Beluga dost canlısıydı. İyi eğitilmişti. Üzerinde bir koşum takımı vardı. Peki ya nereden gelmişti?

Yazı ve Fotoğraf: Audun Rikardsen

Joar Hesten adında tanıdığım bir balıkçı Nisan 2019’da beni aradı. Norveç’in kuzey ucunun yakınlarında, teknesinin etrafında bir beluga yüzüyordu. Gövdesi bir koşum takımına sıkışmış gibiydi ve Hesten ne yapacağını bilememişti. Belugalar genellikle buz ve buzulların olduğu bölgelerde sürüler hâlinde yaşar. Norveç kıyılarında yalnız bir beluga görmek ender bir durum. Bir deniz biyoloğu olarak koşum takımının derhal çıkarılması gerektiğini biliyordum. Bu karşılaşmanın ne kadar kafa karıştırıcı hâle geleceği hakkında ise hiçbir fikrim yoktu. 

Norveç Su Ürünleri Müdürlüğü Deniz Gözlem Hizmetleri’yle iletişime geçtik. Denetmen Jørgen Ree Wiig ile ekibi bir zaman belirleyip balıkçı teknesiyle buluştuğunda, üç buçuk metre uzunluğundaki erkek beluga etkileşime girme konusunda hevesliydi. Eğitilmiş olduğu apaçık ortadaydı.

Hesten koşum takımını çıkarmak üzere suya girdiğinde durum daha da gizemli bir hâl aldı. Takımın kayışında bir kamera tutucu ve üzerinde “St. Petersburg Ekipman” yazan klipsler vardı. Bu, biliminsanlarının balina takibi için kullanacağı bir düzeneğe hiç benzemiyordu.

Kurtarma ekibi ile birlikte, balinanın Rus ordusu tarafından eğitilmiş olup olamayacağını düşünmeye başladık. Medya, bu tahminlerimizden yola çıkarak ona “Rus casus balinası” diye seslenirken, bir basın kuruluşu Hvaldimir adını uygun gördü –Norveççe’de “balina” anlamına gelen hval ve Rusya Başkanı Vladimir Putin’in ilk adının birleştirilmesiyle oluşturulan bir kelime oyunuydu bu. 

Keşfedildikten bir hafta sonra Hvaldimir bir yelkenlinin peşine takılarak, ilk görüldüğü yerden yaklaşık 40 kilometre uzaktaki Hammerfest limanının yolunu tuttu. Mayıs başında limanda buluştuk ve bu fotoğrafı da orada çektim. Hammerfest’e Hvaldimir’in fiziksel durumunu değerlendirmek üzere gitmiştim. Zayıftı: Kendi başına yemek yemiyordu ve yabanda hayatta kalması pek olası değildi. Yetkililer onu beslemeye karar verdi; öğünler günlük turistik gösterilere dönüştü.

Hvaldimir’i beslemek için şnorkelle suya girdiğimde beni en çok etkileyen sıcakkanlılığı oldu –ve de yalnızlığı. Birlikte yüzdüğümüz sırada paletlerimden birini çekip çıkarınca palet denizin derinliklerine gömüldü. Sualtında ona bağırdığımda ise paleti almak için dalışa geçti. Birkaç dakika içinde geri dönüp, burnunun üzerinde dengelediği paleti bana takdim etti. 

Böylesi bir balinayı eğitmek masraflı ve zaman gerektiren bir uğraş olmasına rağmen, kimse ona sahip çıkmadı. Norveç Polis Güvenlik Hizmetleri davaya dahil oldu ve bir Alman gazeteci koşum takımındaki logonun izini St. Petersburg’daki bir ekipman tedarikçisine kadar sürdü. Güvenilir bir kaynak bana Hvaldimir’in gerçekten de Murmansk’taki bir Rus Donanma programından kaçtığını söyledi, ancak beluganın hangi amaçla eğitildiği konusuna değinmedi.

Hvaldimir temmuz ayında, geldiğinden çok daha iyi bir durumda Hammerfest’ten ayrıldı. O tarihten bu yana Norveç’in kuzey kıyıları boyunca dolaştı. Belli ki kendi kendine besleniyordu. Kutup gecesi dönemi boyunca fiyortlarda, balina gözlemcileri ve balıkçı gemilerinin yakınlarında yüzdü. Söz konusu sularda, onun için potansiyel yırtıcılar olabilecek yüzlerce katil balina kol geziyor.

Hvaldimir hakkında ne yapılması gerektiğine dair fikir sahibi olan birçok insan var. Ancak görünüşe göre, Hvaldimir kendi başına gayet iyi idare edebiliyor. 

Norveç Arktik Üniversitesi’nde tatlısu ve deniz biyolojisi profesörü Audun Rikardsen aynı zamanda doğa fotoğrafçılığı da yapıyor. Bir önceki yazısı kamerasını kaptırdığı kutup ayısını konu alıyordu.