Yabanı Evcilleştirmek

BENZER MAKALELER

Yalnızca bir avuç yabani hayvan türü insanlarla birarada yaşayabilecek şekilde yetiştirilebildi. Bilim insanlarına göre bunun nedeni, bu hayvanların genlerinde gizli.

“Merhaba! Nasılsın bakalım?” diyor Lyudmila Trut, üzerinde “Mavrik” yazan tel kafesin kapısını açmak için eğilirken. Sibirya’nın güneyindeki Novosibirsk kentinin hemen dışında bir çiftlikte, iki uzun sıra halinde dizili, birbirine benzer kafeslerin arasında duruyoruz. 76 yaşındaki biyolog beni değil, kafesin tüylü sakinini selamlıyor. Rusça bilmesem de, köpek sahiplerinin hayvanlarına hitap ederken kullandıkları ses tonundaki şefkati hissediyorum.

Trut’un ilgi odağı Mavrik, bir Shetland çoban köpeği büyüklüğünde; kürkü turuncu renkte ve göğsünde beyaz bir mama önlüğü var. O da üzerine düşen rolü oynuyor: Kuyruk sallıyor, sırt üstü yuvarlanıyor, ilgi görmek için nefes nefese kalıyor. Yan tarafı açık, daracık hangarın her iki tarafında bitişik duran kafeslerdeki köpekgiller de aynı şeyi yapıyor. Onlar havlayıp yaygara koparırken tüyler uçuşuyor, bir heyecan patlaması yaşanıyor. Yaygaranın arasında “Gördüğün gibi,” diyor Trut “Hepsi de insan teması istiyor.” Ama günün talihlisi Mavrik. Trut içeri uzanıp onu alıyor, sonra da bana uzatıyor. Kollarımda yatmış, ağzındaki elimi kibarca kemirirken yavru bir köpek kadar uysal.

Tek farkla: Mavrik bir köpek değil. Mavrik bir tilki. Huş ağaçlarıyla çevrili, paslı metal bir kapıyla kapalı yuvasında gizlenen Mavrik ve birkaç yüz akrabası, dünyanın evcilleştirilmiş tek gümüş tilki nüfusunu oluşturuyor. Gerçekten de çoğu gümüşi renkte veya koyu gri; turuncu kürküyle Mavrik bir istisna. “Evcilleştirilmiş” derken yakalanıp ehlileştirilmiş veya insanlar tarafından yetiştirilip, yiyecekle ara sıra okşanmayı hoş görmeye şartlandırılmış olmayı kastetmiyorum. Evcilleştirilmek üzere yetiştirilmeyi kastediyorum; aynen tekir kediniz ya da Labradorunuz gibi… Nitekim bu tilkiler üzerinde çalışan Cornell Üniversitesi araştırmacılarından Anna Kukekova, “İyi ve kötü insanlar, tanıdıkları ya da tanımadıkları insanlar arasında fark görmeyen Golden retriever’lara benzetiyorum onları” diyor.

Bu tilkiler her insana muhtemel bir dost gözüyle bakıyorlar ve bu davranışları, bugüne dek üreme hakkında yapılan belki de en olağanüstü deneyin sonucu.

Deney yarım yüzyılı aşkın süre önce, Trut henüz yüksek lisans öğrencisiyken başlamış. Yakınlarda bulunan Sitoloji (Hücrebilimi) ve Genetik Enstitüsü araştırmacıları, Dmitry Belyaev adlı bir biyoloğun önderliğinde kürk çiftliklerinden 130 adet tilki toplamışlar. Sonra da 15 bin yıl önce başlayan, kurtlardan köpeklere uzanan evrim sürecini yeniden yaratmak hedefiyle onları çiftleştirmeye başlamışlar.

Belyaev ve meslektaşları her yeni tilki neslinde insan temasına verilen tepkileri test edip, bir sonraki nesli üretmek için en cana yakın olanları seçmişler. 1960’ların ortasına gelindiğinde, deney Belyaev’in hayal edebileceğinden çok daha iyi işliyormuş. Yalnızca insanlardan korkmayan değil, Mavrik gibi insanlarla bağ kurmak için çaba sarf eden tilkiler de üretmeye başlamışlar. Hatta ekibi, deneyi mink ve sıçan olmak üzere iki ayrı türle de tekrarlamış. Utah Üniversitesi’nde köpek genetiği üzerinde çalışan biyolog Gordon Lark, “Belyaev’in gösterdiği en önemli şeylerden biri zaman ölçeğiydi,” diyor. “Bana hayvanın şimdi kafesin önüne gelip sizi koklayacağını söyleseydiniz, bunun beklenen bir davranış olduğunu söylerdim. Ama bu kadar kısa bir sürede insanlara bu derece yakınlık göstermeleri… Çok şaşırtıcı.”

Belyaev mucizevi bir şekilde, binlerce yıllık evcilleşme sürecini birkaç yıla sıkıştırmıştı. Ama amacı sadece dost canlısı tilkiler yaratabileceğini kanıtlamak değildi. Evcilleştirmenin moleküler düzeydeki gizemlerini aydınlatabileceklerini sezmişti. Darwin’in The Variation of Animals and Plants Under Domestication (Evcilleştirilmiş Hayvan ve Bitkilerdeki Çeşitlilik) kitabında belgelediği gibi, evcilleştirilmiş hayvanlar bazı ortak niteliklere sahiptir. Genelde yabani atalarına göre daha küçük, daha düşük kulaklı, daha kıvrık kuyruklu olurlar. Bu nitelikleri hayvanların insanlara sevimli ve çocuksu görünmesini sağlar. Kürkleri bazen alaca olur, yabani atalarınınki ise tek renktir. Evcilleşme fenotipi olarak da adlandırılabilen bu ve benzeri nitelikler, farklı derecelerde, köpek, domuz ve ineklerden, tavuk ve hatta bazı balık türleri gibi memeli olmayan hayvanlara kadar şaşırtıcı çeşitlilikte hayvan türünde görülebiliyor.

Belyaev tilkilerin evcilleştikçe, evcilleşme fenotipinin bazı özelliklerini yansıtmaya başlayabileceklerinden şüpheleniyordu. Bir kez daha haklıydı: Çiftleştirilecek tilkilerin yalnızca insanlarla nasıl geçindiklerine bakarak seçilmeleri, mizaçlarının yanı sıra, dış görünüşlerini de değiştiriyor gibi görünüyordu. Sadece dokuz nesil sonra araştırmacılar, tilki yavrularının daha düşük kulaklı doğmaya başladığını yazdılar. Kürklerinde alaca desenler belirmeye başladı. Bu aşamada, tilkiler yakınlarında bir insan olduğunda ağlamak, kuyruk sallamak gibi yabani tilkilerde asla görülmeyen davranışlara başlamışlardı bile.

Devamını National Geographic Türkiye Mart sayısında bulabilirsiniz

Popüler Makaleler

Yunanistan’da Mali Kriz Yüzünden Yağmacılık Artıyor

Paraya sıkışan kimi Yunanlılar antik kaynaklara başvuruyor: Yunanistan’daki mali kriz, yasadışı kazıların ve yağmacılık yapan insanların sayısında artışa neden oluyor. ATİNA—Yunan polisine göre...

Antarktika’yı Tek Başına Geçecek Olan Adamla Tanışın

Antarktika’yı 80 günde tek başına geçmek için hazırlıklarını sürdüren Hernry Worsley, “İlk birkaç hafta zorlanacağımı biliyorum,” diye konuşuyor. Güney Yarıküre'de yazın başladığı şu...

Kurutulmuş, Tuzlanmış, Bataklığa Atılmış Mumyalar

Dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürler hemen her ortamda ölülerini koruma yolu bulmuş. Polonyalı bilim insanları Eski Mısır mumyaları hakkında dünyanın en araştırmasını...