<span>Bu kavramsal illüstrasyon ülkenin bir ucundan diğerine yolcu taşıyacak Hyperloop’un görünüşünün nasıl olabileceğini ortaya koyuyor.</span><br /><br /><b>HTT/JumpStartFund/Omegabyte 3D</b>
Bu kavramsal illüstrasyon ülkenin bir ucundan diğerine yolcu taşıyacak Hyperloop’un görünüşünün nasıl olabileceğini ortaya koyuyor.

HTT/JumpStartFund/Omegabyte 3D

Elon Musk’un Hyperloop fikrinden yola çıkan şirketler ve öğrenciler, yolcuların şehirler arasında dev tüplerde fırlatılarak taşındığı bir yöntemi test ediyor. […]

Ultra hızlı tüplü seyahatin geleceği, bir grup yüksek lisans öğrencisinin bilgisayarların başında toplandığı MIT’deki Edgerton Merkezi’nin üçüncü katındaki odada şekilleniyor olabilir.

Yolcuları saatte bin kilometreyi aşkın bir hızla taşıyacak olan havada asılı kapsülü tasarlamak için hesaplar ve simülasyonlar yapmışlar. Başmühendis Chris Merian, çığır açıcı bir küresel yarışmanın ilk aşamasında birincilik alan konseptlerinin modelini tutuyor elinde.

MIT öğrencileri şimdi bu modeli inşa etmek zorunda. Önümüzdeki ay başında çalışmalara başlamayı planlıyorlar. Elon Musk’ın SpaceX adlı roket şirketi tarafından düzenlenen Hyperloop Kapsül Yarışması’nın bu yaz yapılacak büyük finalinde, içine mıknatıs döşenmiş bobslede benzeyen prototiplerini deneyecekler.

İyi haber şu ki testte insan kullanılmayacak.

Mars’ta koloni kurmanın mümkün olduğuna inanan ve PayPal, Tesla ve SpaceX’in kurucu ortaklarından Musk bir vizyoner. Olanaksız gibi duran “beşinci taşımacılık yöntemi” fikri, ortaya attığı iki buçuk yılda büyük gelişme gösterdi. Hedefi: Los Angeles’ten San Francisco’ya yarım saatte yolculuk yapmak.

29-30 Ocak’ta, Teksas A&M Üniveristesi’nde yapılan tasarım günleri yarışması sırasında konuşan Musk, “Gerçek olacağını düşünmeye başladım…Halkın ve dünyanın yeni bir şey istediği açık,” diyerek, öğrencilere şöyle seslendi: “Yaptığınız iş insanların aklını başından alacak.”

“Gerçekten inşa ediyoruz,” diyor Rob Lloyd. CEO’su olduğu Hyperloop Technologies, Inc., kendi tüplü taşımacılık biçimlerini ticarileştirme yoluna giden en az iki şirketten biri. Bu yılın sonuna kadar, Las Vegas yakınlarındaki şirkete ait 3 kilometrelik test hattında tam ölçekli bir deneme yapmayı planlıyor. Ve bunu uçakla ilk uçuşun yapıldığı Kittyhawk’a gönderme yaparak, “bizim Kittyhawk anımız,” diye adlandırıyor.

İlk başta yönteme şüpheyle yaklaştığını söyleyen MIT Hyperloop Team proje menajeri John Mayo, “Uygulanabilir bir sistem,” diye konuşuyor. Yük ya da yolcu taşımaya yönelik bir tür hyperloop’un bir gün bir yerde inşa edileceğine inanıyor. Mühendislerin fikri gerçekleştirme yolunu bulacağını söylüyor. Asıl zorluğun, yeterince ucuza inşa edilip edilemeyeceği ve hükümet onayı alıp alamayacağı olduğunu ekliyor.


Bu çizim Hyperloop kapsülünün olası biçimini gösteriyor. [Çizim: HTT/JumpStartFund/Omegabyte 3D]

Neden Hyperloop?

“Los Angeles trafiğinde sıkışmıştım. Bir konuşmaya yarım saat geç kalmıştım ve bir yerden bir yere gitmek için daha iyi bir yol olması gerektiği aklıma gelmişti,” diyor sürpriz yaparak Hyperloop tasarım günlerine katılan Musk. Etkinlikten #whereisElon (Elon nerede?) etiketiyle tweet atan öğrenciler 44 yaşındaki girişimciyi bir rock yıldızı gibi karşılamışlardı.

Üzerine siyah deri bir ceket giymiş delikanlı görünüşlü milyarder, bu fikirden o konuşmasında öylesine bahsettiğini ve sonra da detayları açıklamak zorunda kaldığını söylüyor. 2013 yılının Ağustos ayında 58 sayfalık bir raporu SpaceX’in web sitesinde yayımlamıştı. Ama fikrin yaygınlaşmasını beklemiyordu.

Ama yaygınlaşmıştı. Öneri çok iddialıydı: yolcu kapsüllerini, yerden yükseğe yerleştirilmiş tüplerde bir hava yastığı içinde ses hızında, yani saatte 1216 kilometre hızla hareket ettiren güneş enerjisiyle çalışan bir sistem. Hyperloop’u “Concorde, raylı top ve hokey masası karışımı” olarak tanımlayan Musk, uçak, tren, gemi ve arabadan sonra “beşinci tip” bir taşımacılık çeşidi olabileceğini açıklıyor.

Musk, Kaliforniya için planlanan saatte 352 kilometre hızla ilerleyerek Los Angeles’ten San Francisco’ya iki buçuk saatte ulaşacak olan hızlı trenin çok yavaş bulduğunu söylüyor. Kendisinin önerdiği alternatif yöntemle, 640 kilometrelik bu yolculuk yarım saatte yapılabilirdi. Maliyetinin 6 milyar ila 10 milyar dolar arasında olacağını tahmin ediyordu ki bu da hızlı tren için saptanan 60 milyar doları aşkın maliyetin yanında çok düşük kalıyordu.

“Bir şehirde yaşayıp diğerinde çalışabilirsiniz…İnsanlara daha fazla özgürlük veriyor,” diyor Musk.

Aynı fikirde olan başkaları da var. Bu yüzden bir yıl içinde Musk’ın vizyonunu gerçekleştirmek üzere en az iki şirket ortaya çıktı.

“Şehir tanımı değişiyor,” diyor Hyperloop Technologies’in başında bulunan eski Cisco yöneticisi Lloyd ve ses hızında tüplü yolculuğun ulaşım süresini çok azaltacağını ekliyor. Kaliforniyalı şirket, eski SpaceX mühendisi Brogan BamBrogan, Başkan Barack Obama’nın 2012 yılındaki ikinci seçim kampanyası menajeri Jim Messina, PayPal’da Musk ile birlikte çalışan David Sacks ve Musk’u Hyperloop fikrini halka açmaya teşvik eden araç paylaşım şirketi Uber’in yatırımcısı Shervin Pishevar gibi ünlü yetenekleri içinde barındırıyor.

“Açık şekilde önde gidiyoruz,” diyor Lloyd tüplü taşımacılığı ticarileştirme yarışı konusunda. Nevada’daki Apex Endüstri Parkı’nda açık hava itki motorunu geliştiren şirket, bu baharda hattı inşa etmeye ve sistemi test etmeye başlayacak.

“Bizi burada ziyarete gelenler, ‘Aman tanrım, gerçek oluyor’ diyor,” şeklinde konuşuyor Lloyd. Şirket, tam ölçekli bir tanıtımın ardından yıl sonuna kadar izleyeceği üç projeyi seçerek 2017 ya da 2018’de yapımına başlamayı planlıyor.

“Dünyanın her tarafından ilgi var,” diyen Lloyd, Avrupa ve Rusya’da yük ve yolcu taşıma amaçlı tüplü sistem tartışmalarından bahsediyor. Özellikle limanlarda “tam boyutlu konteynerleri taşımada kısa dönemli potansiyel gördüğünü” söylüyor.

Bir başka girişimci, Dirk Ahlborn, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada Hyperloop Transportation Technologies’in bu yıl Kaliforniya’da, Interstate-5’in kenarındaki Quay Valley kasabası yakınlarında 8 kilometrelik bir hat inşa etmeye başlayacağını bildirmişti. HTT, üniversitelerde ve Boeing ve SpaceX gibi şirketlerde çalışan ve gelecekte kazanç elde etme karşılığında projeye katkı veren uzmanlardan oluşuyor.

Bu versiyonda, aerodinamik alüminyum kapsülleri basınçlı tüpler içinde itmek için mıknatıs ve vantilatörler kullanılıyor. Çelik tüplerin üzerinde güneş panelleri var. Geceleri ya da bulutlu havalarda kullanılmak üzere enerji depolayan bataryalar da kullanılıyor.

Ahlborn, Hyperloop’un demiryolundan daha ucuz olduğunu söylüyor. Çünkü var olan otobanlara paralel pilonlar kullanmak demiryolu ihtiyacını ortadan kaldırıyor ve arazi istimlaki maliyetlerini azaltıyor. Sistemin hava koşulları ya da doğal felaketlerden etkilenmeden işleyeceğini söylüyor.

Elbette Hyperloop’un meziyetlerini sorgulayan oldukça fazla şüpheci de var: Pilonlar depreme dayanır mı? Güneş panelleri yeterli enerji üretir mi? Kapsül birden harekete geçtiğinde, döndüğünde, tırmandığında ya da yavaşladığında yolcuların midesi bulanır mı?


İllüstrasyon, girişimci Elon Musk’ın San Francisco ile Los Angeles arasını yarım saatte alabileceğini söylediği Hyperloop taşımacılık konseptini gösteriyor. [Fotoğraf: Tesla Motors, AP]

SpaceX Yarışması

Herhangi bir şirkete destek vermediğini ve kendi Hyperloop sistemini kurmadığını açıklayan Musk, fikri geliştirmek istediğini belirtiyor. Bu nedenle SpaceX, geçtiğimiz yaz bu yarışmayı başlatarak, Kaliforniya, Hawthorne’daki merkez binası yakınlarında 1,5 kilometrelik bir test hattı inşa etme sözü verdi.

Yarışmaya dünyanın farklı yerlerinden öğrenciler katılıyor. Bir hafta sonu yapılan tasarım günlerine katılan bini aşkın öğrenci, ABD’nin 27 eyaletinden ve Hindistan, Çin, Güney Afrika ve Almanya da dahil dünyanın 20 ülkesinden 120’yi geçkin ekibi temsil ediyordu.

“Bu yarışmanın en iyi taraflarından biri herkese faydalı olması, çünkü herkes geleceğin hayalini kurmaya katkıda bulunuyor,” diyor ABD Ulaştırma Bakanı Anthony Foxx yaptığı açılış konuşmasında ve hükümetin buluşları desteklemesi gerektiğini ekliyor.

Ekipler kapsülleri havada tutmak için farklı yollara başvuruyor. Bazıları havalı hokey masasında pulların kaymasını sağlayan havalı yataklar kullanıyor, bazıları da Geleceğe Dönüş’ten esinlenen Hendo Hoverboard’ı yerden yukarı kaldıran mıknatıslar. Musk ilk seçeneğe yakın dururken HTT –ve MIT– ikinci yöntemi tercih ediyor.

“Buzdolabı mıknatısı gibi. Sonsuza kadar yerinde duruyor,” diyor MIT’ten Mayo. Ekibinin yaptığı kapsülünün altındaki mıknatısların, alüminyum hatta doğru aşağı dönük durduğunu söylüyor.

“Ne kadar hızlı giderse o kadar iyi çalışıyor,” diyerek kapsülün yüksek hızlarda daha az sürtünmeye maruz kaldığını belirtiyor. Havaya kalkmak için kapsülün saatte en az 35 kilometre hıza gereksinimi olduğunu ve SpaceX’in 1,5 kilometrelik yolunda saatte 385 kilometreye ulaşmayı hedeflediğini söylüyor. Yolun kısalığı göz önüne alınarak, kapsül “arıza emniyetli” hidrolik bir fren sistemiyle donatılmış.

Mayo, MIT ekibinin kazanmasına biraz şaşırdığını söylüyor çünkü neredeyse tamamen mühendislik üzerinde yoğunlaşarak görünüşe önem vermemişler. Sanal tasarımında oturacak yerler bile yokmuş ama asıl kapsülde olacak.

SpaceX’in tasarım günlerinde sıralamanın en tepesinde yer alan diğer ekipler sırasıyla Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi, Wisconsin Üniversitesi, Virginia Tech ve Kaliforniya Üniversitesi, Irvine var. Bu yaz yapılacak olan ve tarihi SpaceX tarafından henüz belirlenmeyen test hattı final yarışmasına bunların dışında 25 ekip daha katılacak.

“Burada elde edilen bilgi açık kaynaklı olacak,” diye açıklanıyor SpaceX web sitesinde. Musk, öğrencilere yaptığı konuşmada gelecekte daha fazla Hyperloop yarışması beklediğini söyledi.

MIT öğrencileri de diğer ekipler gibi para bulmaya çalışıyor, kapsülü inşa etmek ve test alanına taşımak için para dışında yardımlar da arıyor. Proje için 100 bin dolar gereksinimleri var.

Ekiptekilerin çoğu yüksek lisans öğrencisi olduğu için, birçoğu daha önce elektrikli araçlar geliştiren başka MIT ekiplerinde yarışmış ve kampüsün Edgerton Merkezi’nde çalışmış. Mayıs ayında mekanik mühendisliği master’ını bitirecek olan Merian, SpaceX’in öğrencileri diğer yarışmalardan daha fazla zorladığını söylüyor.

“Hiçbirimiz bu tür bir çalışma yapmayı beklemiyorduk,” diyor, baharda mezun olduktan sonra NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı’nda çalışmayı planlayan Mayo. “Geleceğin taşımacılığını öğrenme ve belki de değiştirme şansı büyük bir fırsat.”