaları için “harika” birer elçi olduğunu söylüyor.

Odette, Bob’ın 15 yaşında olduğunu tahmin ediyor. Flamingoların doğada 50 yıla kadar yaşayabildiğine dair kayıtlar var. “Esaret altında daha uzun yaşamaları olası,” diyor Lorenz.  Dolayısıyla Jasper, bu tuhaf Karayipli ikiliyi fotoğraflamak için önünde daha uzun yıllar olduğuna inanıyor.

“Kafamda Odette’in, sallanan sandalyede oturan yaşlı bir kadın olduğu görüntüleri var,” diyor gülerek. “Etrafı flamingolarla çevrili hâlde.

Önceki İçerikSon Köle Gemisi
Sonraki İçerikYalnız Ağaç

Popüler Makaleler

Bıçak Sırtı Yaşam

Rusya’nın en kuzeyinde, Kuzey Kutbu topraklarında yaşayan yerli rengeyiği çobanları Nenetsler, her yıl yaptıkları uzun göç sırasında modern dünyanın getirdiği iki engelle karşı karşıya:...

Rakamlarla İskoçya’nın Bağımsızlık Oylaması

18 Eylül'de bağımsızlık oylamasına giden İskoçya'yı tarihi bir karar bekliyor: Tamam mı, devam mı? Sonucu tahmin etmesi zor bir seçimle İskoçya çok yakında...

Sorunlu Sular

Ender görülen bir harita, dünyanın okyanusları üzerindeki baskıyı gözler önüne seriyor. Aşağıda görülen harita, denizlerin röntgeni. Üzerindeki renkler ise insan faaliyetlerinin etkisinin en...